Nitelikli insan kaynağının tanımı değişiyor
Çiğdem SEZER

Çiğdem SEZER

sezercigdem@gmail.com

Nitelikli insan kaynağının tanımı değişiyor

28 Eylül 2018 - 16:15

Yeni eğitim-öğretim dönemi açıldı, çocuklar da bir heyecanla okullarına başladılar. Anne ve babaların ise çocuklardan daha çok heyecanlı olduğu gerçeğini de görmek lazım. Hepimiz onlar için en iyi geleceği istiyoruz. Çok para kazansınlar, çok iyi yerlere gelsinler istiyoruz. 

TÜM Üstün Zekâlılar Derneği (TÜZDER) tarafından yapılan bir araştırmada çocukların sınıf seviyeleri arttıkça zekâ puanlarında, yani IQ’larında düşüş gözlemlenmiş. Araştırma 2 yıl boyunca sürmüş ve 672 çocukla yüz yüze görüşülmüş. “Neden sınıf sayısı arttıkça zekâ puanı düşüyor?” sorusunda sanıyorum gerek standart eğitim sistemimiz gerekse çocuk-ebeveyn ilişkisi gibi pek çok önemli faktör var. Özellikle her çocuğun aynı standart eğitim sistemine tabi tutulması, sahip olduğu zekâ puanını, merak potansiyelini ve yaratıcı düşünme yeteneğini olumsuz etkiliyor.

Aslında sınıf seviyesi yükseldikçe kaybettiğimiz en önemli şey hayal gücü ve yaratıcı düşünce. Bununla birlikte araştırma ve öğrenme potansiyelimizi de kaybediyoruz. Üniversitelerden mezun olan gençlerimizin iş bulma kaygısı, ailelerin çocukları için en iyisini düşünmek uğruna onların hayallerini ve yeteneklerini hiçe sayıyor olması, sevilmeyen işlerin en düşük yaratıcı düşünme düzeyi ile yapıldığı bir ortam ile karşı karşıya kalıyoruz.

Sanayicilerimizle yaptığımız tüm ar-ge ve inovasyon sohbetlerinde konunun ilk olarak nitelikli insan kaynağına geliyor oluşu da bu yüzden zaten. Her şey birbirine bağlı, araştırmayan, yeni proje gerçekleştirmeyen, yeni fikirler üretmeyen insan kaynağının sebebi tam olarak da bu.

Çocuklarla yaptığımız inovasyon atölyelerinde ne kadar müthiş fikirler çıkıyorsa, yetişkinlerle yaptığımız beyin fırtınalarında ise fikirlerin söylenilmesine bir o kadar korkuluyor.

Büyük ilgi gören Sapiens ve Homo Deus kitaplarının yazarı Yuval Noah Harari’ye göre ise, 21’inci yüzyılda uzmanlıklarda çok büyük radikal değişimler olacak. Uzmanlıklar ve meslekler değişirken, bu yüzyılın ekonomisinin ana ürünleri ise tekstil, araçlar ve silahlar değil; bedenler, beyinler ve zihinler olacak. Yani bu durumda nitelikli insan kaynağının tanımı da değişiyor. Ve sanayicilerimizin de eğitim –öğretim kurumları ile işbirliği içerisinde olması gerekiyor. |

Bu yazı 241 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar