Yoksulluk içinde yaşayan insanların yüzde 70’i kadın

Yoksulluk içinde yaşayan insanların yüzde 70’i kadın

Psikiyatrist ve Psikoterapist Uzm. Dr. Cem Özdağ, yoksulluğun tek başına bir stres kaynağı olmakla beraber, kadınların tedaviye ulaşmalarında engel oluşturmakta olduğunu hastalıkların gidişini olumsuz etkilediğini söyledi.

09 Mart 2019 - 11:06

REFLEKS

Avrupa Hospital Adana, Dünya Kadınlar Günü’nde, kadınları bilinçlendirmeye yönelik eğitim etkinliği gerçekleştirdi. “Kadın Ruh Sağlığı” ile genç ve bakımlı kalmanın ipuçlarının verildiği “Kozmetik işlemler” konulu konferanslara kadınların yanı sıra erkekler de katılım sağladı. 

Hastanenin ikinci katında gerçekleştirilen etkinlikte, Psikiyatrist ve Psikoterapist Uzm. Dr. Cem 

Özdağ, “ Kadın ve Ruh Sağlığı” konusuna değindi. 

Türkiye’de yapılan ulusal çapta araştırmalarda aile içi fiziksel şiddet yaygınlığının yüzde 30-40 arasında değiştiğinin tespit edildiğini vurgulayan Psikiyatrist ve Psikoterapist Uzman Dr. Cem Özdağ, “Aynı araştırmada, aile içi şiddet yaşayan kadınlarda şiddet yaşamayanlara göre depresyonun 4-5 kat daha yaygın, intihar ve depresyonun kronikleşme riskinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir” dedi. 


KADININ RUH SAĞLIĞINI NELER ETKİLİYOR? 

Kadın ruh sağlığını etkileyen faktörlere dikkati çeken Özdağ, bunları “Psikososyal Faktörler”, “Sosyoekonomik Durum”, “Toplumsal Cinsiyet”, “Şiddet”, “Biyolojik Faktörler” ve “Sosyoekonomik Durum” başlıkları altında değerlendirdi. 

YOKSULLARIN YÜZDE 70'İ KADIN 

Dünyada yoksulluk içinde yaşayan insanların yüzde 70’ini kadınların oluşturduğunu ifade eden Özdağ, “Yoksulluk, tek başına bir stres kaynağı olmakla beraber, kadınların tedaviye ulaşmalarında engel oluşturmakta, hastalıkların gidişini olumsuz etkilemektedir. Türkiye’de yoksulların çoğunluğunu kadınlar, en çok da dul, boşanmış, tek ebeveyn olarak çocuklarıyla yaşayan kadınlar oluşturmaktadır” diye konuştu. 


GENÇ KALMANIN SIRLARI 

Dermatoloji Uzmanı Dr. Bilge Güler ise genç ve bakımlı kalmanın iç uçlarının verdiği “Kozmetik işlemleri” anlattı. Dr. Güler, Botoks, Dolgu, PRP, Dermapen, Mezoterapive Kimyasal peeling, İp (örümcek ağı) uygulamalarının nasıl yapıldığını, içeriğinde nelerin olduğunu ve kişide ne gibi değişimler yaşattığına değindi. 

BOTOKS YILAN ZEHİRİ DEĞİL 

Bu uygulamalarla ilgili halk arasında doğru bilinen yanlışlara da dikkati çeken Uzm. Dr. Bilge Güler, “En fazla konuşulan yanlış bilgi botoksun yılan zehiri olduğu yönündedir. Oysa, cilt kırışmaları, aşırı terleme, migren gibi birçok alanda kullanılan botoks; Clostridium botilinum adlı bakteriden elde edilen bir toksindir” dedi. 

Dolgu hakkında da bilgi veren Uzm. Dr. Bilge Güler, gençleştirme, geç iyileşen yaralar ve saç dökülmelerine karşı kullanılan en etkili yöntemlerden birinin de PRP (Plateled Rich Plasma) olduğunu kaydetti. 

Mezoterapiden de söz eden Uzm. Dr. Bilge Güler, "Mezoterapi; çeşitli maddelerin derinin orta tabakasına mikro iğnelerle uygulanması işlemidir. İnce kırışıklıklar ile sarkmaların yanı sıra selülit tedavisinde de kullanılır. Kimyasal peeling ise 

derinin üst kısmının kontrollü soyulmasına neden olan kimyasal bir asit uygulamasıdır. Başta yüz-çene-boyun olmak üzere sarkmaların giderilmesinde ise ip tedavileri kullanılır” şeklinde konuştu. 

Bu uygulamaların mutlaka uzman hekimlerce yapılması gerektiğini vurgulayan Güler, aksi takdirde ciddi komplikasyonlar oluşabileceğini sözlerine ekledi. 


Bu haber 653 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İş dünyasını ‘Lokomotif’ heyecanı sardı
İş dünyasını ‘Lokomotif’ heyecanı sardı
Süt üretiyoruz ancak tüketmiyoruz
Süt üretiyoruz ancak tüketmiyoruz