DASSAD öncülüğünde düzenlenen bölgesel buluşmada savunma sanayinde ortak üretim, kümelenme modeli, güçlü tedarik zinciri ve yeni yatırım fırsatları ele alındı. Toplantıda, Doğu Akdeniz’in savunma sanayi üretim üssüne dönüştürülmesi hedefi öne çıktı.
Toplantıya Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır, Osmaniye Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Devrim Murat Aksoy, DASSAD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kayacı, DASSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Caner Özdemir, DASSAD yönetim kurulu üyeleri ile Adana, Mersin ve Osmaniye’den çok sayıda sanayici ve iş insanı katıldı.
Bölgesel kümelenme modeli güçleniyor
Toplantının açılış konuşmasını yapan DASSAD Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Kayacı, Savunma Sanayii Başkanlığının son yıllarda kümelenme çalışmalarına büyük önem verdiğini belirterek, Türkiye’de savunma sanayi ekosisteminin artık yalnızca Ankara ve İstanbul merkezli değil, bölgesel yapılanmalarla büyüdüğünü söyledi.
Türkiye genelindeki kümelenme yapılarının Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda ortak hareket etmeye başladığını ifade eden Kayacı, yeni kümelenmeler oluşturmak yerine mevcut bölgesel yapılanmaların güçlendirilmesinin öncelik haline geldiğini dile getirdi.
Doğu Akdeniz Savunma Sanayi Kümelenmesi’nin yaklaşık iki buçuk yıl önce kurulduğunu hatırlatan Kayacı, bugün gelinen noktada Adana, Mersin, Osmaniye, Hatay ve Kahramanmaraş’ı kapsayan güçlü bir bölgesel yapılanma oluşturduklarını kaydetti.
Savunma Sanayii Başkanlığının bölgesel kalkınmayı önceleyen yaklaşımı doğrultusunda Doğu Akdeniz’in önemli bir üretim merkezi haline gelmesi için çalıştıklarını belirten Kayacı, şunları söyledi:
“Artık savunma sanayi yalnızca Ankara ve İstanbul’dan ibaret değil. Savunma Sanayii Başkanlığı, üretimin Türkiye’nin farklı bölgelerine yayılmasını hedefliyor. Biz de Doğu Akdeniz’de güçlü bir kümelenme oluşturarak bu hedefin önemli bir parçası haline gelmek istiyoruz. Bölgemizde yer alan firmaların savunma sanayi ekosistemine daha etkin şekilde dahil olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”
Kayacı, Savunma Sanayii Başkanlığı ile birlikte önümüzdeki dönemde Doğu Akdeniz’de kapsamlı bir organizasyon gerçekleştirmeyi planladıklarını da açıkladı. Savunma Sanayii Başkanı başta olmak üzere başkan yardımcıları, daire başkanları ve vakıf şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin katılımıyla geniş kapsamlı bir “Savunma Sanayi Şehir Buluşmaları” programının düzenlenmesinin gündemde olduğunu söyledi.
Kıvanç: Savunma sanayi kalkınmanın lokomotifidir
Adana Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, savunma sanayinin yalnızca güvenlik açısından değil, yüksek teknoloji üretimi, Ar-Ge kabiliyeti ve ekonomik kalkınma açısından da stratejik bir sektör olduğunu söyledi.
Türk savunma sanayisinin son yıllarda ortaya koyduğu başarıların dünya çapında dikkat çektiğini belirten Kıvanç, yerlilik ve millilik oranının yüzde 20 seviyelerinden yüzde 80’in üzerine çıkmasının önemli bir dönüşümün göstergesi olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin insansız hava araçlarından zırhlı kara araçlarına, askerî denizcilikten mühimmat ve elektro-optik sistemlere kadar birçok alanda küresel ölçekte rekabet eden bir konuma ulaştığını vurgulayan Kıvanç, bu başarının planlı yatırımların, güçlü mühendislik altyapısının ve sanayicilerin üretim disiplininin sonucu olduğunu kaydetti.
Savunma sanayi ihracatındaki yükselişe de dikkat çeken Kıvanç, sektörün 2024 yılında 6 milyar 733 milyon dolar seviyesinde gerçekleşen ihracatını yüzde 49 artırarak 2025 yılında 10 milyar doların üzerine taşıdığını belirtti. Kıvanç, 2026 yılının ilk beş ayında ise sektör ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 29,5 artışla 3 milyar 863 milyon dolara ulaştığını söyledi.
Kümelenme modellerinin savunma sanayindeki önemine değinen Kıvanç, sektörün güçlü bir tedarik zinciri ve entegre üretim yapısı gerektirdiğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Savunma sanayinde tek başına büyümek mümkün değildir. Bu sektör; iş birliği, uzmanlaşma ve güçlü bir ekosistem gerektirir. Adana ve Mersin’in sahip olduğu üretim altyapısı, sanayi kültürü ve lojistik avantajlar değerlendirildiğinde Doğu Akdeniz bölgesi, Türkiye’nin yeni savunma sanayi merkezlerinden biri olmaya adaydır. DASSAD çatısı altında oluşan bu sinerjinin, bölgemizdeki firmaların savunma sanayine entegrasyonunu hızlandıracağına inanıyorum.”
Başkan Kıvanç, küresel güvenlik ortamındaki gelişmeler doğrultusunda NATO üyesi ülkelerin savunma harcaması hedeflerine de dikkat çekti. NATO ülkelerinin halen gayrisafi yurt içi hasılalarının en az yüzde 2’si düzeyinde olan savunma harcaması hedefini, alınan yeni kararla kademeli olarak toplam yüzde 5 seviyesine çıkarma hedefinde olduğunu hatırlatan Kıvanç, bu gelişmenin savunma sanayine yönelik yatırımları ve yüksek teknoloji üretimine olan talebi artıracağını söyledi.
Kıvanç, Türkiye’nin sahip olduğu üretim altyapısı, mühendislik kabiliyeti ve güçlü sanayi ekosistemiyle bu süreçte önemli fırsatlar yakalayacağına inandığını dile getirdi.
Çakır: Savunma sanayi Anadolu’ya yayılan başarı modelidir
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise Adana, Mersin ve Osmaniye’nin ekonomik ve sosyal açıdan birbirini tamamlayan şehirler olduğunu belirterek, bölgesel iş birliğinin önemine dikkat çekti.
Bölgenin ortak hareket etmesi halinde çok daha büyük ekonomik sonuçlar elde edilebileceğini ifade eden Çakır, Türkiye ekonomisinin zorlu bir dönemden geçtiğini ancak savunma sanayinin birçok sektör için yeni fırsatlar sunduğunu söyledi.
Savunma sanayinin son yıllarda Türkiye’nin en dikkat çeken sektörlerinden biri haline geldiğini belirten Çakır, sektörün en önemli özelliklerinden birinin üretim imkânlarını yalnızca belirli merkezlerde toplamak yerine tüm Anadolu’ya yayması olduğunu kaydetti.
Bu yaklaşım sayesinde Türkiye’nin farklı bölgelerinde yüksek katma değerli üretim yapan şirketlerin ortaya çıktığını vurgulayan Çakır, şu değerlendirmede bulundu:
“Yıllardır katma değeri yüksek ürünler üretmemiz gerektiğini konuşuyoruz. Savunma sanayi bunu başaran sektörlerin başında geliyor. Üretilen teknolojik ürünler sayesinde çok daha yüksek ekonomik değer oluşturulabiliyor. Bu nedenle savunma sanayi yalnızca güvenlik açısından değil, ekonomik kalkınma açısından da stratejik bir sektör konumunda.”
DASSAD’ın bölgede yürüttüğü çalışmaları önemli bulduklarını ifade eden Çakır, Adana, Mersin ve Osmaniye başta olmak üzere tüm Doğu Akdeniz’in ortak üretim kültürü etrafında buluşmasının büyük fırsatlar oluşturacağını söyledi.
Aksoy: Yüksek katma değerli üretime yönelmeliyiz
Osmaniye Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Devrim Murat Aksoy da kümelenme çalışmalarının sanayi ve teknoloji alanında önemli sonuçlar ortaya çıkardığını belirtti.
Türkiye’nin küresel rekabette daha güçlü bir konuma ulaşabilmesi için yüksek katma değerli üretimi artırması gerektiğini vurgulayan Aksoy, özellikle teknoloji ve savunma sanayi alanlarının önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağını söyledi.
Doğu Akdeniz Savunma Sanayi Kümelenmesi’nin bölgedeki üreticilere yeni fırsatlar sunacağına inandığını dile getiren Aksoy, şunları kaydetti:
“Bu tür iş birlikleri firmalarımızın yeni pazarlara ulaşmasına, teknolojik kabiliyetlerini geliştirmesine ve savunma sanayine daha güçlü şekilde entegre olmasına katkı sağlayacaktır. Kümelenmenin bölgemiz adına önemli kazanımlar oluşturacağına inanıyoruz.”
Toplantı, Adana, Mersin ve Osmaniye’deki sanayicilerin savunma sanayisinde ortak hareket etmesini sağlayacak yeni iş birliği imkânlarının değerlendirilmesinin ardından sona erdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: