Veri merkezlerinin soğutulması ve elektrik üretimi, düşündüğümüzden çok daha fazla su gerektiriyor. Üsküdar Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi İnci Karakaş’a göre özellikle kömür ve doğalgazla çalışan enerji sistemleri bu yükü artırıyor. Çünkü bu santrallerde buharın yeniden yoğunlaştırılması için büyük miktarda su kullanılıyor. Buna karşılık güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynakları, operasyon sırasında neredeyse hiç su tüketmiyor. Yani mesele sadece enerji değil, enerjinin kaynağı.
Bir diğer kritik konu ise veri merkezlerinin nasıl ve nerede kurulduğu. Su stresi yüksek bölgelerde kurulan tesisler, mevcut kaynaklar üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. Ayrıca kullanılan soğutma teknolojisi de belirleyici. Geleneksel buharlaştırmalı sistemler yüksek su tüketirken, daldırma ve kapalı devre sistemler çok daha tasarruflu. Ama en dikkat çekici uyarı bireylere: Yapay zekayı nasıl kullandığımız da bu tüketimi doğrudan etkiliyor.
Sistemi az meşgul etmek...
Aynı soruyu tekrar tekrar sormak, gereksiz görsel ve video üretmek, büyük dosyalarla sistemi meşgul etmek… Hepsi veri merkezlerinin daha fazla çalışmasına, dolayısıyla daha fazla su tüketilmesine yol açıyor. Uzmanlara göre çözüm basit ama etkili: Daha az ama daha net kullanım. Tek, iyi kurgulanmış bir soru; gereksiz tekrarların önüne geçebilir. Küçük gibi görünen bu alışkanlıklar, küresel ölçekte ciddi bir fark yaratabilir. Çünkü dijital dünyada attığımız her adımın, aslında görünmeyen bir su izi var.
Yorumlar
Kalan Karakter: