<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/">
    <channel>
        <title>REFLEKS GAZETESİ | Türkiye&#039;nin İlk ve Tek Bölgesel Ekonomi Yayını - BÖLGESEL EKONOMİ</title>
        <description>Refleks Gazetesi, Ekonomi Haberleri, Refleks,Lokomotif Ödülleri</description>
        <link>https://www.refleksgazetesi.com</link>
        <language>tr</language>
        <pubDate>Mon, 13 Jul 2026 18:25:32 +0300</pubDate>
                                <item>
                <title>Yüzde 56’sı 20 firmadan</title>
                                    <description>Türkiye İhracatçılar Meclisinin “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı 2025” araştırmasına Adana’dan 20 firma girdi. Bu şirketlerin toplam ihracatı 1 milyar 706 milyon doları aşarken kentin 3,04 milyar dolarlık ihracatının yüzde 56,1’ini listedeki firmalar gerçekleştirdi. SASA, 350,7 milyon dolarlık dış satımla Adana’nın ihracat şampiyonu oldu.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%">Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından açıklanan “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı 2025” araştırmasında Adana’dan 20 firma yer aldı. Geçen yıl listeye 19 şirket sokan Adana, bu yıl temsilci sayısını 20’ye yükseltti.</p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%">Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, listedeki Adanalı firmaların kentin ihracatındaki belirleyici rolüne dikkati çekti. Adana’nın 2025 yılı ihracatının 3,04 milyar dolar olarak gerçekleştiğini belirten Kıvanç, TİM İlk 1000 listesine giren 20 firmanın toplam ihracatının ise 1 milyar 706 milyon 300 bin dolara ulaştığını söyledi.</p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%">Kıvanç, “Listeye giren firmalarımız, Adana’nın toplam ihracatının yaklaşık yüzde 56,1’ini tek başına gerçekleştirdi. Üretimi, ihracatı ve istihdamıyla ülke ekonomisine katkı sunan tüm firmalarımızı kutluyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum,” dedi.</p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><strong><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%">Firma sayısı 20’ye yükseldi</strong></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="font-size:12pt"><span style="line-height:115%">Geçen yıl listede 19 Adanalı firmanın bulunduğunu hatırlatan Kıvanç, şirket sayısının bu yıl 20’ye yükselmesinin kent sanayisinin üretim gücünü ve ihracattaki istikrarını ortaya koyduğunu ifade etti. Kıvanç, gelecek yıllarda daha fazla Adanalı şirketin TİM İlk 1000 listesine gireceğine inandıklarını kaydetti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.refleksgazetesi.com/media/2026/06/post9733_6a412dc9d4bab.jpg</image>
                                <category>EKONOMİ,BÖLGESEL EKONOMİ</category>
                <author>Refleks Gazetesi</author>
                <link>https://www.refleksgazetesi.com/yuzde-56si-20-firmadan/9733</link>
                <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 17:19:51 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Gıda sektöründe yeni iş birliklerinin kapısı açıldı</title>
                                    <description>Hatay’da düzenlenen işletmeler arası eşleştirme toplantısında, depremden etkilenen bölgelerde faaliyet gösteren gıda üreticileri; ulusal market zincirleri, e-ticaret platformları ve sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Birebir görüşmelerde KOBİ’ler ürünlerini doğrudan satın alma profesyonellerine tanıtarak yeni pazarlara açılma fırsatı yakaladı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:107%">Avrupa Birliği ile Alman Federal Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Bakanlığı tarafından ortaklaşa finanse edilen Türkiye’nin Depremden Etkilenen Bölgelerinde Sürdürülebilir İstihdam ve Sosyoekonomik Kalkınma Projesi (RE-SEED) kapsamında düzenlenen “Ortak Gelecek İçin Gıda Sektörü İşletmeler Arası Eşleştirme Toplantısı”, Hatay’da gerçekleştirildi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:107%">Belen ilçesindeki Kanuni Sultan Süleyman Kervansarayı’nda düzenlenen organizasyon; gıda üreticilerini, satın alma profesyonellerini, sektör temsilcilerini, kadın kooperatiflerini ve girişimcileri aynı platformda buluşturdu. Gün boyunca gerçekleştirilen paneller ve işletmeler arası eşleştirme görüşmelerinde katılımcılar, yeni ticari bağlantılar kurma ve uzun vadeli iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkânı buldu.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:107%">Ürünlerini doğrudan tanıttılar</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:107%">Türkiye’nin farklı illerinden gelen satın alma profesyonelleriyle gerçekleştirilen birebir görüşmelerde KOBİ’ler, ürünlerini sektörün önemli aktörlerine doğrudan tanıttı. Görüşmelerde üreticiler ile satın almacılar karşılıklı ihtiyaç ve beklentilerini değerlendirirken yeni tedarik bağlantıları ve ticari iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik temaslarda bulundu.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:107%">Etkinlikle özellikle depremden etkilenen bölgelerde faaliyet gösteren Türk ve Suriyeli girişimcilerin ekonomik hayata katılımının güçlendirilmesi, işletmelerin sürdürülebilir büyümesinin desteklenmesi ve bölgesel kalkınmanın hızlandırılması hedeflendi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:107%">Programın ayrıca işletmelerin ulusal pazarlara erişimini kolaylaştırması, yerel ekonominin canlanmasına, yeni istihdam alanlarının oluşmasına ve sosyal uyumun güçlenmesine katkı sağlaması amaçlandı. Program, Innovation for Development Proje Müdürü Doğan Çelik, Alman Uluslararası İş Birliği Kurumu Özel Sektör ve Kalkınma Danışmanı Uğur Demir ile Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın açılış konuşmalarıyla başladı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:107%">Sektörün önemli markaları katıldı</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:107%">Etkinlikte Migros, CarrefourSA, BİM, A101, Trendyol, Hepsiburada, Getir, Pazarama, Happy Center, Caffè Nero, Çağrı Market, Özenler Market ve Tarım Kredi Market temsilcileri yer aldı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:107%">Programa ayrıca Gıda Perakendecileri Derneği, PERDER, TÜRES, TURYİD ve diğer sektör kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı’nın yanı sıra Belen Kaymakamı Onur Şan, Hatay Valiliği İl Planlama ve Koordinasyon Müdürü Mustafa Örgüt, DOĞAKA Genel Sekreteri Oğuz Alibekiroğlu, KOSGEB Müdürü Mustafa Öztaş, Belen Belediye Başkan Yardımcısı Erdal Durdu, Defne Belediye Başkan Yardımcısı Selahattin Künefeci, Antakya Belediyesi Meclis Üyesi Kenan Bozkurt, HASİAD Başkanı Ahmet Horoz ve TÜRES Hatay Başkanı Halil İbrahim Uçar da etkinliğe katılım sağladı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:107%">Yeni ticari anlaşmalar bekleniyor</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:107%">Hatay Valiliği ve Güvenilir Ürün Platformu’nun katkılarıyla gerçekleştirilen buluşma, depremden etkilenen bölgelerde faaliyet gösteren işletmelerin yeni pazarlara ulaşmasını desteklerken farklı paydaşlar arasında kalıcı iş ilişkilerinin kurulmasına da zemin hazırladı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:107%">Yoğun ilgi gören etkinlikte gerçekleştirilen görüşmelerin önümüzdeki dönemde yeni ticari anlaşmalara, tedarik ilişkilerine ve istihdam fırsatlarına dönüşmesi bekleniyor.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:107%">RE-SEED Projesi, Avrupa Birliği ile Alman Federal Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Bakanlığı tarafından ortaklaşa finanse ediliyor. Proje, Alman Uluslararası İş Birliği Kurumu tarafından Türkiye Belediyeler Birliği ve Innovation for Development ortaklığında yürütülüyor.</span></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.refleksgazetesi.com/media/2026/06/gida-sektorunde-yeni-is-birliklerinin-kapisi-acildi_6a3434c788268_h.jpg</image>
                                <category>EKONOMİ,BÖLGESEL EKONOMİ,TÜRKİYE EKONOMİSİ</category>
                <author>Refleks Gazetesi</author>
                <link>https://www.refleksgazetesi.com/gida-sektorunde-yeni-is-birliklerinin-kapisi-acildi/9714</link>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 21:03:23 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İş dünyasına “nakit akışınızı koruyun” uyarısı</title>
                                    <description>MÜSİAD Adana Şubesi tarafından Adana Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen Ekonomi ve Finans Zirvesi’nde; küresel ekonomik gelişmeler, yüksek faiz, vergi denetimleri, aile şirketlerinde kurumsallaşma, finansal yeniden yapılandırma ve halka arz seçenekleri ele alındı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Adana Şubesi tarafından düzenlenen Ekonomi ve Finans Zirvesi, Adana Ticaret Odası Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Zirveye; Tema Grup ortakları İsmet Gergerli, Gürol Gündoğan ve Ahmet Yiğit ile İntegral Yatırım Genel Müdürü Osman İlker Savuran konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise 2blackdot Danışmanlık Kurucusu Hakan Çalışkantürk üstlendi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Programa, Adana Ticaret Odası yönetimi ve üyelerinin yanı sıra Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Aslan, AOSB Kadın Sanayiciler Platformu Başkanı Elif Tosmur ve Yönetim Kurulu Üyesi Merve Sütçü, Çukurova GİAD Başkanı Alperen Pişkin, İŞKAD Başkanı Süheyla Gergin, Adana Emlakçılar Esnaf Odası Başkanı Ülkü Uçar ile çok sayıda sanayici ve iş insanı katıldı. Zirve, MÜSİAD Adana Şube Başkanı Ömer Tekdemir ile Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Bayram’ın açılış konuşmalarıyla başladı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal"><b>“Küresel borç 350 trilyon dolara yaklaştı”</b></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Panelde ilk sözü alan Tema Grup Ortağı İsmet Gergerli, dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri güncel veriler üzerinden değerlendirdi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Dünya ekonomisinin yaklaşık 120 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılasına karşılık küresel borç miktarının 350 trilyon dolara yaklaştığını belirten Gergerli, Türkiye’nin ise 2025 yılını 1,6 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılayla tamamladığını söyledi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Türkiye’nin dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi konumunda bulunduğunu ifade eden Gergerli, kişi başına düşen millî gelirin 18 bin doların üzerine çıkmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Pandemiyle başlayan küresel enflasyon dalgasının yeniden güç kazandığına dikkat çeken Gergerli, enerji fiyatlarındaki yükselişin Türkiye ekonomisi üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu kaydetti.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 2026 yılı için ortalama 60 dolar olarak öngördüğü petrol fiyatını 90 dolara yükseltmek zorunda kaldığını belirten Gergerli, enerjinin Türkiye’nin en büyük ithalat kalemlerinden biri olması nedeniyle bu gelişmenin ekonomiye önemli maliyet getirdiğini söyledi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Gergerli, enerji fiyatlarındaki artışın eşel mobil sistemiyle doğrudan vatandaşa yansıtılmasa bile kamu maliyesi ve genel ekonomi üzerinde yük oluşturduğunu ifade etti.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal"><b>“Faiz yükü birkaç yıl daha sürebilir”</b></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Küresel enflasyondan bütün ülkelerin etkilendiğini ve bunun Türkiye’ye de yansıyacağını dile getiren Gergerli, yüksek faizlerden şikâyet eden iş insanlarına bunun enflasyonist ortamın bir sonucu olduğunu anlattı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Enflasyon ve yüksek faizin oluşturduğu yükün birkaç yıl daha devam edebileceğini belirten Gergerli, Avrupa Merkez Bankasının faiz artırmak zorunda kaldığını, faiz indirmesi beklenen ABD Merkez Bankasının ise faizleri sabit tuttuğunu aktardı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">İstanbul Sanayi Odasının açıkladığı İSO 500 verilerine de değinen Gergerli, listedeki şirketlerin faaliyet kârlarının yüzde 82’sinin finansman giderlerine gittiğine dikkat çekerek işletmelere temkinli hareket etmeleri çağrısında bulundu.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal"><b>“İhracatta tek sorun döviz kuru değil”</b></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Moderatör Hakan Çalışkantürk de İstanbul Sanayi Odası ile S&P Global tarafından yayımlanan sektörel PMI verilerine göre takip edilen 10 ana sektörün dokuzunun daralma bölgesinde bulunduğunu hatırlattı. Türkiye’nin Avrupa’da sanayi üretiminde en sert daralma yaşayan ülkeler arasında yer aldığına dikkat çeken Çalışkantürk’ün değerlendirmesi üzerine Gergerli, ihracattaki tek sorunun döviz kuru olmadığını vurguladı. Gergerli, Türk sanayicisinin rekabet gücünü artırabilmesi için katma değeri yüksek üretime yönelmesinin zorunlu hâle geldiğini söyledi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal"><b>Yapay zekâ destekli vergi denetimleri artacak</b></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Tema Grup Ortağı, eski maliye müfettişi ve bağımsız denetçi Gürol Gündoğan ise artan vergi denetimleri hakkında bilgi verdi. Vergi denetimlerinin yapay zekâ desteğiyle daha kapsamlı hâle geleceğini belirten Gündoğan, şirket sahiplerinin verilen beyannameleri yalnızca mali müşavirlerine bırakmaması, rakamları dikkatle incelemesi ve olası hataları önlemesi gerektiğini söyledi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Gündoğan, bilmeden kullanılan sahte belgelerin de şirketler ve yöneticiler açısından ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, bu tür işlemlerin Mali Suçları Araştırma Kurulu incelemelerine ve cezai yaptırımlara konu olabileceğini ifade etti.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal"><b>“Şirketlerin yüzde 90’ı aile şirketi”</b></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Tema Grup Ortağı ve deneyimli bankacı Ahmet Yiğit ise şirketlerin finansman ihtiyacı, kurumsallaşma ve aile şirketlerinin sürdürülebilirliği üzerine değerlendirmelerde bulundu.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Türkiye’deki işletmelerin yaklaşık yüzde 90’ının aile şirketi olduğunu belirten Yiğit, bu şirketlerin önemli bir bölümünün üçüncü kuşağa ulaşamadan faaliyetlerini sonlandırdığını söyledi. Etkin ve işlevsel bir aile anayasasının şirketlerin ömrünü uzattığını vurgulayan Yiğit, şirketlerin mevcut ekonomik koşullarda en fazla nakit akışına odaklanması gerektiğini ifade etti.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Bozulan nakit akışının işletmeleri kısa sürede iflasa sürükleyebildiğini belirten Yiğit, konkordato ilan eden şirketlerin çok küçük bir bölümünün normal faaliyetlerine dönebildiğini kaydetti.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Faaliyet kârı üretmeye devam eden ancak finansman sıkıntısı yaşayan şirketler için 5411 sayılı Bankacılık Kanunu çerçevesindeki finansal yeniden yapılandırma uygulamasının daha uygun bir seçenek olabileceğini anlatan Yiğit, bu yöntemin şirketlere ödemesiz dönem, TLREF’e endeksli faiz ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi avantajı sağlayabildiğini söyledi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal"><b>“Nakit akışı kristal toptur”</b></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Moderatör Hakan Çalışkantürk de nakit akışının işletmeler açısından taşıdığı önemi, iş insanı Üzeyir Garih’in şu sözleriyle anlattı:</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">“Biz iş insanları, elinde üç top çeviren jonglör gibiyiz. Kârlılık ve ciro lastik toplardır; düşse bile yeniden sıçrar. Nakit akışı ise kristal toptur. Bir kez düşerse kırılır ve bir daha toplanamaz.”</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal"><b>Halka arz ve borçlanma seçenekleri anlatıldı</b></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Panelin son konuşmacısı İntegral Yatırım Genel Müdürü Osman İlker Savuran ise daralan kredi piyasasında şirketlerin kullanabileceği alternatif finansman yöntemlerini anlattı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Halka arzın öz kaynak niteliğinde önemli bir finansman seçeneği olduğunu belirten Savuran, Sermaye Piyasası Kurulunda değerlendirme bekleyen başvurular nedeniyle halka arz süreçlerinin 24 aya kadar uzayabildiğini söyledi. Savuran, şirketlerin halka arzın yanı sıra tahvil ve bono gibi borçlanma araçları ihraç ederek de alternatif finansman sağlayabileceğini ifade etti.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.refleksgazetesi.com/media/2026/06/post9710_6a32c3a750577_h.jpg</image>
                                <category>BÖLGESEL EKONOMİ</category>
                <author>Refleks Gazetesi</author>
                <link>https://www.refleksgazetesi.com/is-dunyasinin-gundemi-finans/9710</link>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 18:50:24 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Doğu Akdeniz’e bir üretim üssü daha</title>
                                    <description>Adana Valisi Mustafa Yavuz, Ceyhan Organize Sanayi Bölgesi’nin yalnızca Adana’nın değil, Doğu Akdeniz’in en önemli sanayi ve üretim merkezlerinden biri olacağını belirterek, birinci etap yatırımlarının hızlandırılacağını, ikinci etap çalışmalarının da kısa sürede somutlaştırılacağını söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:115%">Ceyhan Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Toplantısı, Adana Valisi Mustafa Yavuz’un başkanlığında Ceyhan’da gerçekleştirildi. Toplantıya Sarıçam Kaymakamı Murtaza Dayanç, Ceyhan Kaymakamı Ramazan Kurtyemez, Adana Sanayi Odası Meclis Başkanı İsrafil Uçurum, Ceyhan Ticaret Odası Başkanı Şeref Can ile ilgili kurumların temsilcileri katıldı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:115%">Yatırımlar ayrıntılı ele alındı</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:115%">Toplantıda Ceyhan OSB’nin mevcut durumu, birinci etapta yapılacak yeni altyapı ve üstyapı yatırımları ile ikinci etap çalışmaları ayrıntılı biçimde değerlendirildi. Bölgede yürütülecek çalışmaların yol haritası ve atılacak stratejik adımlar ele alındı.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:115%">Toplantıda konuşan Vali Mustafa Yavuz, Ceyhan OSB’nin Adana’nın ekonomik kalkınmasına yön verecek en önemli projelerden biri olduğunu söyledi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:115%">“Muazzam bir potansiyel var”</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:115%">Ceyhan OSB’nin hem Adana’nın hem de Türkiye’nin parlayan yıldızı olacağına inandığını belirten Vali Yavuz, şunları söyledi:</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:115%">“Bölgemizi incelediğimizde bir tarafta Osmaniye OSB, diğer tarafta Erzin OSB, Serbest Bölge ve Yumurtalık’a kadar uzanan bu havzanın muazzam bir potansiyel barındırdığını görüyoruz. Önümüzdeki dönemde bu bölge, yalnızca Ceyhan ve Adana’nın değil, Doğu Akdeniz’in ve ülkemizin en önemli sanayi ve üretim merkezlerinden biri hâline gelecektir. Bugün sizlerle birlikte alacağımız kararlar, bu geleceğin inşasında çok önemli bir rol oynayacaktır.”</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:115%">İkinci etap için hızlanma mesajı</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:115%">Projenin birinci etabını titizlikle değerlendirirken ikinci etabı da en kısa sürede somutlaştırmaları gerektiğini vurgulayan Vali Yavuz, sürecin hızlandırılacağını ifade etti.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:115%">Geçtiğimiz hafta sonu Sera OSB’de incelemelerde bulunduklarını hatırlatan Yavuz, şöyle devam etti:</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:115%">“Orada altyapı ihalesi süreçlerini takvime bağladık ve inşallah kasım ayında ilk ürün hasadını gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Ceyhan OSB’de de aynı kararlılıkla ilerleyeceğiz. Geçmişten gelen tecrübemizle yapılması gereken çalışmaları hızla karara bağlayacak, toplantılarımızı daha sık aralıklarla gerçekleştirerek projelerimizi bir an önce neticeye ulaştıracağız.</span></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.refleksgazetesi.com/media/2026/06/dogu-akdenize-bir-uretim-ussu-daha_6a3269454958e_h.jpg</image>
                                <category>BÖLGESEL EKONOMİ</category>
                <author>Refleks Gazetesi</author>
                <link>https://www.refleksgazetesi.com/dogu-akdenize-bir-uretim-ussu-daha/9709</link>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:25:46 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Koordinatör Başkan Hıradağı oldu</title>
                                    <description>Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nde yeni dönem koordinatör başkanlığına Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İmam Gazali Hıradağı getirildi. Hıradağı, “Akdeniz Bölgesi’ni yüksek katma değerli üretimin, yeşil dönüşümün ve ihracat odaklı büyümenin öncü merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz,” dedi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nde (AKİB) yeni dönemde görev yapacak koordinatör başkan ve başkan yardımcıları belirlendi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">AKİB’in açıklamasına göre, birliğin yeni dönem koordinatör başkanı Akdeniz Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı İmam Gazali Hıradağı oldu.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Başkan yardımcılığı görevlerine ise Akdeniz Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Aytek ile Akdeniz Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Akgöl seçildi.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"> </p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal"><b>Yeşil dönüşüm ve dijitalleşme öncelikli olacak</b></span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Açıklamada görüşlerine yer verilen Hıradağı, “İhracatta Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda yeşil dönüşüm, dijitalleşme, sürdürülebilir üretim ve pazar çeşitliliğini önceleyeceklerini belirtti.</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">Türkiye’nin küresel pazarlardaki etkinliğini artırmak ve ihracatçıların rekabet gücünü yükseltmek için iş birliği içinde çalışacaklarını vurgulayan Hıradağı, şunları kaydetti:</span></p>

<p style="margin-bottom:11px"><span style="line-height:normal">“Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Akdeniz Bölgesi’ni yüksek katma değerli üretimin, yeşil dönüşümün ve ihracat odaklı büyümenin öncü merkezlerinden biri haline getirmektir. Güçlü sanayi altyapımız, girişimci ruhumuz ve 30 bini aşkın ihracatçımızın dinamizmiyle Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu daha da güçlendireceğiz.”</span></p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.refleksgazetesi.com/media/2026/06/post9676_6a2409f2211ed.jpg</image>
                                <category>BÖLGESEL EKONOMİ</category>
                <author>Refleks Gazetesi</author>
                <link>https://www.refleksgazetesi.com/koordinator-baskan-hiradagi-oldu/9676</link>
                <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 14:51:57 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>“Portakal Çiçeği” ekonomisine bilimsel yaklaşım</title>
                                    <description>Portakal Çiçeği Karnavalı’nın kamuoyunda sıkça dile getirilen “1,5 milyon ziyaretçi” ve “6 milyar TL ekonomik katkı” söylemleri yeniden tartışmaya açıldı. Çukurova Üniversitesi’nden Doç. Dr. İsmail Güneş, “Festivaller Ekonomisi” adlı söyleşisinde; katılımcı sayılarından vergi verilerine, kayıt dışılıktan ekonomik sızıntılara kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Doç. Dr. Güneş, festival ekonomisinin yalnızca kalabalık ve brüt ciro üzerinden değil; “yerel halka kalan gerçek refah”, “kamu maliyetleri” ve “sürdürülebilirlik” ekseninde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Portakal Çiçeği Karnavalı’nın her yıl milyonlarca kişiyi Adana sokaklarında buluşturduğu yönündeki söylemler kamuoyunda geniş yankı uyandırırken Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İ.İ.B.F.) Maliye Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Güneş’ten dikkat çeken bir değerlendirme geldi. 8. Akdeniz Sanat Günleri Adana Etkinlikleri kapsamında Artika Sanat Merkezi’nde “<strong>Festivaller Ekonomisi</strong>” başlıklı bir söyleşi gerçekleştiren Doç. Dr. Güneş, “1,5 milyon ziyaretçi” ve “6 milyar TL ekonomik katkı” gibi rakamların bilimsel yöntemlerle doğrulanması gerektiğini savundu. Festival ya da karnaval ekonomisinin yalnızca kalabalık görüntüleri ve brüt satış hacmi üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Doç. Dr. Güneş; veri güvenilirliği, kayıt dışılık, kamu maliyetleri, ekonomik sızıntılar, gölge maliyetler, şeffaflık ve sürdürülebilirlik başlıklarında kapsamlı bir çerçeve sundu.</p>

<p>Portakal Çiçeği Karnavalı’nın yıllar içinde Adana’nın en güçlü şehir markalarından birine dönüştüğünü belirten Doç. Dr. İsmail Güneş, organizasyonun kültürel ve sosyal etkisinin tartışılmaz olduğunu ifade etti. Ancak Doç. Dr. Güneş’e göre karnavalın ekonomik büyüklüğü, katılım sayısı ve yaratılan ekonomik değere ilişkin kamuoyunda dolaşıma giren veriler çoğu zaman akademik ölçüm standartlarından uzak ve bilimsel dayanaklardan yoksun biçimde yorumlanıyor.</p>

<p>Artika Sanat Merkezi’nde düzenlenen söyleşide konuşan Doç. Dr. Güneş, “festival ekonomisi” kavramının yalnızca sokaktaki insan yoğunluğu ya da oluşan ticari hareketlilik üzerinden okunamayacağını belirterek gerçek ekonomik etkinin ancak bilimsel veri analizleriyle ortaya konulabileceğini söyledi.</p>

<p> </p>

<p><b>“Taze para” ile “yer değiştiren harcama” ayrımı</b></p>

<p>Söyleşinin merkezinde yer alan en önemli başlıklardan biri “taze para” kavramı oldu. Doç. Dr. İsmail Güneş’e göre bir organizasyonun bölge ekonomisine gerçek katkısı, yalnızca şehir dışından gelen ziyaretçilerin kente taşıdığı yeni finansal kaynak üzerinden değerlendirilebilir.</p>

<p>Yerel halkın festival süresince yaptığı harcamaların ise ekonomik büyüme değil, mevcut harcamaların farklı sektörlere kayması ve var olan kaynakların el değiştirmesi anlamına geldiğini ifade eden Doç. Dr. Güneş, bunun ekonomi literatüründe “ikame etkisi” olarak değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p>Başka bir ifadeyle, kentte zaten dolaşımda bulunan para yalnızca farklı alanlara yöneliyor; bu durum her zaman yeni bir ekonomik büyüme yaratmıyor.</p>

<p>Bu nedenle yerel halk, tesadüfi ziyaretçiler, iş veya akraba ziyareti nedeniyle kentte bulunanlar, yalnızca seyahat tarihini festivale denk getiren turistler ile yalnızca festival ya da karnaval amacıyla gelen ziyaretçilerin birbirinden ayrıştırılması gerektiği vurgulandı.</p>

<p> </p>

<p><b>“Kalabalık başka, net turist başka”</b></p>

<p>Doç. Dr. İsmail Güneş’in dikkat çektiği bir diğer başlık ise katılımcı sayıları oldu.</p>

<p>Açık alan festivallerinde ya da karnavallarında aynı kişinin farklı günlerde tekrar sayılabilmesi, kent merkezindeki yoğunluğun doğrudan “tekil turist” olarak yorumlanması ve yerel halkın da toplam ziyaretçi sayısına dâhil edilmesi nedeniyle ciddi metodolojik sorunlar oluştuğunu belirten Doç. Dr. Güneş, ziyaretçi sayılarının dijital teknolojilerle doğrulanması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Doç. Dr. İsmail Güneş, bu noktada GSM sinyal analizleri, Wi-Fi ve Bluetooth tabanlı ölçümler, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) POS verileri, ATM nakit çekim hareketleri gibi nesnel veri kaynaklarının önem kazandığını ifade etti.</p>

<p> </p>

<p><b>“Brüt ciro” ile “yerel refah” aynı şey değil</b></p>

<p>Söyleşide festival ya da karnaval ekonomilerinde en sık yapılan hatalardan birinin “satış hacmi” ile “yerel gelir artışı”nın birbirine karıştırılması olduğu dile getirildi.</p>

<p>Doç. Dr. İsmail Güneş’e göre Portakal Çiçeği Karnavalı döneminde oluşan yüksek işlem hacmi, doğrudan kent halkının ekonomik olarak zenginleştiği anlamına gelmiyor. Çünkü harcamaların önemli bir bölümü tedarik zinciri ve hizmet akışı üzerinden şehir dışına yöneliyor.</p>

<p>Sunumda verilen örneklerde; karnavalda kullanılan et ürünlerinin farklı illerden tedarik edilmesi, sucuk gibi ürünlerin Afyon ve Kayseri’den gelmesi, organizasyon ekipmanlarının başta İstanbul olmak üzere farklı merkezli şirketlerden sağlanması, çadır ve teknik altyapının başka şehirlerden kiralanması ve organizasyon firmalarının çoğunlukla şehir dışı merkezli olması gibi unsurların, oluşan ekonomik hareketliliğin önemli bir kısmının Adana ekonomisinde kalmasını sınırladığına dikkat çekildi.</p>

<p>Bu kapsamda Doç. Dr. Güneş, festivaller ya da karnavallarda yerel üreticilerin, kooperatiflerin ve yerel tedarik zincirlerinin daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirterek yerel ürün kullanımını artıracak mekanizmaların kent içi ekonomik faydayı güçlendireceğini ifade etti.</p>

<p>Ayrıca festival ya da karnaval ziyaretçilerinin çevre illerde konaklaması ya da harcamalarının bir kısmını farklı şehirlerde gerçekleştirmesinin de ekonomik “sızıntı” oluşturduğu belirtildi. Özellikle tur organizasyonlarında Adana’nın çoğu zaman birinci konaklama tercihi olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Güneş, kentteki turizm işletmelerinin festival ya da karnaval dönemine yönelik daha etkin stratejiler geliştirmesi gerektiğini, böylece ekonomik katkının kent içinde daha güçlü şekilde tutulabileceğini ifade etti.</p>

<p> </p>

<p><b>Kebap fiyatları ve “festival enflasyonu” tartışması</b></p>

<p>Söyleşide dikkat çekilen bir başka başlık ise festival ya da karnaval dönemlerinde oluşan fiyat baskısı oldu.</p>

<p>Doç. Dr. İsmail Güneş, özellikle nisan ayında düzenlenen Portakal Çiçeği Karnavalı’nın ardından kentin en önemli gastronomi ürünlerinden biri olan Adana kebabı başta olmak üzere bazı ürünlerde fiyat artışlarının gözlemlendiğini ifade etti.</p>

<p>Festival ya da karnaval dönemlerinde oluşan yoğun talebin şehir ekonomisine canlılık kazandırırken bazı temel hizmet ve ürünlerde ciddi fiyat baskısı oluşturabileceğine dikkat çekildi. Bu durumun yalnızca turizm ve ticaret açısından değil, kent yaşamı ve günlük tüketim maliyetleri bakımından da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Doç. Dr. İsmail Güneş, özellikle gıda ve konaklama sektöründe festival ya da karnaval dönemlerinde ortaya çıkan yüksek fiyat uygulamalarının ziyaretçiler açısından önemli bir memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti. Daha gerçekçi ve sürdürülebilir bir fiyat politikasının benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Güneş, fiyat denetimlerinin artırılması ve belirli alanlarda tavan fiyat uygulamalarının değerlendirilmesinin önemine dikkat çekerek aksi halde bu dönemlerde oluşan ekonomik hareketliliğin hızla çevre illere kayabileceğini belirtti.</p>

<p> </p>

<p><b>Vergi verileri ve kayıt dışılık vurgusu</b></p>

<p>Söyleşide dikkat çeken başlıklardan biri de vergi verileri oldu.</p>

<p>Çukurova Üniversitesi İ.İ.B.F Maliye Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Güneş, geçmiş yıllara ilişkin vergi tahsilatları incelendiğinde Portakal Çiçeği Karnavalı’nın düzenlendiği nisan ayının ardından verilen KDV beyannamelerinde, açıklanan ekonomik büyüklüklerle paralel bir artış görülmediğini ifade etti.</p>

<p>Doç. Dr. Güneş, teorik olarak karnaval döneminde kent ekonomisinde milyarlarca liralık ek bir hareketlilik oluşuyorsa bunun mayıs ayından itibaren vergi gelirlerine de yansımasının bekleneceğini söyledi.</p>

<p>Ancak geçmiş yıllardaki verilerde bu ölçekte belirgin bir artış görülmediğini belirten Doç. Dr. Güneş, bunun ekonomik etkinin olduğundan yüksek hesaplanması, harcamaların bir bölümünün kayıt dışı gerçekleşmesinden kaynaklandığını ve kentte yaratılan gelirlerin sızıntılar yoluyla başka kentlere transfer edildiğini ifade etti ve kayıt dışılığın karnavalda çok yoğun olarak yaşandığını, bu konuda caydırıcı önlemler alınması gerektiğini vurguladı.</p>

<p> </p>

<p><b>Kamu maliyetleri de hesaba katılmalı</b></p>

<p>Söyleşide öne çıkan bir başka başlık ise kamu kaynaklarının kullanımı oldu.</p>

<p>Portakal Çiçeği Karnavalı süresince görev yapan zabıta ekipleri, temizlik personelleri, trafik polisleri, park ve bahçe çalışanları, ulaşım ve lojistik hizmetleri gibi unsurların ekonomik analizlerde çoğu zaman “sıfır maliyet” kabul edildiğini belirten Doç. Dr. İsmail Güneş, bunun sağlıklı bir yaklaşım olmadığını söyledi.</p>

<p>Kamu personeli mesaisi, araç kullanımı, yakıt giderleri ve alternatif hizmet maliyetlerinin de ekonomik tabloya dâhil edilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Güneş, gerçek fayda-maliyet analizinin ancak bu şekilde yapılabileceğini belirtti.</p>

<p> </p>

<p><b>Festival ekonomisinde “sürdürülebilirlik” dönemi</b></p>

<p>Söyleşide yalnızca ekonomik büyüklük değil; sürdürülebilirlik ve çevresel maliyetler de ele alındı.</p>

<p>Doç. Dr. İsmail Güneş, modern festival ekonomilerinde artık yalnızca gelir değil; karbon ayak izi, enerji tüketimi, ulaşım kaynaklı emisyonlar, konaklama yükü, atık yönetimi gibi başlıkların da değerlendirme kriteri haline geldiğini söyledi.</p>

<p>Özellikle şehir dışından gelen ziyaretçilerin ulaşım ve konaklama süreçlerinin ciddi bir çevresel maliyet oluşturduğunu belirten Doç. Dr. İsmail Güneş, sürdürülebilirlik söylemlerinin yalnızca geri dönüşüm rakamlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. Günümüzde birçok organizasyonda çevresel sürdürülebilirlik kavramının daha çok “çevreci görünme” pratiğine dönüştüğünü belirten Doç. Dr. Güneş, literatürde bunun “greenwashing” olarak tanımlandığını söyledi.</p>

<p>Festival ya da karnaval organizasyonlarının gelecekte yalnızca ekonomik büyüklükleriyle değil; karbon ayak izi raporları, çevresel etki analizleri ve şeffaf sürdürülebilirlik raporlarıyla da değerlendirileceğini ifade eden Doç. Dr. Güneş, bu süreçlerin “bağımsız denetim” mekanizmalarıyla desteklenmesinin önemine dikkat çekti.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.refleksgazetesi.com/media/2026/05/portakal-cicegi-ekonomisine-bilimsel-yaklasim_6a0b8f6c5c96e_h.jpg</image>
                                <category>BÖLGESEL EKONOMİ</category>
                <author>Refleks Gazetesi</author>
                <link>https://www.refleksgazetesi.com/portakal-cicegi-ekonomisine-bilimsel-yaklasim/9625</link>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 00:30:03 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kahramanmaraş Stadyumu yükseliyor</title>
                                    <description>TOKİ tarafından Kahramanmaraş’ta yapımı sürdürülen 17 bin 500 seyirci kapasiteli stadyumda fiziki gerçekleşme oranı yüzde 35’e ulaştı. Deprem güvenliği odaklı projede açılışın 2027–2028 sezonunda yapılması planlanıyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş’ta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından inşa edilen yeni stadyum projesi, kentin spor altyapısına yönelik en büyük yatırımlar arasında yer alıyor.</p>

<p>Dulkadiroğlu ilçesi İstasyon Mahallesi’nde 105 bin metrekarelik alan üzerine kurulan 17 bin 500 kişilik tesisin, yalnızca futbol karşılaşmalarına değil, konserler ve çeşitli organizasyonlara da ev sahipliği yapabilecek çok amaçlı bir spor kompleksi olarak planlandığı belirtiliyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>İnşaatta yüzde 35 seviyesi aşıldı</strong></p>

<p>TOKİ İnşaat Uzmanı Taha Selvi, çalışmaların planlanan takvime uygun şekilde ilerlediğini belirterek, “17 bin 500 kişilik Kahramanmaraş Stadyumu’nda imalatlarımız devam ediyor. Şu an yüzde 35 seviyesindeyiz. 2027–2028 sezonunda hizmete açılması öngörülüyor” dedi.</p>

<p>Projede prekast beton üretimleri sürerken çelik çatı imalatı ve cephe çalışmalarına da başlandı.</p>

<p> </p>

<p><strong>Deprem güvenliği ve ekonomik katma değer ön olanda</strong></p>

<p>Stadyumun teknik altyapısında deprem güvenliğinin temel öncelik olduğu vurgulanıyor. Yapının 19 metre uzunluğundaki 2 bin 233 fore kazık üzerine inşa edildiği ve zemin güçlendirme çalışmalarının tamamlandığı ifade edildi.</p>

<p>Taha Selvi, projenin yalnızca bir spor tesisi değil, aynı zamanda kentsel bir değer alanı oluşturacağını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>“Deprem yaşamış bir şehirde aynı acıların tekrar yaşanmaması için imalat kalitesine özel önem veriyoruz. Bittiğinde çevresinde spor kompleksleri, antrenman sahaları ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü birimleriyle birlikte şehrin gözde bir yaşam alanı olacak.”</p>

<p> </p>

<p><strong>Spor ekonomisine yeni bir merkez</strong></p>

<p>Tamamlandığında Kahramanmaraş Stadyumu’nun, kentte spor ekonomisini canlandırması, etkinlik turizmine katkı sağlaması ve çevresindeki ticari alanlarla birlikte yeni bir çekim merkezi oluşturması bekleniyor.</p>

<p>Yetkililer, projenin yalnızca sportif değil, aynı zamanda ekonomik ve kentsel dönüşüm boyutuyla da bölgeye uzun vadeli değer katacağını ifade ediyor.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.refleksgazetesi.com/media/2026/05/kahramanmaras-stadyumu-yukseliyor_6a00ed5b78f73_h.jpg</image>
                                <category>BÖLGESEL EKONOMİ</category>
                <author>Refleks Gazetesi</author>
                <link>https://www.refleksgazetesi.com/kahramanmaras-stadyumu-yukseliyor/9596</link>
                <pubDate>Sun, 10 May 2026 23:27:57 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Şirketlerin ömrünü ekonomi değil &quot;aile&quot; tüketiyor</title>
                                    <description>Adana Barosu Ticaret Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Ali Mert Karakılçık, Türkiye’de aile şirketlerinin çoğu zaman ekonomik nedenlerden değil; ortaklar arasındaki hukuki ve yönetsel anlaşmazlıklardan dolayı dağılma sürecine girdiğini söyledi. Av. Karakılçık, kurumsallaşma eksikliğinin aile şirketlerindeki en büyük sorunlardan biri olduğuna dikkat çekti.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de ticari hayatın temel yapı taşlarından biri olan aile şirketlerinde yaşanan hukuki krizler, şirketlerin geleceğini tehdit etmeye devam ediyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adana Barosu Ticaret Hukuku Komisyonu Başkanı Av. Ali Mert Karakılçık, aile şirketlerinin uzun yıllar boyunca emek verilerek büyütülmesine rağmen, aile içi iletişim sorunları, kontrol mücadeleleri ve miras kaynaklı uyuşmazlıklar nedeniyle ağır dava süreçleriyle karşı karşıya kalabildiğini söyledi.</p>

<p>Şirketler büyüse dahi karar alma mekanizmalarının çoğu zaman profesyonelleşmediğini belirten Av. Karakılçık, aile ilişkilerinin şirket yönetiminin önüne geçtiğini ifade etti. Özellikle ikinci ve üçüncü kuşak sonrasında “şirket içinde kim söz sahibi olacak” tartışmalarının ciddi krizlere dönüştüğünü kaydeden Av. Karakılçık, yönetim kurulu yapısı, temsil yetkisi, kâr payı dağıtımı ve şirket kaynaklarının kullanımı gibi konuların en sık tartışma alanları arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p> </p>

<p><strong>“Aile anayasası artık zorunluluk”</strong></p>

<p>Aile şirketlerinin önemli bölümünde yazılı ve bağlayıcı bir aile anayasası ya da hissedarlar sözleşmesi bulunmadığını belirten Av. Karakılçık, bunun ilerleyen süreçlerde ortaklar arasında ciddi görüş ayrılıklarına neden olabildiğini dile getirdi.</p>

<p>Kritik genel kurul toplantılarında yıllarca birlikte hareket eden ortakların aniden karşı karşıya gelebildiğini ifade eden Av. Karakılçık, bu durumun yönetim kurulunun değişmesine ve şirket kontrolünün kaybedilmesine kadar uzanan sonuçlar doğurabildiğini söyledi.</p>

<p>Av. Karakılçık, “Şirketin geleceğine ilişkin temel ilkelerin önceden belirlenmemesi, ortakların ilerleyen süreçlerde tamamen farklı pozisyonlar almasına yol açabiliyor. Güçlü bir aile anayasası ve dengeli hissedarlar sözleşmeleri artık bir tercih değil zorunluluktur” dedi.</p>

<p> </p>

<p><strong>“Üçüncü kişilerin şirkete girişi dengeleri bozabiliyor”</strong></p>

<p>Şirket esas sözleşmelerinde, ortaklık yapısına dışarıdan kişilerin girişini sınırlandıran hükümlerin çoğu zaman yeterince güçlü olmadığını belirten Av. Karakılçık, özellikle miras, boşanma veya hisse satışları sonrasında şirket yapısının ciddi şekilde değişebildiğini ifade etti.</p>

<p>Bir ortağın hisselerini diğer ortakların istemediği üçüncü kişilere devretmesinin, yıllarca korunan şirket dengelerini bozabildiğini vurgulayan Av. Karakılçık, esas sözleşmelerinin yalnızca şekli bir belge değil, şirketin geleceğini koruyan stratejik bir güvenlik mekanizması olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Miras süreçleri şirketleri sarsıyor</strong></p>

<p>Miras süreçlerinin aile şirketlerinde en büyük kriz alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Av. Karakılçık, hisselerin mirasçılar arasında paylaşılması, tereke temsilcisi atanması ve genel kurulda oy kullanma yetkilerine ilişkin tartışmaların şirket faaliyetlerini doğrudan etkileyebildiğini belirtti.</p>

<p>Gerekli hukuki planlamalar yapılmadığında, şirket ortaklarının istemediği kişilerin dolaylı şekilde yönetim süreçlerine dahil olabildiğini kaydeden Av. Karakılçık, bunun yeni çatışmaları beraberinde getirdiğini dile getirdi.</p>

<p> </p>

<p><strong>En sık görülen davaları sıraladı</strong></p>

<p>Aile şirketlerinde ortaklar arasında açılan davalarda belirli uyuşmazlık türlerinin sürekli tekrar ettiğini belirten Av. Karakılçık, genel kurul çağrı kayyımı davaları, bilgi alma ve inceleme hakkına ilişkin davalar, özel denetçi atanması talepleri, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu davaları ile şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesine ilişkin davaların en sık karşılaşılan dava türleri arasında yer aldığını söyledi.</p>

<p>Bu davaların yalnızca hukuki değil, aynı zamanda şirket içerisindeki güven ilişkisinin tamamen ortadan kalktığını gösteren ciddi krizler olduğunu vurgulayan Av. Karakılçık, uyuşmazlık çıkmadan önce önlem alınmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p> </p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.refleksgazetesi.com/media/2026/05/sirketlerin-omrunu-ekonomi-degil-aile-tuketiyor_6a00d87bed0c5_h.png</image>
                                <category>BÖLGESEL EKONOMİ</category>
                <author>Refleks Gazetesi</author>
                <link>https://www.refleksgazetesi.com/sirketlerin-omrunu-ekonomi-degil-aile-tuketiyor/9593</link>
                <pubDate>Sun, 10 May 2026 21:43:06 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Başvuruda zaman daralıyor</title>
                                    <description>9903 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar kapsamında hayata geçirilen ve “yeni nesil teşvik modeli” olarak değerlendirilen Yerel Kalkınma Hamlesi Programı, Çukurova Kalkınma Ajansı’nda düzenlenen toplantıyla bu kez şirketlerin mali yapısını ve yatırım kapasitesini yakından bilen yeminli mali müşavirler ile mali müşavirlere anlatıldı. Adana ve Mersin’de desteklenecek stratejik yatırım başlıklarının her yıl değişeceğinin vurgulandığı toplantıda, başvurular için son tarihin 15 Mayıs 2026 olduğu hatırlatıldı.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>30 Mayıs 2025 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 9903 sayılı Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar ile birlikte Türkiye’nin yatırım teşvik sisteminde yeni bir döneme geçildi. Üretimden yeşil dönüşüme, stratejik sektörlerden ileri teknoloji yatırımlarına kadar geniş bir alanı kapsayan yeni modelin, önceki teşvik sistemlerinden farklı olarak “seçici, proje bazlı ve bölgesel odaklı” bir anlayış taşıdığı belirtiliyor.</p>

<p>Bu yeni sistemin önemli başlıklarından biri olan Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında Çukurova Kalkınma Ajansı Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısı ise dikkat çeken bir katılımcı profiline ev sahipliği yaptı.</p>

<p>Bu kez toplantı; yatırımcı şirketleri yakından tanıyan, mali yapılarını bilen ve 3568 sayılı yasa kapsamında yetkilendirilen yeminli mali müşavirler ile mali müşavirlere yönelik düzenlendi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Şirketlerin yatırım potansiyeli mercek altına alındı</strong></p>

<p>Adana Yeminli Mali Müşavirler Odası ile Çukurova Kalkınma Ajansı işbirliğinde gerçekleştirilen toplantıya yeminli mali müşavirler ve mali müşavirler yoğun katılım sağladı.</p>

<p>Toplantıda Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ahmet Rifat Duran, Adana Yeminli Mali Müşavirler Odası Başkanı Yılmaz Uçak ve Adana Mali Müşavirler Odası Başkanı Levent Deniz yer alırken Çukurova Kalkınma Ajansı Uzmanı Burak Can Gezer tarafından “Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı” başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi.</p>

<p>Toplantının açılışında yapılan konuşmalarda, yeni teşvik sisteminin klasik yatırım teşviklerinden farklı bir yapıya sahip olduğu özellikle vurgulandı. Sistemin artık yalnızca yatırım büyüklüğüne değil; katma değere, teknolojik dönüşüme, yerel ihtiyaçlara, kümelenme etkisine, arz güvenliğine ve stratejik üretim kabiliyetine odaklandığı ifade edildi.</p>

<p>Ayrıca şirketlerin gerçek üretim kapasitesini, yatırım eğilimlerini ve dönüşüm potansiyelini en iyi bilen kesimin mali müşavirler ile yeminli mali müşavirler olduğu belirtilerek bu nedenle toplantının meslek mensuplarına yönelik gerçekleştirilmesinin büyük önem taşıdığı kaydedildi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Yeni teşvik modeli bölgesel dönüşümü hedefliyor</strong></p>

<p>9903 sayılı kararın temel hedefleri arasında;</p>

<p>- üretim ve istihdamın artırılması,</p>

<p>- dışa bağımlılığın azaltılması,</p>

<p>- kritik sektörlerde arz güvenliğinin sağlanması,</p>

<p>- yüksek katma değerli yatırımların desteklenmesi,</p>

<p>- işletmelerin yeşil ve dijital dönüşümlerinin hızlandırılması,</p>

<p>- uluslararası doğrudan yatırımların artırılması</p>

<p>- ve bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılması</p>

<p>yer alıyor.</p>

<p>Yeni teşvik sistemi; “Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi” ve “Sektörel ve Bölgesel Teşvik Sistemi” olmak üzere iki ana yapıdan oluşuyor.</p>

<p>Özellikle Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nın, her ilin kendi ekonomik yapısına ve üretim potansiyeline göre şekillenen yatırım başlıklarıyla dikkat çektiği ifade edildi.</p>

<p>Bu kapsamda yatırımcılara;</p>

<p>- gümrük vergisi muafiyeti,</p>

<p>- KDV istisnası,</p>

<p>- vergi indirimi,</p>

<p>- faiz veya kâr payı desteği,</p>

<p>- makine desteği,</p>

<p>- yatırım yeri tahsisi,</p>

<p>- sigorta primi işveren hissesi desteği</p>

<p>gibi çok sayıda destek mekanizması sunuluyor.</p>

<p> </p>

<p><strong>Adana ve Mersin için yeni yatırım başlıkları</strong></p>

<p>Türkiye’deki 26 kalkınma ajansından biri olan ve Adana ile Mersin’i kapsayan Çukurova Kalkınma Ajansı için 2026 yılında desteklenecek yatırım alanları da toplantıda detaylı şekilde anlatıldı.</p>

<p>Adana’da öne çıkan sektörler:</p>

<p>- Nişasta tabanlı kimyasal türevler ve ileri katma değerli ürünler üretimi</p>

<p>- Su ürünleri üretimi ve katma değerli ürün işleme tesisleri</p>

<p>- Tarımsal ürünlerden veya atıklardan katma değerli ürünler üretimi</p>

<p>- Temizlik kimyasalları ve yüzey aktif maddeler üretimi</p>

<p>Mersin’de desteklenecek alanlar:</p>

<p>- Bakliyat ürünlerinden katma değerli ürün üretimi</p>

<p>- Savunma sanayii metal yapısal parça, mekanik ve yapısal alt sistem üretimi</p>

<p>- Tarımsal ürünlerden veya atıklarından katma değerli ürün üretimi</p>

<p>- Teknolojik tarım makineleri, modern ve akıllı sera sistemleri üretimi</p>

<p>Toplantıda ayrıca bu yatırım başlıklarının her yıl değişeceği vurgulanırken yatırımcıların ve özellikle mali danışmanlarının süreçleri yakından takip etmeleri gerektiği ifade edildi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Katma değerli üretim ve dönüşüm yatırımları öne çıkıyor</strong></p>

<p>Sunumda Adana özelinde desteklenebilecek yatırım örneklerine de yer verildi.</p>

<p>Buna göre;</p>

<p>- modifiye nişasta türevleri, sorbitol, glukonik asit, askorbik asit ve biyoplastik üretimi,</p>

<p>- balık yetiştiriciliği ve işlenmiş su ürünleri yatırımları,</p>

<p>- meyve-sebze atıklarından doğal renklendirici ve pektin üretimi,</p>

<p>- soyadan protein izolatı ve kozmetik bileşen üretimi,</p>

<p>- yerfıstığından enerji barı ve protein takviyesi üretimi,</p>

<p>- pamuk hasat atıklarından biyokömür ve kompost üretimi,</p>

<p>- yüzey aktif kimyasallar ve endüstriyel temizlik ürünleri üretimi</p>

<p>gibi yatırımların program kapsamında değerlendirilebileceği anlatıldı.</p>

<p> </p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.refleksgazetesi.com/media/2026/05/basvuruda-zaman-daraliyor_69fd04f16cd7d_h.png</image>
                                <category>BÖLGESEL EKONOMİ</category>
                <author>Refleks Gazetesi</author>
                <link>https://www.refleksgazetesi.com/basvuruda-zaman-daraliyor/9582</link>
                <pubDate>Fri, 08 May 2026 00:26:36 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Her adım güçlü Türkiye için</title>
                                    <description>Adana Valisi Mustafa Yavuz, Ceyhan’da yapımı süren Doğu Akdeniz Petrokimya Endüstri Bölgesi ve Limanı kapsamındaki yatırımları inceleyerek projelerin bölge ve ülke ekonomisine stratejik katkı sunduğunu söyledi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Adana Valisi Mustafa Yavuz, Rönesans Holding tarafından Ceyhan’da hayata geçirilen Doğu Akdeniz Petrokimya Endüstri Bölgesi ve Limanı (DAPEK) bünyesindeki Sıvı Yük Terminali Projesi kapsamında düzenlenen programa katıldı.</p>

<p>Program, Propan Depolama Tankı Betonarme Duvar İmalatının tamamlanması dolayısıyla gerçekleştirildi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Yetkililerden bilgi aldı</strong></p>

<p>Ziyaret kapsamında Vali Yavuz, Ceyhan Polipropilen Üretim Tesisi ve Sıvı Yük Terminali yatırımlarına ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Şantiye sahasında yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Yavuz, projelerin ilerleyişine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Programa; Ceyhan Kaymakamı Ramazan Kurtyemez, Adana Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Remzi Özdoğan, Rönesans Endüstri Tesisleri Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Tuzcu ile ilgili kurum temsilcileri katıldı.</p>

<p> </p>

<p><strong>Bölge ekonomisine katkı vurgusu</strong></p>

<p>İncelemelerin ardından değerlendirmelerde bulunan Vali Mustafa Yavuz, söz konusu yatırımların Adana’nın üretim kapasitesine ve Ceyhan’ın potansiyeline önemli katkılar sunduğunu belirtti.</p>

<p>Yavuz, “Bugün atılan her adım, yarının güçlü Türkiye’sine duyulan güvenin en somut göstergesidir” ifadelerini kullanarak, yatırımın önemine dikkat çekti.</p>

<p> </p>

<p> </p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.refleksgazetesi.com/media/2026/05/her-adim-guclu-turkiye-icin_69f9f0dddc94b_h.jpg</image>
                                <category>BÖLGESEL EKONOMİ</category>
                <author>Refleks Gazetesi</author>
                <link>https://www.refleksgazetesi.com/her-adim-guclu-turkiye-icin/9568</link>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 16:17:27 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>7 bin görüşme, 2 milyar TL&#039;lik potansiyel</title>
                                    <description>MTSO’nun düzenlediği B2B Networking Etkinliği, 1350’yi aşkın katılımcıyı bir araya getirerek 7 bine yakın iş görüşmesine sahne oldu. Gün sonunda oluşan işbirliği potansiyelinin bölge ekonomisine 2 milyar TL’nin üzerinde katkı sunabileceği ifade edilirken, MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır’dan “ihracat seferberliği” mesajı geldi.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), bölgesel ticaretin güçlendirilmesi ve firmalar arasında yeni iş bağlantılarının kurulması amacıyla Oniki.net iş birliğinde düzenlediği “MTSO B2B Networking Etkinliği”nin ikincisini gerçekleştirdi. Yapay zekâ destekli eşleştirme teknolojisinin kullanıldığı organizasyonda, katılımcılar 6 dakikalık planlı görüşmelerle hızlı ve etkili temaslar kurdu.</p>

<p>Türkiye’de ilk kez bölgesel ölçekte gerçekleştirilen etkinlikte, Mersin’in yanı sıra Adana, Gaziantep, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş ve Kayseri başta olmak üzere 28 ilden firmalar buluştu. Yoğun katılımın gözlendiği programda iş dünyasının temsilcileri, yeni ticari kapılar aralayan görüşmeler gerçekleştirdi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Bölgesel sinerji ekonomik değere dönüştü</strong></p>

<p>Etkinlik boyunca 7 bine yakın iş görüşmesi yapılırken, gün sonunda ortaya çıkan potansiyel iş birliklerinin bölge ekonomisine 2 milyar TL’nin üzerinde katkı sunabileceği değerlendirildi. Bu rakam, organizasyonun yalnızca bir networking etkinliği olmanın ötesine geçerek somut ekonomik çıktılar üretme kapasitesini ortaya koydu.</p>

<p>Program; MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ve Meclis Başkanı Hamit İzol’un açılış konuşmalarıyla başladı. Ardından Kadir Has Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Aydın jeopolitik gelişmelerin ekonomiye etkilerini değerlendirirken, E-Ticaret Uzmanı Zekeriya Ateş ve Comio Kurucu Ortağı Mustafa Sönmezay dijital büyüme ve e-ticaret konularında katılımcılara yol haritası sundu.</p>

<p> </p>

<p><strong>“Bu buluşma stratejik bir adım”</strong></p>

<p>Etkinlikte konuşan MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, organizasyonun yarattığı sinerjiye dikkat çekerek, bu enerjinin somut ticari iş birliklerine dönüşmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>“Gerçekten müthiş bir sinerji var. Bu buluşma, iş potansiyelimizi katlayarak kentimizin ticaret hacmini yeni zirvelere taşıyacağımız stratejik bir adımdır. Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde zorluklara teslim olmak yerine rekabet avantajı yaratan tarafta durmalıyız” diyen Çakır, firmalara hazırlıklı olma çağrısı yaptı.</p>

<p> </p>

<p><strong>Fiyat değil, marka ve katma değer vurgusu</strong></p>

<p>Konuşmasında katma değerli üretim ve markalaşmanın önemine de değinen Çakır, fiyat odaklı rekabet anlayışının sürdürülebilir olmadığını belirtti. Anadolu’nun zengin kültürel mirasının güçlü bir marka hikâyesine dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Çakır, firmaların inovasyon ve tasarımla öne çıkması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p> </p>

<p><strong>“Made in Türkiye” için yeni vizyon</strong></p>

<p>Türkiye’nin üretim gücünün küresel pazarlarda daha görünür olması gerektiğini vurgulayan Çakır, “Made in Türkiye” algısının güçlendirilmesinin kritik olduğunu söyledi. E-ihracatın bu süreçte belirleyici rol oynadığını ifade eden Çakır, işletmelerin dünya pazarlarında daha etkin yer alması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p> </p>

<p><strong>Değişen ticaret rotalarına uyum çağrısı</strong></p>

<p>Küresel ticaretin yeniden şekillendiğini belirten Çakır, firmaların değişen tedarik ve lojistik ağlarını doğru analiz etmesi gerektiğini söyledi. İkiz dönüşüm, sosyal inovasyon ve kurumsallaşmanın artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade eden Çakır, işletmelerin yeni döneme uyum sağlamasının önemine işaret etti.</p>

<p> </p>

<p><strong>“İhracat yapmayan firma kalmamalı”</strong></p>

<p>Cumhurbaşkanlığı tarafından başlatılan yapısal dönüşüm hamlesi ve yeni vergi düzenlemelerinin sunduğu fırsatlara da değinen Çakır, Mersin merkezli yeni bir ihracat vizyonunun hayata geçirildiğini açıkladı.</p>

<p>“İhracat yapmayan firma kalmamalı” diyen Çakır, bu kapsamda kapsamlı bir destek ve yönlendirme sürecinin başlatıldığını belirterek, “İhracat seferberliği başlatıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.refleksgazetesi.com/media/2026/05/7-bin-gorusme-2-milyar-tllik-potansiyel_69f679fd6c1bc_h.jpg</image>
                                <category>BÖLGESEL EKONOMİ</category>
                <author>Refleks Gazetesi</author>
                <link>https://www.refleksgazetesi.com/7-bin-gorusme-2-milyar-tllik-potansiyel/9551</link>
                <pubDate>Sun, 03 May 2026 01:10:41 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yeni vergi teşviki Mersin&#039;in ihracatını uçuracak</title>
                                    <description>MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır, kurumlar vergisine yönelik yeni düzenlemelerin üretim, ihracat ve lojistik sektörlerine güçlü teşvikler sunduğunu belirterek Mersin’in bu dönüşümden en fazla fayda sağlayacak şehirlerden biri olacağını söyledi. Çakır’a göre Türkiye’nin rekabet gücü artık düşük maliyetten değil, marka, kalite ve sürdürülebilirlikten geçiyor.</description>
                                                     <content:encoded><![CDATA[<p>Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Nisan Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Hamit İzol başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, hem Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmeleri hem de uluslararası temaslarını değerlendirerek yeni vergi düzenlemelerinin iş dünyasına etkilerine dikkat çekti.</p>

<p>Çakır, hükümet tarafından yürürlüğe alınan vergi düzenlemelerinin özellikle üretim, ihracat ve lojistik sektörlerinde önemli fırsatlar yarattığını belirterek, bu sürecin doğru yönetilmesi halinde Mersin’in Türkiye’nin en stratejik merkezlerinden biri haline geleceğini vurguladı.</p>

<p> </p>

<p><strong>Vergi avantajları üretimi ve ihracatı hızlandıracak</strong><br />
Yeni düzenlemelerle birlikte imalatçı ve ihracatçı firmalara ciddi vergi indirimleri sağlandığını ifade eden Çakır, imalatçı ihracatçılarda vergi oranlarının yüzde 20’lerden yüzde 9’a, yalnız ihracat yapan firmalarda ise yüzde 14’e kadar gerilediğini belirtti.</p>

<p>Ayrıca İstanbul Finans Merkezi’ne yurt dışından gelen sermaye için yüzde 95’e varan vergi avantajlarının sunulduğunu kaydeden Çakır, bu adımın özellikle Körfez sermayesini Türkiye’ye çekmeyi hedeflediğini söyledi.</p>

<p>Transit ticarette de benzer şekilde yüzde 95’e varan vergi indirimi sağlandığını belirten Çakır, bu durumun lojistik sektörüne önemli katkı sunacağını dile getirdi. Düzenlemelerin yalnızca mevcut ihracatçıları değil, ihracat yapmayan firmaları da üretim ve dış ticarete yönlendireceğini ifade etti.</p>

<p> </p>

<p><strong>Mersin lojistikte avantajını büyütüyor</strong><br />
Mersin’in güçlü liman altyapısı ve coğrafi konumuyla Türkiye’nin lojistik başkenti olduğunu vurgulayan Çakır, Irak ve Suriye’den gelen yüklerin Mersin üzerinden Avrupa’ya ulaştığını hatırlattı.</p>

<p>Yeni teşviklerin bu yapıyı daha da güçlendireceğini belirten Çakır, “İhracat yapan bir kentiz ve güçlü bir üretim altyapımız var. Bu fırsatları doğru değerlendirirsek Mersin çok ciddi avantaj sağlayacak” dedi.</p>

<p>İhracatçılara verilen yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğinin sürdürülmesinin önemine de değinen Çakır, bu desteğin artırılması yönünde taleplerinin bulunduğunu ifade etti.</p>

<p> </p>

<p><strong>Mersin’den Avrupa’ya yeni lojistik hat</strong><br />
Çakır, Almanya temasları kapsamında Avrupa’nın önemli lojistik merkezlerinden Duisport’ta incelemelerde bulunduklarını belirterek, Mersin’den başlayıp Filyos Limanı üzerinden Avrupa’ya uzanacak yeni bir lojistik hat üzerinde çalıştıklarını açıkladı.</p>

<p>Planlanan modelde yüklerin denizyolu ve demiryolu entegrasyonuyla Avrupa’nın iç bölgelerine taşınmasının hedeflendiğini belirten Çakır, bu sistemin karbon ayak izini azaltarak çevreci lojistik açısından önemli katkı sağlayacağını söyledi.</p>

<p> </p>

<p><strong>Rekabetin anahtarı: Marka ve sürdürülebilirlik</strong><br />
Almanya ziyaretinin ardından Milano’daki Salone del Mobile Fuarı’na katıldıklarını aktaran Çakır, burada tasarım ve üretimde yaşanan dönüşüme dikkat çekti.</p>

<p>Gösterişli ürünlerin yerini sade, doğal ve sürdürülebilir tasarımların aldığını belirten Çakır, Türkiye’nin artık düşük işçilik maliyetleriyle rekabet etmesinin zorlaştığını vurguladı.</p>

<p>“Fransa ve İtalya bunu markalaşarak başardı. Ürüne hikâye katıyorlar. Bizim de kaliteli üretimimizi güçlü bir marka değeriyle desteklememiz gerekiyor” diyen Çakır, Türkiye’nin yeni rekabet stratejisinin kalite, sürdürülebilirlik ve marka algısı üzerine kurulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p> </p>

<p><strong>“Made in Turkey” vizyonu çağrısı</strong><br />
İtalya’daki incelemelerinde “Made in Italy” modelinin yalnızca bir etiket değil, bütüncül bir devlet politikası olduğunu gördüklerini belirten Çakır, bu modelin Türkiye için önemli bir örnek oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>İtalya’da sektörel kümelenmelerin üniversiteler, meslek liseleri ve yan sanayi ile entegre şekilde yapılandırıldığını aktaran Çakır, Türkiye’nin de benzer bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.</p>

<p>“Made in Turkey kalite standardını oluşturmalı, şehirlerimizi ve firmalarımızı markalaştırmalıyız” diyen Hakan Sefa Çakır, ortak bir vizyonla hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>]]></content:encoded>
                                                    <image>https://images.refleksgazetesi.com/media/2026/04/yeni-vergi-tesviki-mersinin-ihracatini-ucuracak_69f34b51eb2ee_h.jpg</image>
                                <category>BÖLGESEL EKONOMİ</category>
                <author>Refleks Gazetesi</author>
                <link>https://www.refleksgazetesi.com/yeni-vergi-tesviki-mersinin-ihracatini-ucuracak/9533</link>
                <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 15:17:25 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
