Adana’da vergi denetiminde değişen yaklaşım ve dijital takip süreçleri iş dünyasının gündemine taşındı. Adana Sanayi Odası (ADASO) ile Adana Bilişimci İş İnsanları Derneği (ABİAD) işbirliğinde düzenlenen ‘Vergi Denetiminde Dijital Dönüşüm ve İŞKUR İstihdam Teşvikleri Bilgilendirme Toplantısı’nda konuşan maliye yetkilileri, yeni dönemde yalnızca belge düzeninin değil; ticari işlemlerin gerçekliğinin, şirketler arası ilişkilerin ve mükellef davranışlarının da dijital sistemler üzerinden analiz edildiğini vurguladı. Toplantıda, farklı sektörlere ait POS cihazlarının kullanılması, gerçeğe aykırı fiş düzenlenmesi ve sahte belge kullanımı gibi örnekler üzerinden işletmelerin “basiretli tacir” anlayışıyla hareket etmesi gerektiğine dikkat çekilirken sahte çıkan faturalarla ilgili “Bilmeden kullandım” savunmasının ise tek başına yeterli görülmeyebileceği mesajı verildi.
İş dünyasının yoğun katılımıyla gerçekleşen toplantıya Adana Defterdarı Ahmet Balıkçı, Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkanı Mesut Kesmen, Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkan Yardımcısı Melih Akcan ile İŞKUR İş ve Meslek Danışmanı Ergin Koluman katıldı.
Programın açılış konuşmalarını ADASO Başkanı Zeki Kıvanç ile ABİAD Başkanı Fenil Yavuz yaptı. Toplantıda vergi denetim süreçlerinde dijitalleşmenin geldiği nokta, gönüllü uyum çalışmaları, risk analiz sistemleri ve işverenlere yönelik istihdam teşvikleri ele alındı.
“Kafede gübre fişi kesilmesi ne kadar doğru?”
Toplantının dikkat çeken bölümlerinden biri, Adana Defterdarı Ahmet Balıkçı’nın günlük hayattan verdiği örnekler oldu. Vergi sisteminde dijital denetim kapasitesinin her geçen gün arttığını belirten Ahmet Balıkçı, farklı sektörlere ait POS cihazlarının kullanımına ilişkin örnekler üzerinden yeni dönemin yaklaşımını anlattı.
Balıkçı, “Kebapçıya gidildiğinde ödeme yaparken yazar kasadan KDV’si yüzde 1’lik et fişi verilmesi ya da kafeye gidildiğinde ödeme sırasında başkasına ait POS cihazından KDV’si yüzde 0 olan gübre fişi çıkması ne kadar doğrudur?” sözleriyle belge düzenindeki uyumsuzluklara dikkat çekti.
Bu tür uygulamaların yalnızca teknik bir hata olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Balıkçı, vergi sisteminin temel amacının cezalarla gelir elde etmek değil, doğru vergilendirme yoluyla vergi adaletini sağlamak olduğunu söyledi.
Ahmet Balıkçı, 2024 yılında yürürlüğe giren 7524 sayılı Kanun ile özellikle kayıt dışılıkla mücadele, vergi adaleti ve küresel asgari kurumlar vergisi alanlarında kapsamlı düzenlemeler yapıldığını belirterek başkasına ait POS cihazı kullananlara ve belgesiz mal-hizmet satışında bulunanlara yönelik özel usulsüzlük cezalarının ciddi oranda artırıldığını kaydetti.
Vergi kaçakçılığı suçlarına ilişkin hapis cezalarının üst sınırlarında da artışa gidildiğini ifade eden Adana Defterdarı Ahmet Balıkçı, yeni dönemde vergiye uyum süreçlerinin çok daha yakından izlendiğini söyledi.
“Vergi denetimi artık dijital izleri takip ediyor”
Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkanı Mesut Kesmen ise konuşmasında, vergi denetim anlayışında yaşanan dönüşümün yalnızca klasik inceleme yöntemleriyle sınırlı olmadığını söyledi.
Vergi Denetim Kurulu’nun doğrudan Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı çalıştığını belirten Mesut Kesmen; Adana, Antalya, Bursa, Gaziantep, Kocaeli ve Konya’da denetim daire başkanlıklarının bulunduğunu ifade etti. Bunun yanında Ankara, İstanbul ve İzmir’de vergi iadeleri, kaçakçılık ve sektörel denetim alanlarında uzmanlaşmış birimler bulunduğunu aktaran Kesmen, yeni dönemde denetim kapasitesinin dijital sistemlerle birlikte daha da genişlediğini söyledi.
Mesut Kesmen, “Kesilen her fatura, gönderilen her beyanname anında sistemlere düşüyor. Yapay zekâ destekli analizler sonucunda bazı işlemler riskli olarak değerlendirilebiliyor” dedi.
Vergi denetiminde artık yalnızca evrakın değil, işlemin ekonomik gerçekliğinin de incelendiğini belirten Kesmen, yeni yaklaşımın merkezinde “gönüllü uyum” anlayışının bulunduğunu ifade etti.
Vergiye Uyum Piramidi anlatıldı
Toplantıda, vergi idaresinin son dönemde benimsediği “Vergiye Uyum Piramidi” modeli de ayrıntılı şekilde ele alındı.
Mesut Kesmen, vergi denetim faaliyetlerinin etkin şekilde planlanabilmesi için mükellef davranışlarının analiz edilmesinin büyük önem taşıdığını belirterek mükelleflerin uyum seviyelerine göre farklı denetim yöntemleri uygulandığını söyledi.
Vergiye Uyum Piramidi’nin tabanında gönüllü uyum gösteren mükelleflerin yer aldığını ifade eden Mesut Kesmen, üst katmanlarda ise rehberlik bekleyenler, ikna edilmesi gerekenler ve cezai yaptırımla karşılaşabilecek mükelleflerin bulunduğunu anlattı.
Yeni sistemin temel amacının cezalandırmadan önce rehberlik etmek olduğunu vurgulayan Kesmen, “Amacımız kayıt dışı ekonomiyi önlemek, gönüllü uyumu artırmak ve vergisel işlemlerde adaleti tesis etmek” dedi.
Riskli görülen mükelleflere uyarı yazıları gönderiliyor
Mesut Kesmen, gönüllü uyum çalışmaları kapsamında yürütülen uygulamalara ilişkin de ayrıntılı bilgiler verdi.
Risk analizleri sonucunda kazançlarını eksik beyan ettiği değerlendirilen mükelleflerin “izaha davet” ve gönüllü uyum süreçlerine dâhil edildiğini belirten Kesmen, bu çalışmaların baskı ve cezalandırma amacı taşımadığını söyledi.
Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından yürütülen “Beyanname Gözetim Çalışması” kapsamında, riskli olduğu değerlendirilen şirketlere kurumlar vergisi beyannameleri öncesinde uyarı yazıları gönderildiğini anlatan Kesmen, şirketlerin bu süreçte kendi kayıtlarını yeniden gözden geçirme imkânı bulduğunu ifade etti.
Toplantıda ayrıca “Yüksek Gelir Grupları Gözetim ve Uyum Programı” hakkında da bilgi verildi. Buna göre yüksek tutarlı lüks harcamaları bulunan ancak gelir beyanları bu harcamalarla uyumsuz görülen kişilerin gönüllü uyuma davet edildiği belirtildi.
Mesut Kesmen, vergi idaresinin yeni dönemde davranışsal denetim yaklaşımını daha fazla kullandığını belirterek mükelleflerin önceden bilgilendirilmesi ve risklerini fark ederek kendilerini düzeltmelerinin hedeflendiğini söyledi.
KURGAN sistemi sahte belge riskini izliyor
Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri ise “Kuruluş Gözetimli Analiz Sistemi” olarak adlandırılan KURGAN uygulaması oldu.
Mesut Kesmen, KURGAN sisteminin sahte belge düzenleme riski taşıyan işlemleri erken aşamada tespit etmek amacıyla geliştirildiğini söyledi.
KURGAN’ın bağımsız bir sistem olmadığını, sahte belge ile mücadele programının bir parçası olarak çalıştığını belirten Kesmen, sistemin mükellefi değil işlemleri takip ettiğini vurguladı.
Mesut Kesmen, “KURGAN, işlem riskini ölçüyor. Amaç, riskli işlemleri önceden tespit ederek olası mağduriyetlerin ve kayıt dışılığın önüne geçmek” dedi.
KURGAN kapsamında gönderilen yazıların cezalandırıcı nitelik taşımadığını ifade eden Mesut Kesmen, bu yazıların mükelleflere riskli görülen işlemler konusunda bilgilendirme amacıyla gönderildiğini söyledi.
Risk uyarısı alan mükelleflerin işlemlerini yeniden değerlendirmesi gerektiğini belirten Kesmen, olası bir inceleme sürecinde işlemlerin gerçekliğini ispatlayacak belgelerin önem taşıdığını kaydetti.
“‘Bilmeden kullandım’ savunması yeterli olmayabilir”
Toplantının en dikkat çekici mesajlarından biri ise “basiretli tacir” vurgusu oldu.
Vergi Denetim Kurulu Adana Denetim Daire Başkanı Mesut Kesmen, geçmişte daha çok sahte belge düzenleyenlere odaklanan denetim anlayışının, artık sahte belge kullananları da kapsayacak şekilde genişlediğini söyledi.
“Bilmeden kullandım” savunmasının tek başına yeterli olmayabileceğine dikkat çeken Kesmen, şirketlerin ticari ilişki kurdukları firmaları daha dikkatli analiz etmeleri gerektiğini ifade etti.
Yetkililer, Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan “basiretli tacir” anlayışının yeni dönemde daha fazla önem kazandığını belirterek işletmelerin yalnızca kendi işlemlerinden değil, işlem yaptıkları firmaların yapısından ve ticari gerçekliğinden de sorumlu hareket etmeleri gerektiğini vurguladı.
Toplantıda verilen mesajlar, vergi denetiminde yeni dönemin yalnızca belge kontrolüne değil; ticari davranış biçimlerine, işlem tutarlılığına ve ekonomik gerçekliğe odaklanan daha kapsamlı bir yapıya dönüştüğünü ortaya koydu.
Yorumlar
Kalan Karakter: