İncefikir: "Buğday ekim alanı arttırılmalı"

Seyhan Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi Cahit İncefikir, buğday üretiminin arttırılması için yeni tarım politikası ile çalışma yapılması gerektiğini söyledi.

REFLEKS 

İncefikir yaptığı açıklamada, buğdayın stratejik bir ürün olduğuna dikkat çekerek, 2023'te Türkiye nüfusunun 86 milyona ulaşacağı öngörüldüğünde mevcut üretimin yeterli gelmeyeceğini söyledi. Türk insanının beslenme alışkanlıklarına bakıldığında tahıl ve tahıl ürünleri tüketiminin ilk sırada yer aldığını belirten İncefikir, "Dünya nüfusunun giderek artması sonucunda, gıda talebinde ortaya çıkan artışa rağmen, üretim bu talebi karşılayamamaktadır. Türkiye'de halkın beslenme durumu bölgelere, mevsimlere, sosyo-ekonomik düzeye ve kentsel-kırsal yerleşime göre önemli farklılıklar göstermektedir. Bunun yanında, ülke genelinde beslenme alışkanlıkları incelendiğinde, tahıl ve tahıl ürünleri tüketimi ilk sırada yer almaktadır. Hem gıda, hem de hayvan yemi olarak kullanılması itibariyle, insan beslenmesinde önemli bir yer tutan buğday, Türkiye tarımı açısından stratejik bir üründür. Bu açıdan ele alındığında tahıl politikasının devlet eliyle oluşturularak üretimin arttırılması, dalgalanmaların azaltılması ve fiyat istikrarının sağlanması hedeflenmelidir" dedi. 


EKİM ALANINDA GERİLEME VAR 

Buğday ekim alanında geçmiş yıllara göre gerileme olduğunu söyleyen İncefikir şöyle devam etti: 

"1993 yıllında 9,8 milyon hektara ulaşan buğday ekim alanı 2,5 milyon hektar daralmayla 2018 yılında 7,3 milyon hektara gerilemiş, buğday tohumunun veriminin artırılması sonucunda üretimimiz 19 - 20 milyon ton aralığında sabitlenmiştir. Cumhurbaşkanı tarafından açıklanan 2019 yılı alım fiyatına göre sert ekmeklik buğdayın 2018 yılında 1.050 TL/ton olan alım fiyatının yüzde 29 artış ile 1.350 TL'ye, makarnalık buğdayın 1.100 TL/ton olan alım fiyatının yüzde 32 artışla 1.450 TL'ye yükseltilmiştir. Ancak üreticinin girdi maliyetlerini incelediğimizde Bir önceki yılın aynı dönemine göre mazot fiyatı 2018 yılı Eylül-Ekim aylarında yüzde 35, üre gübresinin fiyatı yüzde 95, DAP gübresinin fiyatı yüzde 90, tarım ilacı fiyatı da ortalama yüzde 75 civarında artış göstermiştir. Üreticinin önümüzdeki sezonda üretime devam edebilmesi için ton başına buğday fiyatının en az 1800 lira olması gerekirken, açıklanan taban fiyatının üretimi gerileteceği öngörüden öte bir gerçekliktir. Bu verilerden yola çıkarak buğday ekim alanlarının gelecekte küçüleceğini, ithalata bağımlılığın artarak devam edeceğini tespit ederek yetkilileri acil önlem almaya ve ithalat yerine kendi üreticilerini desteklemeye davet ediyoruz. İthalatı değil üretimi hedefleyen, küçük ölçekli aile işletmelerini destekleyen, sürdürülebilir ve planlı bir tarımsal üretim politikası hepimizin önceliği olmalıdır."