Denizüstü Rüzgâr Enerjisi Derneğinin (DÜRED) ilk liman toplantısı, Mersin’deki Ceyport Taşucu Limanı’nda gerçekleştirildi. DÜRED tarafından Türkiye Liman İşletmecileri Derneği (TÜRKLİM) işbirliğiyle düzenlenen toplantıda, deniz üstü rüzgâr enerjisi ekosisteminde stratejik öneme sahip limanların mevcut durumu ve gelecekte üstlenebileceği rol ele alındı.
Sektör temsilcileri, deniz üstü rüzgâr enerjisi projelerinde kullanılan türbin bileşenlerinin karasal rüzgâr santrallerindekilere göre çok daha büyük ve ağır olduğunu belirterek, limanların lojistiğin yanı sıra üretim, montaj ve depolama merkezleri olarak da planlanması gerektiğini vurguladı.
Taşucu Limanı öne çıkıyor
DÜRED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Durak, limanların ülke ekonomileri açısından önemli olduğunu, deniz üstü rüzgâr enerjisi sektörü için ise vazgeçilmez bir unsur haline geldiğini söyledi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından deniz üstü rüzgâr enerjisine dayalı Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanı kapsamında dört aday bölge belirlendiğini hatırlatan Durak, deniz üstü türbin ekipmanlarının karasal türbinlere göre çok daha büyük boyutlarda olduğunu ifade etti.
Bu ekipmanların kara yoluyla proje alanlarına taşınmasının oldukça güç olduğunu belirten Durak, şöyle konuştu:
“Bu nedenle bazı ekipmanların doğrudan limanlarda üretilmesi gerekiyor. Limanlar, deniz üstü rüzgâr enerjisi sektörü için olmazsa olmaz bir konumda. Belirlenen YEKA alanlarının proje aşamasına gelmesiyle liman ihtiyacı ortaya çıkacak. Ceyport Taşucu Limanı da depolama imkânları sayesinde bu alanda öne çıkıyor.”
Durak, limanın yalnızca Türkiye pazarı açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Ceyport Taşucu Limanı, Akdeniz coğrafyasındaki bütün ülkelere hizmet verebilecek profesyonel bir montaj ve üretim limanına dönüşebilir,” dedi.
80 milyon dolarlık yatırım
Ceyholding Yönetim Kurulu Üyesi Berzan Avcı da Ceyport Taşucu Limanı’na son bir buçuk yılda 80 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını söyledi.
Yatırımların ardından limanın, deniz üstü rüzgâr enerjisi sektörü dahil birçok alanda hizmet verebilecek kapasiteye ulaştığını belirten Avcı, “Altyapı, üstyapı, rıhtım ve deniz taraması dahil birçok alanda teknik kapasitemizi güçlendirdik. Deniz üstü rüzgâr enerjisi sektörüne liman ve lojistik hizmeti verebilecek seviyeye ulaştık,” diye konuştu.
Kamusal teşvik çağrısı
TÜRKLİM eski Yönetim Kurulu Başkanı ve DÜRED Başkan Yardımcısı Aydın Erdemir ise Türkiye’de deniz üstü rüzgâr enerjisi projeleri hayata geçirilmeden önce güçlü bir liman altyapısının oluşturulması gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin 2035 yılına kadar 5 gigavatlık deniz üstü rüzgâr enerjisi kurulu gücüne ulaşmayı hedeflediğini hatırlatan Erdemir, bu hedef doğrultusunda mevcut limanların incelenmesi, eksiklerinin ve kapasite kısıtlarının belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Limanlar ile üretim tesislerinin bütünleşik biçimde planlanması gerektiğini vurgulayan Erdemir, şunları kaydetti:
“Deniz üstü rüzgâr enerjisi için liman ve sanayi alanlarının birlikte tasarlandığı bir endüstri bölgesi modeli oluşturulmalı. Yatırımcıların liman çevresinde kümelenerek üretim ve tedarik faaliyetlerini burada yürütmesi önemli. Bunun için şimdiden projeler hazırlanmalı ve yer seçimleri yapılmalı. Ancak bu dönüşüm milyar dolar seviyesine ulaşabilen yatırımlar gerektiriyor. Bu nedenle kamusal teşviklere ve kolaylaştırıcı düzenlemelere ihtiyaç var.”
Kanatlar 125 metreye ulaşıyor
Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Onursal Başkanı Alper Kalaycı da Türkiye’de kanat, kule ve jeneratör gibi rüzgâr türbini ekipmanlarının halihazırda üretildiğini söyledi.
Yeni nesil deniz üstü rüzgâr türbinlerinde kanat uzunluğunun 125 metreye kadar ulaştığını belirten Kalaycı, bu büyüklükteki ekipmanların kara yoluyla taşınmasının neredeyse mümkün olmadığını ifade etti.
Kanat ve kule gibi temel bileşenlerin liman sahalarında veya limanlarla bütünleşik tesislerde üretilmesi gerektiğine dikkat çeken Kalaycı, İzmir ve Mersin’in deniz üstü rüzgâr enerjisi ekosistemi açısından öne çıkan merkezler arasında bulunduğunu söyledi.
Düzenli ihale takvimi beklentisi
Deniz üstü YEKA ihalelerinde yerlilik şartının sektörü geliştireceğini belirten Kalaycı, yerlilik oranlarının karasal rüzgâr projelerinde olduğu gibi kademeli biçimde artırılmasının daha doğru olacağını ifade etti.
Yatırımcıların en önemli beklentisinin öngörülebilirlik olduğuna işaret eden Kalaycı, “Düzenli bir YEKA ihale takviminin açıklanması, hem yatırım kararları hem de sanayi yatırımları açısından kritik önem taşıyor,” dedi.
Toplantının ardından katılımcılar, Ceyport Taşucu Limanı’nda teknik incelemelerde bulundu.
Yorumlar
Kalan Karakter: