Yeni misyonumuz ’servis sağlayıcı’ olmak

Yeni misyonumuz 'servis sağlayıcı' olmak

‘Akıllı şehir’ vizyonuyla yolcuların artık seyahat ederken online ve diğer platformlarla iletişim halinde olmayı beklediğini ifade eden Temsa Genel Müdürü Hasan Yıldırım, Refleks'e verdiği röportajda, “Bu talep bize şunu gösteriyor: Biz artık sadece birer otobüs üreticisi değil, aynı zamanda birer ‘servis sağlayıcı’ olmalıyız” diyor.

30 Nisan 2018 - 10:27

Başar ŞEKER / Refleks -

Türk mühendisleri tarafından geliştirilen 30 binden fazla aracıyla 66 ülkede boy gösteren Sabancı Holding iştiraklerinden Temsa, yurtiçi ve yurtdışı yatırımlarına hız kesmeden devam ederken, 2017 yılında otobüs ve midibüs pazarında yüzde 28’lik paya ulaşarak üst üste dördüncü kez ‘Türkiye pazar lideri’ olma başarısı gösterdi. Ortaya koyduğu inovatif çalışmalarla da sektöründe fark yaratan ve bu alanda öncü olan Temsa, kendisini, artık teknoloji odaklı bir otomotiv şirketinden çok, otomotiv üretimi yapan bir teknoloji şirketi olarak görüyor.

1 Kasım 2017 tarihinde göreve başlayan Temsa Genel Müdürü Hasan Yıldırım, Refleks’in bu haftaki röportaj konuğu oldu. Yıldırım’la, Temsa’nın bu inovasyon süreçlerinden yeni hedeflerine ilişkin birçok konuyu konuşma imkânı bulduk.

DÖRDÜNCÜ KEZ PAZAR LİDERİ

- Temsa’nın otobüs sektöründeki genel durumu hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Temsa, 2017 yılında otobüs ve midibüs pazarında yüzde 28’lik paya ulaştı ve üst üste dördüncü kez ‘Türkiye pazar lideri’ oldu. 2017 yılı ciromuz yüzde 17 artarak 1 milyar lirayı geçerken, ihracatımız da yüzde 33 yükseldi. Bunun yanında, küresel büyüme vizyonu ve inovasyon odaklı yatırım stratejimizle Temsa’nın ‘global bir teknoloji şirketi’ne dönüşümü hızlanıyor.

- Temsa’nın inovasyona yönelik ne gibi faaliyetleri bulunuyor?

Temsa, geliştirdiği yenilikçi çalışmalarla da fark yaratıyor. ‘Smart Mobility’ platformu bu anlayışın ilk adımı oldu. Kentleşme süreciyle birlikte değişen ihtiyaçlara hızlı çözümler sunmak, Temsa’nın en önemli öncelikleri arasında yer alıyor. Daha çevreci ve daha ekonomik ürünler için çalışmalarımızı hızlandırdık. ‘Avenue IBUS’ akıllı şehirlere yönelik ilk adım oldu. Bunu ‘MD9 electriCITY’ ve ‘Avenue EV’ izledi. Temsa Busworld 2017’de, elektrikli araç programının üçüncü aracı olan ‘Avenue Electron’u sergiledik.

Akıllı araç programlarımız doğrultusunda geliştirilen ilk otobüs dışı ürün olan ‘Fleetics’i de geliştirdik. ‘Fleetics’ ürünü sayesinde büyük veri altyapıları ve veri bilimi tekniklerini kullanarak akıllı otobüslerden ve kamyonlardan toplanan veriler gerçek zamanlı yöntemlerle inceleniyor. Yedek parçaların aşınmalarına göre arıza yapmadan önceden tespiti sağlanabiliyor. Şoför davranışlarının modellenmesi, kazaların önlenmesi ve yolcu güvenliğinin artırılması konularında modeller oluşturulmasına imkân veriyor. Bu ürün, oluşacak problemlere yapay zekâ ile cevap verecek şekilde geliştirildi. ‘Fleetics’ şu an İzmir, İstanbul, Adana ve Mersin’in belediye araçlarında pilot olarak kullanılıyor.

KENDİMİZİ SÜREKLİ GELİŞTİRİYORUZ

- Teknolojinin yıkıcı etkisiyle nasıl baş ediyorsunuz?

Dünyada teknoloji baş döndürücü bir hızda ilerliyor ve birçok sektörde ciddi dönüşümlere sebep oluyor. Bu dönüşümlerin yıkıcı etkisini, en hızlı ve radikal biçimde gözlemlediğimiz sektörlerin başında otomotiv geliyor. Elektrikli araçlar özelinde batarya teknolojisinin gelişmesi, menzil sorununun çözülmesi, sürücüsüz otomobiller konusunda yaşanan çarpıcı gelişmeler, mobil otomotiv teknolojilerindeki yenilikler gibi birçok faktör, otomotiv endüstrisiyle teknolojiyi birbirine her geçen gün daha çok yakınlaştırıyor. Bu yeni dünya düzeninde, sadece inovasyonun gücüne inananlar, teknolojisini geliştirebilenler ayakta durabilecekler. Bu yüzden dünyadaki bu büyük dönüşümü en iyi şekilde analiz ediyor, kendimizi sürekli geliştiriyoruz.

- Geleceğe ilişkin üzerinde durduğunuz öncelikli konular neler?

Elektrikli araçlar ve akıllı şehirler… Bugün dünya genelindeki toplu taşımada elektrikli araçların ağırlığı her geçen gün artarken, yapılan son araştırmalar, elektrikli otobüs pazarının 2025 yılına kadar yılda ortalama yüzde 33,5’lik bir büyüme göstereceğini ortaya koyuyor. Temsa olarak, bugün portföyümüzde yer alan 3 elektrikli aracımızla, ülkemizin ve dünyamızın sürdürülebilir geleceğine de katkıda bulunuyoruz. Portföyümüzdeki elektrikli araç sayımızı yukarı çekerken, mevcut araçlarımızın teknolojisini geliştirerek şarj sürelerini ve menzillerini uzatmak da şirket olarak öncelikli hedeflerimiz arasında.

AKILLI ŞEHİR FORMÜLÜ: YEŞİL, GÜVENLİ, ONLINE!

- Peki, ya akıllı şehirler?

Temsa olarak, yakın gelecekte toplu ulaşım anlayışını baştan aşağı değiştirecek olan ‘akıllı şehirler’in de önemli bir parçası olacağız. Bugün zaten dünyanın çoğu yerinde A bölgesinden B bölgesine gitmek mümkün. Fakat ‘akıllı şehir’ vizyonuyla artık bu iki nokta arasındaki yolculuğunuzun nasıl gerçekleşeceği mercek altına alınıyor. Yolcu bize artık, ‘Beni istediğim yere nasıl götüreceksin?’ diye soruyor. Bunun karşılığında da bizden temel olarak üç şey talep ediyor: Trafiği çöz ve güvenli bir yolculuk vaat et; çevreye duyarlı ol; seyahat sırasında online ve diğer platformlarla iletişim halinde olmamı sağla. Bu talepler aslında bize şunu gösteriyor: Biz artık sadece birer otobüs üreticisi değil, aynı zamanda birer servis sağlayıcı olmalıyız.

+ + +

CİRONUN YÜZDE 4’Ü AR-GE’YE

Temsa Genel Müdürü Hasan Yıldırım: “Temsa, artık teknoloji odaklı bir otomotiv şirketinden çok, otomotiv üretimi yapan bir teknoloji şirketi konumuna geldi. Bu durum bizler için büyük bir gurur kaynağı. Bunun için her yıl ciromuzun yüzde 4’ünü Türkiye’nin ilk ar-ge merkezi olan Temsa Ar-Ge Merkezi’ne aktarıyoruz. Temsa Ar-Ge Merkezi’nde 200 personelimiz çalışıyor. Bu çabaların bir sonucu olarak, yüzde 100 Türk mühendislerinin ürünü olan 30 bini aşkın aracımız bugün dünyanın 66 ülkesindeki yollarda boy gösteriyor.” |

Reklam
Bu haber 450 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x