Mersin’in Tarsus ilçesinde ziraat mühendisi ve yazılım mühendisi iki kardeş tarafından kurulan yapay zekâ destekli topraksız serada yetiştirilen beyaz çilekler, iç piyasanın yanı sıra yurt dışına da gönderiliyor.
Ziraat mühendisi Yasin Çiner, yazılım mühendisi ve Tarım Orman Gençlik Konseyi Üyesi olan kardeşi Bülent Samed Çiner ile ilçede yıllar önce 1500 dönüm alanda şeftali, portakal, mandalina, limon, muz ve avokado yetiştirmeye başladı.
İki kardeş, zaman içinde arazilerinin 22 dönümünde yapay zekâ destekli sera kurdu. Topraksız serada kırmızı çileğin yanı sıra beyaz çilek de yetiştirilmeye başlandı.
Serada dronlar, yüksek çözünürlüklü kameralar ve sensörler aracılığıyla sıcaklık, pH değeri ve nem gibi çok sayıda veri analiz ediliyor. Çiner kardeşler, ekimden hasada kadar tüm üretim süreçlerini yakından takip ediyor.
Serada üretilen yaklaşık 20 ton beyaz çilek, iç piyasanın yanı sıra Rusya, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Özbekistan ve Kazakistan’a gönderiliyor.
Beyaz çilek bölgenin yeni ürünü
Ziraat mühendisi Yasin Çiner, kardeşiyle kurduğu serada 30’u sürekli, 50’si sezonluk olmak üzere çoğunluğu kadın 80 kişiye istihdam sağladıklarını söyledi.
Açık alanda beyaz çileğin üretim kapasitesinin dönüme 6-7 bin fide olduğunu belirten Çiner, topraksız serada bu rakamı 16 bine çıkarabildiklerini anlattı. Çiner, bunun da rekolteye doğrudan yansıdığını ifade etti.
Beyaz çileğin Türkiye pazarına yeni girmeye başladığını dile getiren Çiner, şöyle konuştu:
“Beyaz çilek bölgemiz için şu an yeni bir ürün. Bölgede bir ilk olduğunu söyleyebiliriz. İnsanların alışma sürecini yaşıyoruz. Beyaz çilek şu an şefler, özel butik restoranlar ve pastaneler tarafından tercih edilen bir ürün. Pazara ilk çıktığında, bilen şeflerin dışında ‘Acaba bu çiğ mi, olmamış mı?’ gibi değerlendirmeler yapılabiliyor. Oysa tam tersine muz ve ananas aromalı bir meyveyle karşılaşılıyor. Bir kez tadan, yeniden istiyor.”
Tüm üretim süreçleri yapay zekâyla kontrol ediliyor
Çiner, serada yapay zekâ desteği sayesinde ekimden hasada kadar tüm üretim süreçlerini kontrol edebildiklerini söyledi.
Serada hava koşullarının da kendi kontrollerinde olduğunu belirten Çiner, şöyle devam etti:
“Seramız, meteoroloji istasyonları ve kendi iklimlendirme sistemiyle verileri işleyerek uyarı sistemi aracılığıyla bizi tamamen bilgilendirebilen, gerektiğinde kendisi de müdahale edebilen bir altyapıya sahip. Otomasyon sistemiyle rüzgâr ve içerideki nem kontrolü sağlanabiliyor. Burada hava koşullarını kendimiz yönetebiliyoruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: