ARŞİV | KÜNYE | ABONELİK FORMU | İLETİŞİM

Get Adobe Flash player
SAYI : 334 / ISSN 1308-867X
   SAYI 334

Refleks Gazetesi


Aytaç Durak’ın (hiçbir zaman) yazamayacağı anıları


Resimli Adana Tarihi’nin en kadim konu başlıklarından bir tanesidir Aytaç Durak. Öyle ya, geçmişte yaşananlar ile güncel meseleleri harmanlayıp okura eğlenceli şehir tarihi okumaları sunma gayretindeki sayfalarda bu kadar zengin bir başka kaynağı nasıl bulalım?
Siyasî hayatının son döneminde yereller olduğu kadar yaygın medya açısından da hayli renkli bir malzemeydi Aytaç Durak. Finali, gölge bir yazar marifetiyle dikte ettirdiği hatıratla ‘kahramanca’ yapmak istedi; ama heyhat ki yine başaramadı, olmadı, yapamadı.

Aytaç Durak’ı hatırlıyor musunuz? Hani mensubu bulunduğu (daha doğrusu duhul ettiği en son siyasî parti) siyasî partinin genel başkanı tarafından “Aklan da gel!” denilerek kovulan, Adana Büyükşehir Belediyesi Eski Başkanından bahsediyorum canım. Hatırlamadınız mı? Peki, biraz ipucu vereyim o halde.
Adana’nın deve bayıltan yaz sıcaklarını azaltmak için balonlara takılmış dev vantilatörlerle şehri serinletme projesi vardı ya hani? Şehre içme suyu sağlamak için izin aldığı Çatalan’da ruhsatsız bir ‘su şişeleme fabrikası kuran’, şişelediği suyu almak isteyen Arap şeyhlerinin makam odasının önünde sıraya girdiğini açıklayan eski belediye başkanını ne çabuk unuttunuz yahu?
Dünyanın en pahalıya mal olan hafif raylı sistem projesiyle şehrin hem maddî hem ticarî hem de sosyal gelişiminin tam içine eden (pardon), betondan bir set çeken Aytaç Durak’ı hatırlayan yok mu hiç aranızda?
Tamam, ‘hafıza-i beşer nisyan ile maluldür’ malul olmaya, fakat bu kadar mı çabuk unutulur birader? (Bu arada o atasözü, ‘İnsan hafızasının eksikliği unutkanlığıdır’ veyahut ‘Unutkanlık insan halidir’ manasına gelir. AGE)

KEMERALTI CAMİİ MEDRESESİNİN KATİLİNİ UNUTMAYIN
Resimli Adana Tarihi’nin sadık okurlarının hafızasına güveniyorum ben. Onlar hiç olmazsa, ‘Cuma günü mesai bitimine yarım saat kala Ankara’ya çekilen bir faks marifetiyle’ bir gecede yerle yeksan edilen Kemeraltı Camii Medresesi’ni hatırlayacaktır. Şimdilerde 5 Ocak Meydanı diye de bilinen bölgedeki Kemeraltı Camii’nin inşa edildiği dönemin mimarisini tüm güzellikleriyle yansıtan medresenin üstelik restorasyonu devam ederken Ankara’ya, “Bu yapı tarihî eser midir?’ diye sorup cevabının gelmesini beklemeden kepçeyi-dozeri dayayıp güzelim medreseyi yerle bir eden Aytaç Durak’ı unutmak ne mümkün, öyle değil mi?

DURAK, GÖLGE YAZAR MARİFETİYLE İFTİHARLA SUNAR!
Hani bir dönem merhum annesinin, “Benim oğlum çok şanslı. Nereden arsa alsa önünden bulvar geçiyor” diye övündüğü söylentisi ayyuka çıkan Aytaç Durak imzasıyla, kendisinin hatırat olduğunu iddia ettiği bir kitap(çık) yayınlandı. Durak’ı yıllarca muhabir olarak yakından takip etmiş birisi olarak bu hacimde bir metni bizzat oturup kendisinin yazdığına hiç kimse inandıramaz beni. Ki hatırlayanlar olacaktır. ‘Aytaç Durak’ın Keçi Temalı Fotoğraf Sergisi’ başlıklı bir temaşada panolara asılan görsellerde bizzat Aytaç Durak’ın kendisini görenlerin meseleyi bıyık altından gülerek izlemişliği vardır.
Hal böyle olunca, bir İstanbul gazetesinin Adana ilavesine günler boyu hem sürmanşetten hem de ikinci sayfadan ‘Bu bir ilandır’ bab’ından kısmen tefrika edilen metnin özüne girmeden şekil yönünden bizzat kahramanı (!) tarafından kaleme alınmış bir hatırat olmadığını peşinen belirtmekte fayda var. 
Varsın ‘gölge bir yazar’ tarafından dikte edilmiş olsun böylesi bir metin her şehir tarihçisinin ağzını sulandıracak, iştahını açacak bir hadisedir. Kolay mı? 90 yıllık Cumhuriyet’in en az yarısında bir şehrin kaderinde söz sahibi olmuş zatın hatıratında gün yüzü görmemiş ne cevherler olma ihtimali var. Bendeniz de böyle bir heyecanla önce bedeli mukabilinde bir İstanbul gazetesinin Adana ilavesinde yayınlanan tefrikayı içim kabararak takip ettim. Ardından renkli fotoğraflarıyla birinci hamur tabir edilen lüks kâğıda (muhtemelen hayli yüksek bir meblağ karşılığında) bastırılan risaleyi hızlıca gözden geçirdim.

KAHRAMAN DURAK DERİN GÜÇLERE KARŞI!
Geçmiş dönemlerde yapılan hataların ve sevapların ortaya dökülüp hayat muhasebesinin yapıldığı, okuyanlara ders çıkarma fırsatı veren bir hatırat değildi karşılaştığım. Olsa olsa, ‘Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı’ tarzı bir kahramanlık tefrikasıyla karşı karşıyaydım. Zannederim metni Aytaç Durak’ın anlatımıyla kaleme alan ‘gölge yazar’ bile bir süre sonra anlatıcının gelgitlerinden sıkılmış olmalı ki anlatıldığı gibi yazıvermiş işi bir an önce bitirmek düşüncesiyle. E, parasını peşin aldığını varsaysak bile ‘gölge’ de olsa her yazarın bir tahammül gücü vardır, kolay mı?
Kitabın piyasaya çıktığı günlerde zannederim satışa destek olsun diye bir PR girişiminde bulundu Aytaç Durak. Kendisinin ANAP, (bir ara DYP), AKP ve MHP’den hemen sonra CHP’den de belediye başkan adayı olacağını, fakat gel gör ki bu sürece derin güçlerin (kendisi bizzat Amerikan İstihbarat Teşkilatı CIA’den bahsetti) engel olduğunu yazdırdı birkaç eş dost kalem erbabına.

‘SÖYLEYECEKLERİM VAR’ DEMİŞ FAKAT PEK DİYEMEMİŞ GİBİ GELDİ BANA
Durak’ın ‘Söyleyeceklerim Var’ isimli kahramanlık tefrikasının satışına katkısı olsun diye yaptığı bu absürt çıkışa en şık cevabı CHP Adana Eski Milletvekili Ümit Özgümüş verdi. İşte, Özgümüş’ün Durak’ın ‘CIA odaklı’ iddiasına verdiği cevap: “Büyükşehir adaylığını CIA engellemiş. Kendini önemli adam yerine koyma komikliğinin yanında bu durumda CIA’nın Türkiye’deki etkin adamı ben oluyorum. Çünkü CHP Genel Başkanı, Durak’ı ciddi ciddi düşünüyordu. Ben Durak’ın aday gösterilmesi durumunda bir saat içinde partiden istifa edeceğimi söyledim. Vazgeçildi.” Ümit Özgümüş’ün bahse konu hatıratla alakalı, ‘Durak’ın en eğlenceli üfürmesi’ benzetmesiyse Adana tabiriyle ‘cuk oturdu’. Başka söze gerek var mı? 



Diğer Yazıları

-83 yıl önce Adana’nın ismi ‘Seyhan’ olarak değiştirildi

-Cezaevindeki Zihni Aldırmaz’dan mektup

-Bir şehrin kronolojisini kim yazar?

-‘Kendi paranla nasıl rezil olunur?’

-Adana hiçbir şeyden çekmedi ‘garip turistlerden’ çektiği kadar!

-‘Zihni Aldırmaz Tarihi’

-Türk basını ‘ilk şehidini’ Adana’da verdi

-Adana’da ilk tiyatronun 136 yıllık trajikomik hikâyesi

-Aytaç Durak’ın (hiçbir zaman) yazamayacağı anıları

-Adana Kalesi hakkında bildiğiniz her şeyi unutun!