Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Adana Şubesi tarafından düzenlenen Ekonomi ve Finans Zirvesi, Adana Ticaret Odası Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi.
Zirveye; Tema Grup ortakları İsmet Gergerli, Gürol Gündoğan ve Ahmet Yiğit ile İntegral Yatırım Genel Müdürü Osman İlker Savuran konuşmacı olarak katıldı. Panelin moderatörlüğünü ise 2blackdot Danışmanlık Kurucusu Hakan Çalışkantürk üstlendi.
Programa, Adana Ticaret Odası yönetimi ve üyelerinin yanı sıra Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Aslan, AOSB Kadın Sanayiciler Platformu Başkanı Elif Tosmur ve Yönetim Kurulu Üyesi Merve Sütçü, Çukurova GİAD Başkanı Alperen Pişkin, İŞKAD Başkanı Süheyla Gergin, Adana Emlakçılar Esnaf Odası Başkanı Ülkü Uçar ile çok sayıda sanayici ve iş insanı katıldı. Zirve, MÜSİAD Adana Şube Başkanı Ömer Tekdemir ile Adana Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yücel Bayram’ın açılış konuşmalarıyla başladı.
“Küresel borç 350 trilyon dolara yaklaştı”
Panelde ilk sözü alan Tema Grup Ortağı İsmet Gergerli, dünya ve Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri güncel veriler üzerinden değerlendirdi.
Dünya ekonomisinin yaklaşık 120 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılasına karşılık küresel borç miktarının 350 trilyon dolara yaklaştığını belirten Gergerli, Türkiye’nin ise 2025 yılını 1,6 trilyon dolarlık gayrisafi yurt içi hasılayla tamamladığını söyledi.
Türkiye’nin dünyanın en büyük 16’ncı ekonomisi konumunda bulunduğunu ifade eden Gergerli, kişi başına düşen millî gelirin 18 bin doların üzerine çıkmasını olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.
Pandemiyle başlayan küresel enflasyon dalgasının yeniden güç kazandığına dikkat çeken Gergerli, enerji fiyatlarındaki yükselişin Türkiye ekonomisi üzerinde ciddi bir yük oluşturduğunu kaydetti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının 2026 yılı için ortalama 60 dolar olarak öngördüğü petrol fiyatını 90 dolara yükseltmek zorunda kaldığını belirten Gergerli, enerjinin Türkiye’nin en büyük ithalat kalemlerinden biri olması nedeniyle bu gelişmenin ekonomiye önemli maliyet getirdiğini söyledi.
Gergerli, enerji fiyatlarındaki artışın eşel mobil sistemiyle doğrudan vatandaşa yansıtılmasa bile kamu maliyesi ve genel ekonomi üzerinde yük oluşturduğunu ifade etti.
“Faiz yükü birkaç yıl daha sürebilir”
Küresel enflasyondan bütün ülkelerin etkilendiğini ve bunun Türkiye’ye de yansıyacağını dile getiren Gergerli, yüksek faizlerden şikâyet eden iş insanlarına bunun enflasyonist ortamın bir sonucu olduğunu anlattı.
Enflasyon ve yüksek faizin oluşturduğu yükün birkaç yıl daha devam edebileceğini belirten Gergerli, Avrupa Merkez Bankasının faiz artırmak zorunda kaldığını, faiz indirmesi beklenen ABD Merkez Bankasının ise faizleri sabit tuttuğunu aktardı.
İstanbul Sanayi Odasının açıkladığı İSO 500 verilerine de değinen Gergerli, listedeki şirketlerin faaliyet kârlarının yüzde 82’sinin finansman giderlerine gittiğine dikkat çekerek işletmelere temkinli hareket etmeleri çağrısında bulundu.
“İhracatta tek sorun döviz kuru değil”
Moderatör Hakan Çalışkantürk de İstanbul Sanayi Odası ile S&P Global tarafından yayımlanan sektörel PMI verilerine göre takip edilen 10 ana sektörün dokuzunun daralma bölgesinde bulunduğunu hatırlattı. Türkiye’nin Avrupa’da sanayi üretiminde en sert daralma yaşayan ülkeler arasında yer aldığına dikkat çeken Çalışkantürk’ün değerlendirmesi üzerine Gergerli, ihracattaki tek sorunun döviz kuru olmadığını vurguladı. Gergerli, Türk sanayicisinin rekabet gücünü artırabilmesi için katma değeri yüksek üretime yönelmesinin zorunlu hâle geldiğini söyledi.
Yapay zekâ destekli vergi denetimleri artacak
Tema Grup Ortağı, eski maliye müfettişi ve bağımsız denetçi Gürol Gündoğan ise artan vergi denetimleri hakkında bilgi verdi. Vergi denetimlerinin yapay zekâ desteğiyle daha kapsamlı hâle geleceğini belirten Gündoğan, şirket sahiplerinin verilen beyannameleri yalnızca mali müşavirlerine bırakmaması, rakamları dikkatle incelemesi ve olası hataları önlemesi gerektiğini söyledi.
Gündoğan, bilmeden kullanılan sahte belgelerin de şirketler ve yöneticiler açısından ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, bu tür işlemlerin Mali Suçları Araştırma Kurulu incelemelerine ve cezai yaptırımlara konu olabileceğini ifade etti.
“Şirketlerin yüzde 90’ı aile şirketi”
Tema Grup Ortağı ve deneyimli bankacı Ahmet Yiğit ise şirketlerin finansman ihtiyacı, kurumsallaşma ve aile şirketlerinin sürdürülebilirliği üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’deki işletmelerin yaklaşık yüzde 90’ının aile şirketi olduğunu belirten Yiğit, bu şirketlerin önemli bir bölümünün üçüncü kuşağa ulaşamadan faaliyetlerini sonlandırdığını söyledi. Etkin ve işlevsel bir aile anayasasının şirketlerin ömrünü uzattığını vurgulayan Yiğit, şirketlerin mevcut ekonomik koşullarda en fazla nakit akışına odaklanması gerektiğini ifade etti.
Bozulan nakit akışının işletmeleri kısa sürede iflasa sürükleyebildiğini belirten Yiğit, konkordato ilan eden şirketlerin çok küçük bir bölümünün normal faaliyetlerine dönebildiğini kaydetti.
Faaliyet kârı üretmeye devam eden ancak finansman sıkıntısı yaşayan şirketler için 5411 sayılı Bankacılık Kanunu çerçevesindeki finansal yeniden yapılandırma uygulamasının daha uygun bir seçenek olabileceğini anlatan Yiğit, bu yöntemin şirketlere ödemesiz dönem, TLREF’e endeksli faiz ve Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi avantajı sağlayabildiğini söyledi.
“Nakit akışı kristal toptur”
Moderatör Hakan Çalışkantürk de nakit akışının işletmeler açısından taşıdığı önemi, iş insanı Üzeyir Garih’in şu sözleriyle anlattı:
“Biz iş insanları, elinde üç top çeviren jonglör gibiyiz. Kârlılık ve ciro lastik toplardır; düşse bile yeniden sıçrar. Nakit akışı ise kristal toptur. Bir kez düşerse kırılır ve bir daha toplanamaz.”
Halka arz ve borçlanma seçenekleri anlatıldı
Panelin son konuşmacısı İntegral Yatırım Genel Müdürü Osman İlker Savuran ise daralan kredi piyasasında şirketlerin kullanabileceği alternatif finansman yöntemlerini anlattı.
Halka arzın öz kaynak niteliğinde önemli bir finansman seçeneği olduğunu belirten Savuran, Sermaye Piyasası Kurulunda değerlendirme bekleyen başvurular nedeniyle halka arz süreçlerinin 24 aya kadar uzayabildiğini söyledi. Savuran, şirketlerin halka arzın yanı sıra tahvil ve bono gibi borçlanma araçları ihraç ederek de alternatif finansman sağlayabileceğini ifade etti.
Yorumlar
Kalan Karakter: