Her yıl mayıs ayında düzenlenen “Edebi Akşamlar” etkinliği, bu yıl da şiirin dinginliği ile müziğin sıcaklığını aynı salonda buluşturdu. Instagram’da “Hilal’in Kütüphanesinden” sayfasının yöneticisi olan Türkçe öğretmeni Hilal Karabay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikte, şiirler müzik eşliğinde seslendirilirken dinleyiciler hem edebiyatın hem de şarkıların ortak hafızasında buluştu.
Kimi zaman sessizce, kimi zaman hep birlikte
Tarihi dokusuyla dikkat çeken Bosnalı Otel’in ev sahipliği yaptığı gece boyunca salon, yalnızca bir etkinlik alanına değil; kelimelerin, notaların ve anıların birbirine karıştığı edebi bir buluşma mekânına dönüştü. Katılımcılar kimi anlarda sessizce şiirlere kulak verdi, kimi anlarda ise şarkılara hep birlikte eşlik etti.
Etkinliğin açılışında konuşan Hilal Karabay, “Ruhumuzun pencerelerini bugün müzik ve şiire açıyoruz” ifadelerini kullandı. Karabay’ın etkinlik öncesinde paylaştığı davet metnindeki “şiirin ve müziğin iyileştiren sesine kulak vermek, kelimelerin ve notaların kalbimize dokunuşunu paylaşmak” ifadeleri ise gece boyunca hissedilen atmosferin temel duygusunu oluşturdu.
Şiirler müzik eşliğinde seslendirildi
Gece, Nâzım Hikmet’in “Yaşamaya Dair” şiiriyle başladı. Program boyunca Behçet Necatigil, Füruğ Ferruhzad, Birhan Keskin, Murathan Mungan ve Özdemir Asaf gibi edebiyat dünyasının önemli isimlerinin şiirleri okundu.
Şiirler arasında seslendirilen şarkılar ise gecenin duygusal ritmini tamamladı. “Deniz Koydum Adını”, “Al Beni Yar”, “Deliler”, “Git”, “Uçurum” ve “Sözlerimi Geri Alamam” gece boyunca şiirlerin bıraktığı duyguyu müzikle sürdürdü.
Katılımcılar özellikle aşk, yalnızlık, kırılganlık, umut ve yaşam temalarının öne çıktığı şiirlerde derin bir sessizlik içinde dizelere eşlik etti. Şarkılar sırasında ise salon zaman zaman hep bir ağızdan söylenen melodilerle canlı bir atmosfer kazandı.
Bosnalı Otel’in tarihi atmosferi geceye ayrı bir ruh kattı
Adana’nın geçmişini taşıyan mekânlarından biri olan Bosnalı Otel’in tarihi dokusu da etkinliğin en dikkat çekici unsurlarından biri oldu. Loş ışıklar, müziğin sakin ritmi ve şiirlerin yankısı, geceye nostaljik bir hava kattı. Katılımcılar, şehir hayatının yoğun temposundan uzaklaşarak birkaç saat boyunca yalnızca şiire, müziğe ve kelimelerin çağrıştırdığı duygulara odaklandı.
Etkinlik boyunca şiirin yalnızca edebi bir tür değil; insanları bir araya getiren ortak bir duygu dili olduğu hissedildi. Müziğin eşlik ettiği dizeler, salondaki dinleyiciler için kimi zaman geçmişe açılan bir kapıya, kimi zaman ise bugünün duygularını paylaşmanın sessiz bir yoluna dönüştü.
Yorumlar
Kalan Karakter: