Aradığın inovasyon evden uzakta
Çiğdem SEZER

Çiğdem SEZER

sezercigdem@gmail.com

Aradığın inovasyon evden uzakta

01 Eylül 2018 - 13:29

İnovasyon dendiğinde genellikle aklımıza gelişmiş ve zengin ülkeler gelir. Teknolojik altyapıları, var olan trendleri ve sahip olunan kaynakları ile gelişmiş ülkeler inovasyonun gerçekleştirilmesine uygun olduğu düşünülür. Daha az gelişmiş ülkelere baktığımızda da onlarda durum tam tersidir. Teknolojik altyapı ve kaynaklar yetersizdir, inovasyonun yapılması pek beklenmez. Gelişmiş ülkelerde yapılan inovasyonların gecikmeli de olsa bu ülkelere ihraç edilmesi beklenir. İnanılan düşünce, fakir ülkelerin inovasyona ihtiyacı yoktur. Güçleri yetmeye başladığı zaman zengin ülkelerden istedikleri teknolojiyi ithal edebileceklerdir. Özetle, inovasyonun zengin ülkelerden fakir ülkelere, yani yukarıdan aşağıya doğru akması beklenir. Çoğu zaman da böyle olmaktadır. Herhangi bir teknolojik gelişmenin zengin ülkelerde gerçekleşmesi beklenir. Silikon Vadisi akla ilk gelen yerdir. Bunun tam tersine ise, yani inovasyonun aşağıdan yukarıya doğru akmasına ise ters inovasyon adı verilir. Yani inovasyon, az gelişmiş bir ülkede gerçekleşir ve daha sonra gelişmiş ülkelere yayılır.

Aslında günümüz gerçeklerinde inovasyonun yukarıdan aşağıya doğru akması gerektiği düşüncesi pek de doğru değildir. Zengin ülkelerde yapılan inovasyonlar, o ülkelerde yaşayan müşterilerin ihtiyaçlarına göre gerçekleştirilir. Zengin ülkede yaşayan bir müşteri, pahalı bir ürünü kullanmak ve satın almak istemeyecektir. Ancak fakir ülkelerde yaşayanların ihtiyaçları oldukça farklıdır. Onlar gereksinimlerini en düşük maliyetlerle ve en kısa sürede karşılayacak ürünler isterler ve bu ürünler de zengin ülkelere göre farklılık gösterir. Dolayısı ile ihmal edilen nokta tam da buradadır.

Yeni gerçeklik, inovasyonun evden uzakta olduğudur. Yeni kuşağın inovatörleri, inovasyonun kaynağını kendi evlerinin bahçelerinde değil, gelişmekte olan ülkelerde aramalıdır. Bu ülkelerin ihtiyaçları ve sahip oldukları kıt kaynakları en büyük inovasyon kaynağı olacaktır. Üstelik bu ülkelerde her şeye sıfırdan başlamak çok daha kolaydır. Zaten ters inovasyon da sil baştan başlamayı gerektirir.

Hindistan’da Narayana Hrudayalaya (NH) Hastanesi’nin ABD’de 20 bin dolara yapılan açık kalp ameliyatının 2 bin doların altında bir maliyetle gerçekleştirilmesi bunun bir örneğidir. Bu örnek ile Hindistan sağlık sistemi değişmiştir. Yapılan şey kalitenin düşürülmesi değildir. Tam tersine, aynı kalitede belirli standartların oluşturulması, işgücünün uzmanlaştırılması ile daha düşük maliyette gerçekleştirilmesidir. General Electric’in de bugün ters inovasyona yönelik gerçekleştirdiği eylemler vardır.

Gelişmekte olan dünyanın gereksinimlerine odaklanmak en büyük inovasyon kaynağı olacaktır. Bunun için de büyük bir merak ve araştırma isteği ile sıfırdan başlamak gerekir. |

Bu yazı 324 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar