Adana ekonomisinde son durum
MEHMET ULUĞTÜRKAN

MEHMET ULUĞTÜRKAN

mehmet@memedya.com.tr

Adana ekonomisinde son durum

02 Haziran 2017 - 09:43 - Güncelleme: 02 Haziran 2017 - 11:47

Adana Ticaret Odası (ATO) Başkanı Atila Menevşe, odanın mayıs ayı olağan meclis toplantısında kent ekonomisinin yeniden güçlü günlerine döndüğünü açıkladı.

Tabii ki bu söylemini verilere dayandırdı.

İhracatın bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5,4 arttığına, karşılıksız çek oranının azaldığına ve Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi’ndeki enerji tüketiminin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 yükseldiğine vurgu yaptı.

Elbette sıralanan bu olumlu veriler bir kentin ekonomide iyiye gidişini gösteriyor. Adana’nın potansiyeli göz önüne alındığında yükselişin oranı arzu edilir değil.

Bir kentin ekonomik yükselişini en net, ‘Gayri Safi Yurtiçi Hâsılaya (GSYİH) Katkı’ tablosu ortaya koyar.

Adana, sıralaması değişse de her zaman Türkiye’nin hâsılasına katkı koyan ilk 10 kent arasındadır.

Bu alanda hesaplamanın tamamlandığı 2004-2014 yılları arasındaki tabloyu iyi irdelemek lazım. İlk 10 arasında yer alan Ankara, İzmir, Antalya ve Mersin’in GSYİH’ye katkılarında gerileme var. Bu yıllarda göçten, teşvik mağduriyetinden, yerel yönetim beceriksizliğinden, lobisizlikten kaynaklanan tabloya rağmen Adana, ekonomisini büyütmeyi başarmış. GSYİH sıralamasında 8’inci sırada yer bulan Adana, Türkiye hâsılasının yüzde 2’sini sağlıyor. İkinci sıradaki Ankara’nın yüzde 9’la katkı sağladığını göz önüne alırsak, Adana’nın artış içerisindeki yüzde 2’lik verisi hiç fena değil.

Bu çerçevede sürekli reklamı yapılan Gaziantep’in 1,7 ile 10’uncu sırada yer bulabildiğine dikkat çekmekte de fayda var.

Adana ekonomisinde bir başka iyiye gidiş işareti sektörel gelişme trendi.

Adana, hesaplamanın yapıldığı son 10 yılda GSYİH’ye tarım ve hizmetler sektöründe aynı oranda katkı sağlamış. Ancak sanayideki pay yüzde 1,8’den 2,1’e çıkmış. Adana, bu yükselişiyle Türkiye’nin 8 büyük sanayi kentinden biri. 

ATO Başkanı Menevşe, ihracattaki artışa dikkat çekiyor. Ama daha ön plana çıkarılması gereken teknoloji seviyesindeki değişiklik

Örneğin, 2015 yılında ihraç edilen ürünlerin yüzde 10’u yüksek teknoloji ürünlerini içerirken bir yıl sonra aynı oran yüzde 11’e yükselmiş. Yine ihracat yapısında orta yüksek teknoloji ürünlerin oranı artmış.

Adana, ekonomik büyümede daha iyi bir performans yakalayabilir mi?

Elbette yakalar.

Ancak bu çerçevede öncelikle morale ihtiyaç var. Adana için ‘Öldük-bittik’ demek yarar sağlamıyor. Motivasyonsuzluk yatırımcı kaçırıyor. Kentin geleceğine güven azalınca girişimci Adana’dan uzaklaşıyor.

Sadece moralleri yüksek tutarak da ekonomik büyümeyi ya da söylendiği gibi ihtişamlı günleri (!)  yakalayabilmek mümkün değil. Kentin bazı mega projeleri hayata geçiriyor olması şart.

Geçen hafta gerçekleştirdiğimiz 5’inci Refleks Lokomotif Ödülleri Töreni’nde Esra Özden’in açılış konuşmasındaki altı çizilecek konuları tekrarda fayda var.

Ne demişti Özden:

  • Biraz kamu desteği, biraz ilgi bu coğrafyayı ikinci Marmara yapabilir.
  • Ceyhan’ı petrokimya sektörünün dünya üssü yapabilirdik, yapamadık.
  • Tarımda katma değer yaratacak tohumdan gen teknolojisine bir üs olabilirdik, olamadık.
  • Binlerce yıllık şehirleri toprak altından çıkarıp dünya turizmine açabilirdik, açamadık.
  • Avrupa ve Ortadoğu’nun ihtiyaçlarına yönelik meyve, sebze, bakliyat, çiçek hal kompleksini Adana’ya kurabilirdik, olmadı.
  • Akdeniz kıyılarının en gelişmiş tersanelerini kurabilir, dünya gemi inşa ve onarım sanayiinin merkezi olabilirdik, olamadık.

Yükselişimizin ağır ve küçük oranlarla değil, hızlı ve Adana’ya yakışan oranlarla gerçekleşmesini istiyorsak, moralle birlikte mega yatırımlara ihtiyacımız var. |

Bu yazı 2663 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar