Rusya'yla ticaret ve turizm işbirliği...

Çağ Üniversitesi Güney Güvenlik Okulu (SSC), 'Uluslararası Türkiye – Rusya İlişkileri Konferansı' düzenledi. Çağ Üniversitesi SSC Kurucu Müdürü Doç. Dr. Murat Koç, 'Türkiye-Rusya ilişkilerinde çıkar çatışmasının yanı sıra her alanda fırsatlar da var' dedi.

Refleks

Türk ve Rus hariciyesinin seçkin temsilcilerinin konuşmacı olduğu ‘1’inci Uluslararası Türkiye–Rusya İlişkileri Konferansı’ online platformda gerçekleştirildi. TBMM’nin imza koyduğu ilk uluslararası sözleşmelerden biri olan ‘Türkiye ve Sovyetler Birliği Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması’nın 100’üncü yıldönümünde Çağ Üniversitesi Güney Güvenlik Okuluv(SSC) tarafından organize edilen konferansa yoğun katılım sağlandı.

Çağ Üniversitesi SSC Kurucu Müdürü Doç. Dr. Murat Koç, konferansta Türkiye-Rusya ilişkilerinin ve potansiyel işbirliği konularının değerlendirildiğini belirterek, “İki kutuplu ancak çok merkezli küresel sistemde Ankara-Moskova ilişkilerinin boyutlarının daha da geliştirileceği bir dönemi yaşıyoruz. Tarafların aralarında siyasi anlayış ve çıkar farklılıklarının farkında olmak suretiyle, sorumlu davranarak potansiyel işbirliği alanlarına yatırım yapmaları uzun vadede her iki ülkenin faydasına olacak. Bu kapsamda askeri, siyasi ve diplomatik anlamda geçmiş yıllarda turizm ve tarım ürünleri üzerinden yürüyen ticaretinin çok ötesinde olduğumuza şüphe yok” dedi.

Doç. Dr. Koç, Türk-Rus İlişkileri Konferansı’nı Refleks gazetesine değerlendirdi:    

Çağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü olarak uluslararası bir konferansa ev sahipliği yaptınız. Neydi bu konferansın önemi?

Bu konferans; Türk ve Rus hariciyesinin seçkin temsilcileri, görevde ve emekli olan büyükelçiler, Türkiye, Rusya ve Azerbaycan dâhil Kafkasya, Asya, Avrupa, Amerika, Afrika ve dünyanın pek çok köşesinden katılan değerli araştırmacılar, küresel, bölgesel ve ulusal düşünce kuruluşlarının üyeleri, akademisyenler ve SSC’nin enerji kaynağı müstakbel diplomat adayı öğrencilerimizin katılımıyla Türk-Rus ikili ilişkileri bağlamında bölgemizde ilk kez yapılan bir çalışma olarak tarihe kaydoldu. Her açıdan kritik bir dönemde gerçekleşen bu uzaktan (online) konferans, değişen dünyamızda yeniden tanımlanan bölgesel ilişkilerden olan Türk-Rus ilişkilerini, dalının tanınmış uzmanlarıyla ele alan değerli, kapsamlı ve yoğun bir toplantı olmasıyla öne çıktı. Konferansın 16 Mart 1921 yılında imzalanan Türkiye ve Sovyetler Birliği Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması’nın 100^üncü yıldönümü anısına düzenlenmiş olması da tarihsel perspektiften bu akademik çalışmaya ayrı bir önem kattı.

Konferansın konuşmacıları kimlerdi?

Konferansın anahtar konuşmacısı Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler Genel Müdürü Büyükelçi Yönet Can Tezel’di. Rusya MGIMO (Moscow State Institue of International Relations)’dan Prof. Dr. Tatiana Shakleina, St. Petersburg Devlet Üniversitesinden Doç. Dr. Alexander Sotnichenko, Rusya Federasyonu Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliği Ataşesi Dr. Yevgeniy Bahrevskiy ve Bilkent Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Onur İşçi ilk oturuma katıldılar. Oturumun moderatörlüğü Emekli Büyükelçi Çağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Engin Oba tarafından yapıldı. 2’nci oturum ise Prof. Dr. Sayın Khaladdin İbrahimli tarafından modere edildi. Bu oturumda RF Sivil Toplum ve İnsan Hakları Gelişimi Başkanlık Konseyi Üyesi Rus siyasetçi Maksim Şevçenko, Bilkent Üniversitesi’nden Dr. Seçkin Köstem ve İstinye Üniversitesinden (E) Tuğgeneral Doç. Dr. Fahri Erenel konuşmalarını yaptılar. Çalışmamıza çatılan 300’ü aşkın katılımcı sordukları sorularla çok farklı açılımlara neden oldular.

Konferans kapsamında öne çıkan konular nelerdi?

Konuşmacılar tarafından ele alınan; tarihin ağırlığından Türkiye-Rusya ilişkileri, Rusya ve Türkiye lider güçlerinin rolü, medeniyetlerarası ilişkiler, münasebetlerde imgeler, tarihi ve stratejik açılardan ilişkiler, bir kuşak bir yol projesi bağlamında Türkiye-Rusya ilişkileri yanında bölgesel ve küresel etkiler ve asimetrik karşılıklı bağımlılık ile çatışma bölgelerinde potansiyel işbirliği konuları öne çıkan başlıklardı. Ayrıca panel bölümünde Emekli Büyükelçi Prof. Dr. Ali Engin Oba’nın moderatörlüğünde konferansın genel bir değerlendirmesi, panelistler Prof. Dr. Khalladin İbrahimli ve Emekli Büyükelçi Halil Akıncı tarafından yapıldı. Öğlen arasında sunulan çok da bilinmeyen bir konunun tarihi tanıklığını yapan fotoğrafların yer aldığı ‘Türkiye’ye Sığınan Ruslar’ adlı fotoğraf sergisi dikkat çekiciydi. Bu arada konferansın kaydına https://www.youtube.com/watch?v=rzQenK1qqyI linkinden ulaşabilirsiniz.

SSC’nin Türk-Rus ilişkilerine dair güncel değerlendirmesi nedir?

Ruslar ve Türkler; Kafkasya, Ortadoğu ve Karadeniz havzasında beş asrı aşkın bir süredir ilişikleri bulunan bölgenin etkin iki aktörü, iki büyük medeniyetin temsilcisi, devlet geleneği bulunan kadim iki halktır. Türkiye ile Rusya, Soğuk Savaş’ın sonlanmasıyla Sovyetler Birliği ile Türkiye arasında mümkün olmayan birçok ortak çalışma alanını geliştirme imkânı bulmuşlar, Soğuk Savaş şartlarının değişmesi ile enerji, ticaret ve turizm başta olmak üzere potansiyeli yüksek birçok işbirliği alanının, iki ülkenin inisiyatifiyle güçlendirilebileceğine ve taraflara stratejik ve ekonomik katkılar sağlayacağına dair inançlarını pekiştirmişlerdir. İçinde bulunduğumuz dönemde Türkiye ve Rusya’nın bu alanlardan istifade edebilmesinin işbirliği imkânlarının geliştirilmesine bağlı olduğu, son gelişmelerden de net olarak anlaşılmış, iki kutuplu ancak çok merkezli küresel sistemde Ankara-Moskova ilişkilerinin boyutlarının daha da geliştirileceği bir dönemde bulunulduğu kanaati güçlenmiştir. Bundan da öte, tarafların aralarında siyasi anlayış ve çıkar farklılıklarının farkında olmak suretiyle, sorumlu davranarak; potansiyel işbirliği alanlarına yatırım yapmalarının, uzun vadede her iki ülkenin faydasına olacağı anlaşılmıştır. Bu kapsamda askeri, siyasi ve diplomatik manada geçmiş yıllarda turizm ve tarım ürünleri üzerinden yürüyen ticaretinin çok ötesinde olduğumuza şüphe yok.

GÜNEY GÜVENLİK  OKULU (SSC)

Çağ Üniversitesi Güney Güvenlik Okulu (SSC), 2014 yılında bir grup öğrenci ve akademisyen tarafından kuruldu. Yönetim ve faaliyetlerinin tamamında lisans öğrencileri bulunan okul, kendi dalının tek örneği bir düşünce kuruluşu olarak biliniyor. Çok sayıda uzmanlık masasından oluşan okul için ayrıntılı bilgi https://www.gencdiplomatlar.com adlı siteden alınabilir.