Firmalarda çalışanlar neden inovatif fikirler sunmaz?
Çiğdem SEZER

Çiğdem SEZER

sezercigdem@gmail.com

Firmalarda çalışanlar neden inovatif fikirler sunmaz?

28 Şubat 2018 - 23:19 - Güncelleme: 28 Şubat 2018 - 23:30

20 yıla yakın profesyonel iş hayatımın 16 yılı üniversite-sanayi işbirliği çalışmalarında geçti. Bu sürede de ekibimiz ile birlikte pek çok firma ile görüşme yapma imkânımız oldu, beyin fırtınalarına katıldım ve proje çalışmaları gerçekleştirdim. Amacımız, ar-ge ve inovasyon konusunda farkındalık yaratmak ve bu kültürü firma içinde oluşturabilmekti. Bu çalışmalar kapsamında firmalarda ar-ge ve inovasyon farkındalığının ve kültürünün oluşması konusunda farklı gözlemlere sahip oldum. Bu çalışmalara ve gözlemlere de halen devam ediyorum. Pek çok işletmede inovasyon çalışmalarının istenilen düzeyde gerçekleşmemesinin pek çok nedeni var ve bu nedenlerin bir kısmı da ortak. Bu ortak nedenlerden biri de çalışanların inovatif fikir üretmede ve bu fikirleri aktarmalarında yaşanan sıkıntılar. Çalışanların kurum içinde istenilen düzeyde iletişim kuramaması, kendi fikirlerini bir üst yönetime ve en tepedeki yönetime sunamaması ve sadece kendine verilen görevi yerine getirmekle ilgili kendini sorumlu hissetmesi işletmenin ar-ge ve inovasyon çalışmalarında olumsuz etki yaratabiliyor.

Yapılan beyin fırtınası toplantılarda “Daha iyi nasıl yapabiliriz?” ve “Hangi sıkıntıları yaşıyoruz?” diye sorduğumuzda, temel noktalardan biri de bu konuya geliyor. Peki, neden çalışanlar işletme ile ilgili inovatif fikirler ve projeler sunmuyorlar? Kendi bilgi ve deneyim birikimime bağlı olarak benim düşüncelerimi ve nedenleri aşağıdaki şekilde özetleyebilirim:

1) OTORİTER ÜST YÖNETİM

En tepe üst yöneticinin otoriter bir yönetim tavrına sebep olması çalışanların fikir, öneri ve eleştiri iletmesine engel oluyor. En basit tanımı ile yöneticilerinden korkuyorlar. Bu korku ise, olumsuz eleştiri almak, diğer çalışanların yanında küçük düşmek ve işini kaybetme korkusu. Böyle durumda çalışan, “Ben sadece işimi yapayım, düşüncelerim bana kalsın” diyebiliyor. Böylece hiç fikir üretilmeyen, sağlıklı bir iletişimin olmadığı bir çalışma ortamı doğuyor. Bazı toplantılarda üst yönetimden çekindiği için aklındaki pek çok fikri ve proje önerisini sunamayan kişiler ile çok karşılaştım. Her yaratıcı ve işe yarar fikrin uçuk kaçık fikirlerden oluştuğunu söyleyebilirim. Bundan dolayı insanları hayal etme, düşünme ve fikir üretme konusunda özgür bırakmak önemli.

2) FİKİR SUNMA VE DEĞERLENDİRME MEKANİZMALARININ OLMAMASI

İşletmelerde çalışanların fikir ve önerilerini sunabilecekleri bir mekanizmanın olmaması da bu konuda en büyük etken elbette… Düzenli toplantıların olmaması, yapılan toplantılara tüm çalışanların katılmaması, fikir-öneri sistemlerinin olmaması ya da olsa bile etkin olarak bu sistemin çalışmaması çalışanları fikir üretmeye yönlendirmiyor. Fikirlerin değerlendirme aşamalarının tanımlı olmaması da yine bu süreci olumsuz etkileyen nedenler arasında. En basit örneği ile işletmeye bir fikir kutusu koymak önemli değil, asıl olan, bu kutuya fikirlerin akmasını sağlamak ve sonraki süreci yönetebilmek. Bir fikir sunma mekanizmasını çok karmaşık bir süreç haline getirmek de süreci olumsuz etkileyebiliyor. Etkin ve basit bir süreç çözüm olabilir.

3) MOTİVASYON EKSİKLİĞİ

Ar-ge ve inovasyon çalışmaları, işletmede diğer rutin üretim çalışmalarının dışında maliyet, zaman ve nitelikli insan gücü kaynağı ayrılması gereken bir durum. Büyük işletmelerde bu çalışmalar için ayrılmış ar-ge birimleri ve/veya merkezleri sadece bu çalışmalara ağırlık verirken, çoğu işletmelerde de üretim ve ar-ge çalışmaları iç içe yürüyor. Bu noktada çalışanların diğer görev ve sorumluluklarının dışında inovasyon çalışmalarına da zaman ve emek ayırması için motivasyona ihtiyacı var. Bir ödül sistemi, sağlanabilecek kariyer imkânları ve benzer birtakım çalışmalar bu noktada itici bir güç olabilir. Bu motive edici gücü sağlayamadığınız zaman, çalışanların çoğu, “Neden bunca işimin arasında bir de inovasyon çalışmalarına zaman ayırayım ki?” diyebiliyor.

4) ‘AR-GE’ VE ‘İNOVASYON’ KAVRAMLARINDAKİ BİLGİ EKSİKLİĞİ

Çok net söyleyebilirim ki, işletmelerde çalışanlar arasında ar-ge ve İinovasyon, proje ve proje yönetimi ile fikri haklar konusunda bir anlayış ve kavram birliği yok. Öğrenim düzeyinin de bununla pek ilgisi yok aslında. Yani mühendislik mezunu bir çalışan da bu kavramlar konusunda tam net bir bilgiye sahip olamayabiliyor. Bunun eğitime kadar dayanan pek çok farklı nedenleri var. Bundan dolayı da işletme içi çalışanların katılımının sağlanacağı farkındalık eğitimleri çok önem kazanıyor. Bu kavramlar konusunda bilgi sahibi olan bir çalışan hem motivasyon kazanıyor hem de fikir üretme ve bu fikirleri sunabilme konusunda yetkinlik sahibi olabiliyor. Fikirlerin üretildiği ve bu fikirlerin özgürce paylaşıldığı ortamlarda inovasyon çalışmaları ivme kazanıyor. Bu ivme daha çok fikrin üretilmesine sebep oluyor. Bu süreçler birbirini tetikliyor.

Bol inovatif fikirlerin üretildiği ortamlar dileği ile… |

Bu yazı 500 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar