İnovasyonu yönetemiyoruz
Çiğdem SEZER

Çiğdem SEZER

sezercigdem@gmail.com

İnovasyonu yönetemiyoruz

19 Kasım 2018 - 15:05

Yeni fikirlerin, dolayısıyla yenilikçi ürün, hizmet ve süreçlerin sonu yok elbette. Örneğin bugünlerde, dijital bir gözlük geliştirildi; çevrenizdeki dijital kirlilikten sizleri koruyabiliyor. Londra’da hava kirlendiği zaman öksüren bir oyuncak ayı geliştirildi. Oyuncak ayı öksürdüğünde havanın kirlilik düzeyinin arttığını farklı bir şekilde öğrenebiliyorsunuz. Başka yerlerde de, çamaşırları temizleyen bir sprey, ambulans görevi gören bir drone, borulardaki su sızıntılarını tespit eden köstebek bir robot geliştirildi. Yani yeni fikirlerin ve buna bağlı olarak teknolojik gelişmenin sonu yok, olmayacak da.

Fikri aslında, eski unsurların birleşiminden bir araya gelen yeni bir unsur olarak tanımlayabiliriz. Buradaki en önemli beceri bu eski unsurları bir araya getirebilmek, farklı kombinasyonları oluşturabilmektir.

Sadece fikir üretmek yeterli değil elbette. Ürettiğiniz fikrin, işe yarar ve bir probleme çözüm getiriyor olması gerekiyor. Dünyayı daha iyi bir hale getiren yeni fikirlere ihtiyacımız var.

2017 yılının Türkiye’deki patent verileri ile dünyadaki patent verilerine baktığımızda ise oldukça geri sıralarda olduğumuzu görmek mümkün. Gelişme kaydediyoruz; ama daha fazla yol almamız gerekiyor. Geçtiğimiz yıl tüm dünyada toplam 243 bin 500 patent başvurusu yapıldı. Türkiye yaptığı bin 235 başvuru ile dünya patent liginde 21’inci sırada yer aldı. En çok patent başvurusu yapan firmalar arasında, ilk sırada 4 bin 24 adet ile Çinli Huawei geliyor. İlk 10 listesinde ABD’li Intel, Japon Sony ve Mitsubishi, Güney Koreli LG ve Samsung ile İsveçli Ericsson şirketleri de yer alıyor.

Bu ülkelerin yenilikçi fikir üretme ve hayata geçirme potansiyelleri bizden daha mı yüksek? Kesinlikle hayır. Üstelik bugün küreselleşen ve dijitalleşen bir dünyada nitelikli insan kaynağı da iç içe geçmiş durumda. Örneğin, Silikon Vadisi’nde inovasyon yapan firmalara baktığınızda bu firmaların inovasyon ekiplerinde bir Hintli de görebilirsiniz, bir Japon ya bir Türk çalışan da.

Aslında bizim en büyük eksikliğimiz inovasyonu yönetme süreçlerimizde. Yenilik üretme potansiyellerimizi kullanmada ve yönetmede sıkıntı yaşıyoruz. Daha doğrusu, kendi inovasyon haritamızı oluşturamıyoruz. Farklı inovatif şirketleri örnek almaya çalışıyoruz; ama aslında bizlerin yol haritası ile onlarınki birbirinden çok farklı. Kaynaklarımız, risklerimiz, değerlerimiz farklı. Bundan dolayı da kendi inovasyon yol haritamızı kurgulamamız gerekiyor.

Bu yazı 297 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar