ARŞİV | KÜNYE | ABONELİK FORMU | İLETİŞİM

Get Adobe Flash player
SAYI : 334 / ISSN 1308-867X
   SAYI 334

Refleks Gazetesi




Marka için iletişim


Medical Park Tarsus Hastanesi Genel Müdürü Ahmet Egin, gerek medya gerekse kurumlarla temas kurmaya önem verdiklerini belirterek, “Kısa sürede marka değerimizi ve bilinirliğimizi artırdık” dedi.

Başar ŞEKER / Refleks
Yatak kapasitesiyle Doğu Akdeniz’in en büyük özel hastanesi olan Medical Park Tarsus Hastanesi, 2011’in başından bu yana faaliyet gösteriyor. Bünyesindeki 44 doktor, diş hekimi, psikolog ve diyetisyenlerle 30 farklı branşta hizmet veren hastaneyi, 2 yıldan fazla süredir Ahmet Egin yönetiyor. Medical Park Hastaneler Grubu’nda 14 yıldır çalışan Egin, Tarsus’ta göreve başladığından bu yana hastanede gözle görülür gelişmelere imza attı. Gerek teknoloji, gerek hekim sayısı ve niteliği, gerekse hasta memnuniyetindeki artış hastanenin her köşesinden kendini hissettiriyor. Medical Park Tarsus Hastanesi’ndeki gelişimin sırrını sorduğumuz Egin, hekimler, ameliyat ve işlem çeşitliliği, teknik düzenlemeler ve ‘insan kaynakları’ kavramına verdikleri önemi anlatırken, ‘iletişim’ konusuna vurgu yapıyor.

HASTA MEMNUNİYETİ ÖNCELİĞİMİZ
- Ahmet Egin’i tanıyabilir miyiz?
Diyarbakır doğumluyum. Manisa’nın Salihli ilçesinde büyüdüm. İlk, orta ve lise öğrenimimi orada yaptıktan sonra Konya’daki Selçuk Üniversitesi’nden mezun oldum. İstanbul, Diyarbakır, Batman ve Samsun’da, ağırlıklı olarak tekstil sektöründe çalıştım. Ardından, 2004’te Medical Park Hastaneler Grubu’na, yani sağlık sektörüne geçtim. Grupta 14’üncü yılımdayım. İlk 5 yıl Batman hastanemizde çalıştım. Ardından 6 yıl Samsun hastanemizde genel müdür yardımcısı olarak görev yaptıktan sonra Trabzon hastanesinin devralınması çalışmalarını yürüttüm. 2 yıldan fazla süredir ise Tarsus hastanemizin genel müdürlüğünü yapıyorum.
- Sizin döneminizde hastanede önemli bir değişim yaşandı. Bunun için neler yaptınız?
Öncelikle kurumsallık adına birçok çalışma yürüttük. Kurumun hastaya, hekime ve çalışana bakışını değiştirdik. Hekim kalitemizi ve sayısını daha üst seviyelere çıkardık. Boş olan yan dal branşlarımıza, özellikle endokrinoloji, gastroenteroloji, nefroloji, tıbbi onkoloji bölümlerine hekim aldık. Yapılan ameliyat ve işlem çeşitliliğini artırdık. Eskiden hastanemizde yapılmayan, örneğin mide küçültme (tüp mide) ameliyatları artık yapılıyor. Diğer yandan hasta memnuniyetini artırmaya çok önem verdik. Önceliklerimiz arasında ilk başlarda yer alan bu konuda çok hassasız. Hasta memnuniyeti için, Medical Park Grubu’ndaki 30 hastane arasında, ilk 3’te olmaya yönelik çalışmalar yürüttük. Tüm bunlarla paralel olarak iletişime çok önem verdik.

‘DOĞRU DİYALOG’ KURUYORUZ
- ‘İletişim’ derken, bunu ne anlamda vurguluyorsunuz?
Öncelikle, hekimlerimiz, hemşirelerimiz, diğer sağlık çalışanlarımız, idarecilerimiz ve tüm personelimize kurumsal anlayışımızı, onlardan beklentimizi doğru ve sağlıklı şekilde aktardık. Onların beklentilerini dinledik. Tüm birimlerde motivasyon ve hizmet kalitesi arttı. Diğer medya kuruluşlarıyla işbirliği yaparak hizmetlerimizi en sağlıklı şekilde aktardık. Yaptığımız dikkat çekici ameliyat ve işlemleri basın aracılığıyla kamuoyuna duyurduk. Ameliyatlar ve halkı bilgilendirmeye yönelik bültenlerimiz düzenli olarak devam ediyor. Kurum içinde de afişler ve dijital sistemlerle, toplumu bilgilendirici çalışmalar yapıyoruz. Görselliğe önem veriyoruz.

İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİ ÖNEMLİ
- Sosyal medyadaki durumunuz nedir?
Çağımızda iletişim için büyük avantajlar sunan sosyal medyaya çok önem veriyoruz. Şu anda Facebook ve Instagram hesaplarımız aktif durumda. Her gün takipçilerimize faydalı paylaşımlarda bulunuyoruz. Etkinliklerimizi, yeniliklerimizi, sosyal çalışmalarımızı duyuruyoruz. Büyük ilgi görüyor. Takipçi sayılarımız sürekli artıyor. Medical Park Grubu’nda 30 hastane içinde ve bölgemizdeki diğer özel hastaneler arasında bu konuda en üst sıralardayız. Genel olarak iletişimde teknolojiyi iyi kullanıyoruz.

TOPLUMU KURUMLARLA DİNLİYORUZ
- Kurumlarla iletişiminiz nasıl?
‘Konvansiyonel medya’ dediğimiz kitle iletişim araçları ve sosyal medya üzerinden diyalog kurmanın dışında, doğrudan doğruya ziyaretlere önem veriyoruz. Örneğin, ben mesaimin önemli bir bölümünü kurum ziyaretlerine ya da kurumlardan gelen ziyaretçilere ayırırım. Birçok yönetici arkadaşım aynı şekilde çalışır. Böylece kamu kurumlarının, çeşitli sivil toplum kuruluşlarının, şirketlerin bizden ne beklediğini öğreniriz. O anda beklentiyi karşılayamasak bile bunu en kısa zamanda sağlamak için hemen çalışma başlatırız. Bu hem bizim için hem de bölge insanı için çok yararlı oluyor. Geçmişte eksiklik yaşanmış birçok konuda şimdi Medical Park Tarsus Hastanesi çok iyi noktalara geldiyse, bunda kurumlarla iletişimin çok büyük etkisi var.

MARKAYA BAKIŞ DEĞİŞTİ
- Tüm bu yaptıklarınız ne gibi bir değişime yol açtı? Örneğin sizi tercih eden hasta sayısı arttı mı?
Biz zaten hasta sayımızı belli bir seviyenin üzerine çıkarmak istemiyoruz. Önceliğimiz nitelikli ameliyat ve işlemleri yapmak, hastaya daha kaliteli hizmet vermek. Ancak diğer açılardan bakarsak, hasta memnuniyetimiz çok üst seviyelere çıktı. Bu da bize gurur veriyor. Bölgede marka bilinirliğimiz kat kat arttı. Bölgedeki hekimlerin ‘Medical Park’ markasına bakışında da değişim oldu. Birçok hekim artık grubumuz bünyesinde çalışmak istiyor.

KÜÇÜK HASTANELERİN İŞİ DAHA ZOR
- Genel olarak ülkemizde özel sağlık kuruluşlarının durumunu nasıl özetlersiniz?
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), hastanelere 2006 yılının fiyatlarıyla işlem ödemesi yapıyor. Hastadan belli oranda fark ücreti almamıza izin verilse de bu konuda ciddi anlamda kısıtlamalar var. Bu kısıtlamalar da bizim hem kârlılığımızı hem verimliliğimizi ciddi anlamda etkiliyor. Ayakta kalmamızı zorlaştırıyor. Döviz kurlarının tek başına artması bile, kullandığımız malzemelerin çok büyük bölümünün ithal edilmesi nedeniyle özel hastaneleri çok zorluyor. Bunun yanına elektrik fiyatları, kiralar ve asgari ücret gibi kalemlerdeki artışları da ekleyince, durum iyice ağırlaşıyor. Böyle giderse küçük özel hastanelerin hiçbir şekilde ayakta kalma şansı olmayacak. Çünkü ‘genel gider’ adı altında yaptığınız harcamalar sürekli artarken, SGK’den ve hastadan aldığınız pay sabit kalıyor. Dolayısıyla büyüme şansınız yok.

BÜYÜK MARKALAR YATIRIM YAPMALI
- Bölge açısından bakarsanız tablo nasıl?
Son 10-15 yılda sağlıkta ciddi atılımlar yapılmasına rağmen, bölgenin hâlâ önemli ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. Özellikle kurumsal markaların bu bölgede yeterince yer almaması önemli bir eksiklik. Ulusal ya da uluslararası markaların bölgeye yeni yatırımlar yapmasıyla özel sağlık sektörü gelişecektir. Diğer yandan özel kurumlarla devlet hastaneleri ve üniversite hastaneleri daha iyi işbirliği yapmalı. Bir başka konu ise sağlık turizmi… Bölgemiz her yönüyle sağlık turizmine çok uygun. Sağlık turizmine bölgedeki tüm sağlık kurumları önem vermeli, organize olmalı.

‘TAMAMLAYICI’ SİGORTA ÖNE ÇIKIYOR
- Bölgedeki şirketler, çalışanlarının sağlığı için sizlerle işbirliği yapıyor mu?
Eskiden şirketler çalışanlarına değer verme adına özel sağlık sigortası yapardı. Ama son 2 yılda trend değişti. Çalışanlarını, tamamlayıcı sağlık sigortasına yönlendiriyorlar genellikle. Bir kısmını kendileri ödüyor, bir kısmını çalışana ödetiyorlar. Bu daha ön planda son yıllarda… Özel sağlık sigortası yapan kurumlar da var. Bunları da takdir etmek lazım… Çünkü fedakârlık yaparak bunu sağlıyorlar. İnsanlar kaliteli hizmet almak istiyorlar. Biz de bunun için özel sağlık sigortaları ve tamamlayıcı sağlık sigortalarıyla işbirliği yapıyoruz.

SAĞLIĞIN 250 SEKTÖRLE İLİŞKİSİ VAR
- Sağlık sektörü ve diğer sektörler arasındaki temel farklar nedir?
Öncelikle doğrudan doğruya ana konunuz insan ve onun bedeninin sağlığı. Bu, hiç hataya izin vermeyen bir durum… Ayrıca 7 gün 24 saat hareketlilik gösteren bir alandır sağlık. Bir başka farklılığı ise sunduğunuz hizmet için insanların size hem para ödemesi hem de hayır duası etmesi. Sağlık sektörünün dikkat çekici diğer bir yönü ise çok sayıda insana istihdam sağlaması ve 250’ye yakın sektörle doğrudan ilişkisi olması. Örneğin hastanemizde 380 kişi çalışıyor. Öte yandan, belki yüzden fazla şirketten ürün ve hizmet aldığı için dolaylı olarak en az bin kişinin daha istihdamına vesile oluyor.
 
‘MİDE KÜÇÜLTME’ VE ‘ESTETİK’
Medical Park Tarsus Hastanesi Genel Müdürü Ahmet Egin, kurum olarak son dönemde mide küçültme (tüp mide) ameliyatları ve plastik-estetik konusunda atılım yaptıklarını belirtiyor. Egin, “Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Erdal Cücük bir süredir hastanemizde mide küçültme (tüp mide) ve diyabet ameliyatlarını yapıyor. Yakın zamanda ise Plastik Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Süleyman Altınkaya, hastanemizde görev yapmaya başladı” diyor.