İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı 2025 yılı “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” (İSO 500) araştırması, Türkiye ekonomisinin en büyük üreticilerini sıralamanın ötesinde, bölgesel sanayi haritasını da ortaya koydu. Bu haritada Çukurova bir kez daha dikkat çekici bir yer edindi.
Adana Sanayi Odası’na (ADASO) kayıtlı 16, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’na (MTSO) kayıtlı 7, Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası’na (TSO) kayıtlı 1 ve Silifke Ticaret ve Sanayi Odası’na (TSO) kayıtlı 1 olmak üzere toplam 25 firma İSO 500 listesinde yer aldı. Böylece Adana ve Mersin kentleri, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasında güçlü temsilini sürdürdü.
Ancak rakamların anlattığı hikâye yalnızca kaç firmanın listede yer aldığıyla sınırlı değil. Üretim hacmi, ihracat kapasitesi, sektörel yapı, finansman olanakları ve sermaye piyasalarına erişim gibi göstergeler, Çukurova’nın ekonomik geleceğine ilişkin daha kapsamlı bir tablo sunuyor.
Çukurova’nın üretim hacmi 293,1 milyar liraya ulaştı
İSO 500 araştırmasına göre Adana ve Mersin’den listeye giren 25 sanayi kuruluşunun üretimden net satışları toplamı 2025 yılında 293,1 milyar liraya ulaştı. Bu büyüklüğün 163,8 milyar lirası Adana merkezli 16 firmadan, 129,3 milyar lirası ise Mersin sınırları içerisindeki 9 firmadan geldi.
Karşılaştırma yapıldığında 2024 yılında Adana’nın üretimden net satışları 133,4 milyar lira, Mersin’in üretimden net satışları ise 97,7 milyar lira düzeyindeydi. Böylece Çukurova’nın toplam üretim hacmi bir yılda 231,1 milyar liradan 293,1 milyar liraya yükselerek 62 milyar liralık nominal artış gösterdi.
İSO 500 şirketlerinin 2025 yılında toplam üretimden net satışlarının 11 trilyon 118 milyar liraya ulaştığı dikkate alındığında Çukurovalı firmalar Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının oluşturduğu üretim hacminin yaklaşık yüzde 2,6’sını gerçekleştirdi.
Bu tablo, Çukurova’nın yalnızca tarımsal üretim gücüyle değil, sanayi kapasitesiyle de Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olmayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor.
Rakamlar büyüdü, reel artış sınırlı kaldı
İlk bakışta Çukurova sanayisinin üretimden net satışlarında dikkat çekici bir büyüme görülüyor. Ancak rakamlar enflasyon etkisinden arındırıldığında daha farklı bir tablo ortaya çıkıyor.
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın açıkladığı verilere göre, 2025 yılında yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 25,4 olarak gerçekleşti.
Çukurovalı firmaların üretimden net satışlarındaki artış ise yüzde 26,8 düzeyinde kaldı.
Bu durum, üretimden satışlardaki yükselişin önemli ölçüde fiyat hareketlerinden kaynaklandığını, reel büyümenin ise oldukça sınırlı gerçekleştiğini gösteriyor.
Başka bir ifadeyle Çukurova sanayisi zorlu ekonomik koşullara rağmen üretim hacmini korumayı başarırken nominal rakamlardaki güçlü artış reel anlamda aynı ölçüde bir genişlemeye işaret etmiyor.
Her iki şirketten biri geriledi
İSO 500 verileri, Çukurova sanayisinin büyüme performansındaki kırılganlığı sıralama hareketlerinde de ortaya koydu. Bölgeden listeye giren 25 sanayi kuruluşunun 13’ü bir önceki yıla göre sıralamada gerilerken 12’si yükselmeyi başardı.
Bu tablo, Çukurova şirketlerinin önemli bir bölümünün yüksek enflasyon, finansman maliyetleri ve zayıflayan iç talep koşullarında rekabet gücünü korumakta zorlandığına işaret ediyor.
Öte yandan Kıvanç Tekstil, Pier Agro Gıda, Oğuz Gıda, Armada Gıda, Medcem Madencilik, Aves Enerji Yağ ve Gıda gibi şirketlerin kaydettiği yükselişler, bölgede büyüme ivmesini sürdüren firmaların da bulunduğunu gösteriyor.
Veriler, Çukurova sanayisinde tek yönlü bir büyüme hikâyesinden çok, sektörler ve şirketler arasında belirgin bir ayrışma yaşandığını ortaya koyuyor.
Sessiz yükselenler
İSO 500 sonuçlarının dikkat çeken yönlerinden biri de bazı Çukurovalı şirketlerin sıralamadaki hızlı yükselişi oldu.
Kıvanç Tekstil bir önceki yıla göre 530 basamak yükselerek listenin en dikkat çekici çıkışlarından birine imza attı. Kıvanç Tekstil’i 171 basamak yükselen Pier Agro Gıda, 71 basamak yükselen Oğuz Gıda, 66 basamak yükselen Armada Gıda, 39 basamak yükselen Medcem Madencilik, 36 basamak yükselen Aves Enerji Yağ ve Gıda izledi.
Aksu Piliç ise İSO 500 listesine ilk kez girerek bölgenin yükselen şirketleri arasındaki yerini aldı. Aksu Piliç’in İSO 500’e girmesi, Adana’nın listedeki temsil gücünün korunmasına katkı sağladı. Geçen yıl da 16 firmayla temsil edilen Adana’da, 2025 listesinde Aksu Piliç yer alırken 2024 sıralamasında bulunan Akyem Gıda ilk 500 dışında kaldı.
25 sanayi kuruluşunun anlattığı ekonomi
İSO 500 listesinde yer alan Çukurovalı firmaların sektörel dağılımı, bölgenin ekonomik karakterine ilişkin önemli ipuçları veriyor.
Listede yer alan 25 firmanın 13’ü gıda sanayiinde faaliyet gösteriyor. Gıda sanayi sektörünü 4 firmayla dokuma sanayii, 3 firmayla taş ve toprağa dayalı sanayii takip ediyor. Listede ayrıca ana kimya sanayi ve taşıt araçları sanayi sektörlerinden ikişer firma ve diğer kimyasal ürünler sanayiinden de bir firma bulunuyor.
Bu tablo, Çukurova’nın ekonomik omurgasının hâlâ tarım ve tarıma dayalı sanayi tarafından şekillendirildiğini ortaya koyuyor.
Türkiye’nin en verimli tarım havzalarından biri olan Çukurova’da üretilen tarımsal ürünler, işlenerek yüksek katma değerli sanayi ürünlerine dönüşüyor. Bu nedenle bölge, yalnızca bir tarım merkezi değil, aynı zamanda güçlü bir gıda sanayii üssü niteliği taşıyor.
Çukurova’nın sanayi istihdamı
İSO 500 araştırmasında yer alan Çukurovalı kuruluşlardan 14’ü istihdam verilerini kamuoyuyla paylaştı.
Açıklanan verilere göre bölgenin en büyük istihdam sağlayıcısı 3 bin 869 çalışanla Sasa Polyester oldu. Sasa’yı 1.835 çalışanla Temsa, 1.601 çalışanla Abdioğulları Plastik ve Ambalaj, 1.194 çalışanla Aksu Piliç, 1.167 çalışanla Kıvanç Tekstil izledi.
Liste, Çukurova ekonomisinin yalnızca üretim ve ihracatla değil, istihdam yaratma kapasitesiyle de öne çıktığını gösteriyor.
Özellikle kimya, tekstil, gıda ve otomotiv bağlantılı sektörlerin bölgede binlerce kişiye doğrudan iş olanağı sağlaması, sanayinin bölgesel kalkınmadaki kritik rolünü bir kez daha ortaya koyuyor.
Sasa’dan Temsa’ya sanayinin lokomotifleri
İSO 500’ün Çukurova listesinin zirvesinde 46,5 milyar liralık üretimden net satışla Sasa Polyester yer aldı. Sasa’yı 22,8 milyar lirayla Başhan Agro Gıda, 21,5 milyar lirayla Aves Enerji Yağ ve Gıda, 18,7 milyar lirayla Çimsa ve yine 18,7 milyar lirayla Temsa izledi.
İlk 5 sıradaki şirketlere bakıldığında kimya, gıda, çimento ve ulaşım araçları sanayiinin aynı anda öne çıktığı görülüyor.
Bu durum, Çukurova’nın yalnızca tarım ve gıdaya dayalı bir ekonomi olmadığını, sanayi çeşitliliğini giderek artırdığını da gösteriyor.
Çukurova dünyaya ne satıyor?
İSO 500’deki ihracat verileri, bölgenin üretim gücünün uluslararası pazarlara nasıl yansıdığını da ortaya koyuyor.
2025 yılında gerçekleştirdiği 349,5 milyon dolarlık ihracatla Sasa Polyester, Çukurova listesinin ihracat lideri oldu. Sasa’yı 316,1 milyon dolarla Temsa, 156,6 milyon dolarla Memişoğlu Tarım, 125,4 milyon dolarla Aves Enerji Yağ ve Gıda, 108,1 milyon dolarla Sunar Mısır takip etti.
Bu tablo, Çukurova’nın ihracatının da yalnızca tarımsal ürünlerden oluşmadığını gösteriyor.
Kimya, otomotiv yan sanayii, toplu ulaşım araçları ve işlenmiş gıda ürünleri bölgenin ihracat sepetinde giderek daha görünür hale geliyor.
Özellikle Temsa’nın ihracat performansı, Çukurova’nın yüksek katma değerli üretim potansiyelini göstermesi bakımından dikkat çekiyor.
Kârlılıkta sınırlı şeffaflık
İSO 500 listesinde yer alan Çukurovalı 25 kuruluştan yalnızca 6’sı vergi öncesi dönem kârı veya zararına ilişkin verilerini açıkladı. Bu şirketlerin 5’i kâr bildirirken 1’i zarar açıkladı.
Her ne kadar açıklanan veri sayısı sınırlı olsa da sonuçlar, yüksek faiz ve finansman maliyetlerinin baskı yarattığı bir yılda dahi bazı şirketlerin kârlılıklarını koruyabildiğine işaret ediyor.
Ancak şirketlerin büyük bölümünün kârlılık verilerini kamuoyuyla paylaşmaması, bölgedeki sanayi kuruluşlarının finansal performansını bütüncül biçimde değerlendirmeyi zorlaştırıyor.
Borsa İstanbul’a açılan Çukurova
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın üzerinde durduğu başlıklardan biri de sermaye piyasaları oldu.
Erdal Bahçıvan, İSO 500 içinde halka açık şirket sayısının 91’e yükselmesiyle tarihi seviyeye ulaştığını belirterek sermaye piyasalarının sanayi kuruluşları için giderek daha önemli bir finansman kanalı haline geldiğine dikkat çekti.
Bu açıdan bakıldığında Çukurova’nın da dikkat çekici bir görünüm sergilediği görülüyor. Bölgeden 4 sanayi kuruluşu Borsa İstanbul’da işlem görüyor: Bossa, Sasa Polyester, Çimsa, Armada Gıda.
Bunun yanında Adana merkezli Beta Enerji’nin halka arz başvurusunun Sermaye Piyasası Kurulu tarafından onaylanması ve şirketin önümüzdeki günlerde talep toplamaya hazırlanması, bölgedeki şirketlerin sermaye piyasalarına ilgisinin sürdüğünü gösteriyor.
Yüksek faiz ortamında halka arzların alternatif finansman kaynağı olarak önem kazanması, Çukurova sanayisinin geleceği açısından da dikkatle izlenmesi gereken gelişmeler arasında yer alıyor.
Mersin’de sayı azaldı, üretim hacmi büyüdü
2024 yılında İSO 500 listesinde Mersin’den 10 firma yer alırken 2025 yılında bu sayı 9’a geriledi.
Durum Gıda’nın bu yıl liste dışında kalması nedeniyle firma sayısı düşmesine rağmen, Mersin’in toplam üretimden net satışları 97,7 milyar liradan 129,3 milyar liraya yükseldi.
Bu durum, kentteki büyük ölçekli sanayi kuruluşlarının büyümeyi sürdürdüğünü ve üretim kapasitesini artırdığını gösteriyor.
Başka bir ifadeyle, Mersin’de büyüme şirket sayısından çok mevcut şirketlerin ölçek büyütmesinden kaynaklandı.
Çukurova’nın görünmeyen sanayi gücü
İSO 500 listesini Adana özelinde değerlendiren ADASO Başkanı Zeki Kıvanç’ın dikkat çektiği önemli bir nokta, resmi istatistiklerin ötesindeki üretim kapasitesi.
Zeki Kıvanç’a göre üretim tesisleri Adana’da bulunmasına rağmen şirket merkezleri başka illerde olduğu için farklı şehirler hanesine yazılan çok sayıda büyük sanayi kuruluşu bulunuyor.
Benzer şekilde Mersin’de de aynı olan bu durum, Çukurova’nın gerçek üretim gücünün açıklanan rakamların da üzerinde olduğuna işaret ediyor.
Organize sanayi bölgelerindeki genişleme, yeni yatırım alanları ve lojistik avantajlar dikkate alındığında bölgenin sanayi kapasitesinin önümüzdeki yıllarda daha da büyümesi bekleniyor.
Güçlü avantajlar, kritik eşikler
Çukurova’nın en önemli avantajları arasında güçlü tarımsal altyapı, liman bağlantıları, enerji koridorları ve lojistik üstünlük yer alıyor.
Mersin Limanı, Çukurova Bölgesel Havalimanı, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi, Ceyhan Enerji İhtisas Bölgesi ve bölgenin gelişen ulaşım altyapısı, Çukurova’yı Türkiye’nin stratejik üretim merkezlerinden biri haline getiriyor.
Ancak bu potansiyelin sürdürülebilir büyümeye dönüşebilmesi için yüksek katma değerli üretimin artırılması, teknoloji yatırımlarının desteklenmesi ve finansmana erişim sorunlarının çözülmesi gerektiği de sıkça dile getiriliyor.
MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır da İSO 500 değerlendirmesinde ihtisas sanayi bölgelerinin oluşturulması, lojistik altyapının güçlendirilmesi, yüksek katma değerli üretimin teşvik edilmesi ve finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğini vurguladı.
İSO’nun mesajı: Sanayi dayanıklı ama baskı altında
İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın genel değerlendirmeleri, Çukurova’da görülen tablonun aslında Türkiye sanayisinin genel görünümüyle büyük ölçüde örtüştüğünü gösteriyor.
Erdal Bahçıvan’a göre 2025 yılı; yüksek faizlerin, finansmana erişim zorluklarının, küresel ticarette artan korumacılık eğilimlerinin ve jeopolitik risklerin sanayi üzerinde baskı oluşturduğu bir yıl oldu.
Buna rağmen İSO 500 şirketlerinin ihracatı yüzde 8,4 artışla 104,7 milyar dolara ulaştı. Ar-ge harcamaları yükseldi, yüksek teknoloji yoğunluklu sektörlerin payı arttı ve halka açık şirket sayısı tarihi seviyeye çıktı.
Çukurova’nın İSO 500 karnesi de benzer bir tabloyu ortaya koyuyor. Bölge, üretim gücünü koruyor; ihracat yapıyor, yeni şirketler çıkarıyor ve sermaye piyasalarına açılıyor. Ancak veriler aynı zamanda yeni dönemin yalnızca daha fazla üretmekle değil, daha yüksek katma değer üretmekle şekilleneceğini gösteriyor.
İSO 500 sonuçlarının ortaya koyduğu tablo şu: Çukurova hâlâ Türkiye’nin en güçlü üretim havzalarından biri. Ancak bölgenin gelecekteki sıçraması, tarım ve sanayi gücünü teknoloji, ihracat ve finansman kapasitesiyle ne ölçüde birleştirebileceğine bağlı olacak.
Yorumlar
Kalan Karakter: