Birleşmiş Milletler tarafından her yıl 7 Haziran’da kutlanan Dünya Gıda Güvenliği Günü, güvenilir gıdaya erişimin insan sağlığı, toplumsal refah ve sürdürülebilir kalkınma açısından taşıdığı önemi bir kez daha gündeme taşıdı.
Adana’da 50 yıl önce tarımla başlayan yolculuğunu bugün küresel pazarlara taşıyan Sunar Yatırım; bitkisel sıvı yağ, un, yem, mısır nişastası bazlı endüstriyel ham madde ve biyo-bozunur plastik üretimiyle faaliyetlerini sürdürüyor. Ürünlerini 110’dan fazla ülkeye ihraç eden şirket, gıda güvenliğini üretimden tüketime uzanan tüm zincirin ortak sorumluluğu olarak görüyor.
Gıda güvenliğine bütüncül yaklaşım şart
Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, gıda güvenliğini tüm üretim süreçlerinin merkezine aldıklarını belirterek, tarladan nihai ürüne kadar uzanan değer zincirinin her aşamasında kalite, izlenebilirlik ve güvenlik standartlarını titizlikle uyguladıklarını söyledi.
Çomu, “Sunar olarak gıda güvenliğini tüm üretim süreçlerimizin merkezinde konumlandırıyoruz. Tarladan başlayarak nihai ürüne kadar uzanan değer zincirinin her aşamasında kalite, izlenebilirlik ve güvenlik standartlarını titizlikle uyguluyor; ulusal ve uluslararası standartlara uygun üretim gerçekleştiriyoruz. Teknoloji yatırımlarımız, kalite kontrol sistemlerimiz ve sürdürülebilir üretim yaklaşımımızla güvenli gıdaya erişimin desteklenmesine katkı sağlıyoruz. Toplum sağlığının korunması ve sürdürülebilir bir gıda sisteminin oluşturulması ancak bu anlayışla mümkün olabilir. Güvenli gıda bir ayrıcalık değil, herkesin erişebilmesi gereken temel bir haktır. Bu hakkın korunması ise sürekli iyileştirme, bilim temelli uygulamalar ve güçlü iş birlikleriyle mümkündür,” dedi.
Küresel riskler gıda sistemlerini zorluyor
Gıda güvenliğinin artık yalnızca ürün güvenliğinden ibaret olmadığını vurgulayan Çomu, iklim krizi, kuraklık, sel, aşırı hava olayları, savaşlar ve bölgesel çatışmaların tarımsal üretim ile küresel ticaret akışlarını doğrudan etkilediğini ifade etti.
Enerji, gübre ve tarımsal girdilerdeki maliyet baskılarının da üretimin sürdürülebilirliği üzerinde önemli riskler oluşturduğunu belirten Çomu, “Gıda üretimi ve erişiminde tüm bu noktalar dikkate alınarak, bilim temelli kontrol mekanizmalarının ve etkin risk yönetimi sistemlerinin devreye alınması kritik rol oynuyor,” diye konuştu.
Gıda güvenliği artık daha geniş bir kavram
Sunar Yatırım, küresel gelişmelerle birlikte gıda güvenliği anlayışının da değiştiğine dikkat çekiyor. Şirkete göre güvenli gıda artık yalnızca ürün kalitesiyle sınırlı değil; sürdürülebilir kaynak kullanımı, tedarik zinciri dayanıklılığı, izlenebilirlik, şeffaflık ve kriz dönemlerinde güvenilir gıdaya erişimi de kapsıyor.
Bu nedenle riskleri önceden öngören, üretimden lojistiğe kadar tüm değer zincirini kapsayan proaktif yaklaşım her geçen gün daha fazla önem kazanıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: