Doğu Akdeniz için ’endemik bitki’ ve ’Suriyeli’ vurgusu
Reklam

Doğu Akdeniz için 'endemik bitki' ve 'Suriyeli' vurgusu

11 Ocak 2021 - 12:39 - Güncelleme: 11 Ocak 2021 - 12:57

EGD’nin ‘Türkiye Ekonomiyi Konuşuyor’ etkinliğine Kahramanmaraş ve Hatay özelinde endemik bitki varlığı ve sığınmacı sorunu konuları damga vurdu. Kahramanmaraş TSO Başkanı Balcıoğlu, “Pandemiden en az etkilenen kentlerden biriyiz” derken; Antakya TSO Başkanı Çinçin, “Sığınmacı sorununun çözümü için Göç ve Entegrasyon Bakanlığı kurulmalı” ifadesini kullandı.     

Refleks

Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin (EGD) her hafta sonu görüntülü platformda gerçekleştirdiği ‘Türkiye Ekonomiyi Konuşuyor’ etkinliğine bu kez TOBB Başkan Yardımcısı ve İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanı Tamer Kıran ile birlikte Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Şahin Balcıoğlu ile Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Hikmet Çinçin katıldı. Moderatörlüğünü EGD Başkanı Celal Toprak ve EGD Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Uluğtürkan’ın birlikte gerçekleştirdikleri toplantıda konuşan Kahramanmaraş TSO Başkanı Şahin Balcıoğlu, kentlerinin pandemide en az hasar alarak büyümesini sürdüren bir şehir olduğunu söyledi. 

YERYÜZÜ CENNETİNDE YAŞIYORUZ

2020’yı bir önceki yıla göre yüzde 7,6 düşen ihracatla kapattıklarını belirten Balcıoğlu, “Kahramanmaraş’ta işsizliğin olmadığını iddia ediyoruz. Çalışmayan insanlar var ve bu kişiler de iş beğenmeyen insanlar. Türkiye’deki ipliğin yüzde 36’sını üretiyoruz. Dokumanın ve örgü kumaşın yüzde 15’ini Kahramanmaraş tek başına üretiyor. Kadın ayakkabısı üretiminde kentimiz, Türkiye ikincisi durumunda. Altın işlemede İstanbul Kapalıçarşı’dan sonra Türkiye’nin ikincisiyiz. Çimentoda Türkiye’nin yüzde 10’unu, kâğıtta yüzde 20’sini üretiyoruz. Gerçekleştirdiğimiz üretimleri yenilenebilir enerjilerden karşılamaya çalışıyoruz. Afrika’ya bağış yapmak yerine oradaki küçük çiftçilerin yaşam ve çalışma koşullarını iyileştirerek ticaret yolu ile insanlara yardım etme programına Kahramanmaraş adeta damga vurdu. Bu projeye Türkiye’den 19 firmanın katıldığını ve bunların 6’sının Kahramanmaraş firması olduğunu övünerek söylemek istiyorum. Başkonuş Yaylası’nda bir dağımızda 2 bin 782 tane endemik bitki var. Bu sayı İngiltere’nin endemik bitki sayısının 2 katından daha fazla. Kahramanmaraş cennet değil de nedir?” diye konuştu. Balcıoğlu, Kahramanmaraş ekonomisinin en önemli sıkıntısının yatırım alanlarındaki yetersizlik olduğuna dikkat çekti. 

10 YIL ÖNCE NASILDIK, ŞİMDİ NASILIZ?

Antakya TSO Başkanı Hikmet Çinçin de, sınırda yaşanan çatışma ortamında 10 yılın geride kaldığına dikkat çekerek, “2010 yılında havaalanına kavuşmuş, sınırında Suriye’ye vizesiz geçişlerin yaşandığı bir Hatay vardı. Herkes Arap-İsrail barışını konuşuyordu. Biz de Hatay’dan Tel Aviv’e otobanla ulaşacağımız, ticaretimizi bu çerçevede geliştireceğimiz bir hayale kapılmıştık. Bu atmosfer yerli ve yabancı yatırımcıların Hatay’a ilgisini artırmıştı. Türkiye ekonomisinin üzerinde büyüyorduk. Başlayan çatışmayla Türkiye çok kısa sürede 4 milyon sığınmacıya kucak açmak zorunda kaldı. Bu sığınmacıların 400 bini Hatay’a yerleşti. Bir anda aldığımız göç, altyapımızı ve sosyoekonomik durumumuzu altüst etti” ifadelerini kullandı. Suriye sınırında bir kent olması nedeniyle Hatay’ın ve Türkiye’nin alınan göçten önemli ölçüde etkilendiğini belirten Çinçin, “10 yıl önce 10 yaşında Türkiye’ye gelen Suriyeli bir çocuk bugün 20 yaşında bir genç oldu. Bu genç ne Arapça ne de yeterince Türkçe öğrenebildi. Türkiye’de 4 milyonu Suriyeli, toplam 7 milyon sığınmacı var. Nüfusumuzun neredeyse yüzde 10’unu teşkil eden bu topluluğun entegrasyonuna yönelik yeterince çalışma yapılabiliyor mu? Benim şahsi düşüncem, Türkiye’nin en kısa sürede Göç ve Entegrasyon Bakanlığı kurması ve tek elden otoriteyle bu yöndeki sorunların çözümünde hızlı hareket etmesi gerekiyor” diye konuştu. 


Bu haber 7118 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Güney Çelik’e 3 ödül
Güney Çelik’e 3 ödül
KOSGEB kredisiyle Endüstri 4.0’a ilk adım
KOSGEB kredisiyle Endüstri 4.0’a ilk adım