Umudu kaybetmek yok; haydi, karnavala!

Haydi, bir kez daha buluşalım karnavalımızda… Morale ihtiyacımızın olduğu şu günlerde yine birlikte coşalım, eğlenelim, yarınlara umutla bakalım.

Refleks

Her nisan gelişinde, hem baharın tazeliğini hisseder hem de aklıma düşüverir portakal ağaçlarının taze açmış çiçeklerinin kokuları. Hafızanın en güçlüsüdür ya koku, alıp götürür beni oralara, Adana’ya…

İşte, yine geldi nisan… 


Bundan üç yıl önce şöyle yazmışım: 

“Portakal çiçekleri misss gibi açmışken, sokaklar şahane kokarken, bizim hüzünlü olmamıza imkân yok! Biz, kıpır kıpırız. Sevinçliyiz. Heyecanlıyız. Çocuklar kadar şeniz. Nefesimizi tuttuk, Portakal Çiçeği Karnavalı’nı ve karnavala katılacak misafirlerimizi bekliyoruz. Dünyanın her yerinden gelecekler… Gelsinler… Onları, sokakları portakal çiçeği kokan Adana’da kucaklamaya hazırlanıyoruz.” 

Ya şimdi? Ahhh ki, ne ah. Başa bela Covid-19 her şey gibi karnavalı da etkiledi. Geçtiğimiz yıl tam da pandeminin ilan edildiği günlere denk gelmişti. Ama karnaval komitesi bir çağrı yaptı ve herkesi balkonlara çağırdı. En güzel giysileriyle, balkonlarını süsleyerek… Her türlü şarta rağmen yine de keyif ve coşku ile kutlandı…

Bu yıl ne olacaktı, peki? Salgın devam ediyor, önlemler artırılıyor, uyarılar hemen her gün tekrarlanıyor. Vazgeçmemişler. Düşünmüşler taşınmışlar ve bu yıl karnavalı online olarak dijital ortama taşımışlar. Dört gün boyunda web sitelerinden yayınlar yapacaklar. Yarışmalar, konserler, etkinlikler ve birçok eğlenceli şey daha var… Belki binlerce insan sokakları, caddeleri dolduramayacak ama yayınları izleyerek bu büyük coşkuya yine ortak olacak.

“Adana kebaptan mı ibaret?” diye soruyorlar bazen bana. Tabii ki hayır! Kebabın Allah’ı bizim memleketimizde yenir, o ayrı. Ama çok daha zengin, çok daha derindir Adana…

Bu yıl dijital olsa da, işte, “Nisan’da Adana’da” sloganıyla yapılan karnaval biraz da bunu anlatıyor bizlere.

Haydi, bir kez daha buluşalım karnavalımızda… Morale ihtiyacımızın olduğu şu günlerde yine birlikte coşalım, eğlenelim, yarınlara umutla bakalım.

Hoşça kalın, hep portakal çiçeği kokuları içinde kalın!

Ayşe ARMAN