Portakal Çiçeği Karnavalı’nın her yıl milyonlarca kişiyi Adana sokaklarında buluşturduğu yönündeki söylemler kamuoyunda geniş yankı uyandırırken Çukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İ.İ.B.F.) Maliye Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Güneş’ten dikkat çeken bir değerlendirme geldi. 8. Akdeniz Sanat Günleri Adana Etkinlikleri kapsamında Artika Sanat Merkezi’nde “Festivaller Ekonomisi” başlıklı bir söyleşi gerçekleştiren Doç. Dr. Güneş, “1,5 milyon ziyaretçi” ve “6 milyar TL ekonomik katkı” gibi rakamların bilimsel yöntemlerle doğrulanması gerektiğini savundu. Festival ya da karnaval ekonomisinin yalnızca kalabalık görüntüleri ve brüt satış hacmi üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Doç. Dr. Güneş; veri güvenilirliği, kayıt dışılık, kamu maliyetleri, ekonomik sızıntılar, gölge maliyetler, şeffaflık ve sürdürülebilirlik başlıklarında kapsamlı bir çerçeve sundu.
Portakal Çiçeği Karnavalı’nın yıllar içinde Adana’nın en güçlü şehir markalarından birine dönüştüğünü belirten Doç. Dr. İsmail Güneş, organizasyonun kültürel ve sosyal etkisinin tartışılmaz olduğunu ifade etti. Ancak Doç. Dr. Güneş’e göre karnavalın ekonomik büyüklüğü, katılım sayısı ve yaratılan ekonomik değere ilişkin kamuoyunda dolaşıma giren veriler çoğu zaman akademik ölçüm standartlarından uzak ve bilimsel dayanaklardan yoksun biçimde yorumlanıyor.
Artika Sanat Merkezi’nde düzenlenen söyleşide konuşan Doç. Dr. Güneş, “festival ekonomisi” kavramının yalnızca sokaktaki insan yoğunluğu ya da oluşan ticari hareketlilik üzerinden okunamayacağını belirterek gerçek ekonomik etkinin ancak bilimsel veri analizleriyle ortaya konulabileceğini söyledi.
“Taze para” ile “yer değiştiren harcama” ayrımı
Söyleşinin merkezinde yer alan en önemli başlıklardan biri “taze para” kavramı oldu. Doç. Dr. İsmail Güneş’e göre bir organizasyonun bölge ekonomisine gerçek katkısı, yalnızca şehir dışından gelen ziyaretçilerin kente taşıdığı yeni finansal kaynak üzerinden değerlendirilebilir.
Yerel halkın festival süresince yaptığı harcamaların ise ekonomik büyüme değil, mevcut harcamaların farklı sektörlere kayması ve var olan kaynakların el değiştirmesi anlamına geldiğini ifade eden Doç. Dr. Güneş, bunun ekonomi literatüründe “ikame etkisi” olarak değerlendirildiğini söyledi.
Başka bir ifadeyle, kentte zaten dolaşımda bulunan para yalnızca farklı alanlara yöneliyor; bu durum her zaman yeni bir ekonomik büyüme yaratmıyor.
Bu nedenle yerel halk, tesadüfi ziyaretçiler, iş veya akraba ziyareti nedeniyle kentte bulunanlar, yalnızca seyahat tarihini festivale denk getiren turistler ile yalnızca festival ya da karnaval amacıyla gelen ziyaretçilerin birbirinden ayrıştırılması gerektiği vurgulandı.
“Kalabalık başka, net turist başka”
Doç. Dr. İsmail Güneş’in dikkat çektiği bir diğer başlık ise katılımcı sayıları oldu.
Açık alan festivallerinde ya da karnavallarında aynı kişinin farklı günlerde tekrar sayılabilmesi, kent merkezindeki yoğunluğun doğrudan “tekil turist” olarak yorumlanması ve yerel halkın da toplam ziyaretçi sayısına dâhil edilmesi nedeniyle ciddi metodolojik sorunlar oluştuğunu belirten Doç. Dr. Güneş, ziyaretçi sayılarının dijital teknolojilerle doğrulanması gerektiğini söyledi.
Doç. Dr. İsmail Güneş, bu noktada GSM sinyal analizleri, Wi-Fi ve Bluetooth tabanlı ölçümler, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) POS verileri, ATM nakit çekim hareketleri gibi nesnel veri kaynaklarının önem kazandığını ifade etti.
“Brüt ciro” ile “yerel refah” aynı şey değil
Söyleşide festival ya da karnaval ekonomilerinde en sık yapılan hatalardan birinin “satış hacmi” ile “yerel gelir artışı”nın birbirine karıştırılması olduğu dile getirildi.
Doç. Dr. İsmail Güneş’e göre Portakal Çiçeği Karnavalı döneminde oluşan yüksek işlem hacmi, doğrudan kent halkının ekonomik olarak zenginleştiği anlamına gelmiyor. Çünkü harcamaların önemli bir bölümü tedarik zinciri ve hizmet akışı üzerinden şehir dışına yöneliyor.
Sunumda verilen örneklerde; karnavalda kullanılan et ürünlerinin farklı illerden tedarik edilmesi, sucuk gibi ürünlerin Afyon ve Kayseri’den gelmesi, organizasyon ekipmanlarının başta İstanbul olmak üzere farklı merkezli şirketlerden sağlanması, çadır ve teknik altyapının başka şehirlerden kiralanması ve organizasyon firmalarının çoğunlukla şehir dışı merkezli olması gibi unsurların, oluşan ekonomik hareketliliğin önemli bir kısmının Adana ekonomisinde kalmasını sınırladığına dikkat çekildi.
Bu kapsamda Doç. Dr. Güneş, festivaller ya da karnavallarda yerel üreticilerin, kooperatiflerin ve yerel tedarik zincirlerinin daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirterek yerel ürün kullanımını artıracak mekanizmaların kent içi ekonomik faydayı güçlendireceğini ifade etti.
Ayrıca festival ya da karnaval ziyaretçilerinin çevre illerde konaklaması ya da harcamalarının bir kısmını farklı şehirlerde gerçekleştirmesinin de ekonomik “sızıntı” oluşturduğu belirtildi. Özellikle tur organizasyonlarında Adana’nın çoğu zaman birinci konaklama tercihi olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Güneş, kentteki turizm işletmelerinin festival ya da karnaval dönemine yönelik daha etkin stratejiler geliştirmesi gerektiğini, böylece ekonomik katkının kent içinde daha güçlü şekilde tutulabileceğini ifade etti.
Kebap fiyatları ve “festival enflasyonu” tartışması
Söyleşide dikkat çekilen bir başka başlık ise festival ya da karnaval dönemlerinde oluşan fiyat baskısı oldu.
Doç. Dr. İsmail Güneş, özellikle nisan ayında düzenlenen Portakal Çiçeği Karnavalı’nın ardından kentin en önemli gastronomi ürünlerinden biri olan Adana kebabı başta olmak üzere bazı ürünlerde fiyat artışlarının gözlemlendiğini ifade etti.
Festival ya da karnaval dönemlerinde oluşan yoğun talebin şehir ekonomisine canlılık kazandırırken bazı temel hizmet ve ürünlerde ciddi fiyat baskısı oluşturabileceğine dikkat çekildi. Bu durumun yalnızca turizm ve ticaret açısından değil, kent yaşamı ve günlük tüketim maliyetleri bakımından da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Doç. Dr. İsmail Güneş, özellikle gıda ve konaklama sektöründe festival ya da karnaval dönemlerinde ortaya çıkan yüksek fiyat uygulamalarının ziyaretçiler açısından önemli bir memnuniyetsizlik yarattığını ifade etti. Daha gerçekçi ve sürdürülebilir bir fiyat politikasının benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Güneş, fiyat denetimlerinin artırılması ve belirli alanlarda tavan fiyat uygulamalarının değerlendirilmesinin önemine dikkat çekerek aksi halde bu dönemlerde oluşan ekonomik hareketliliğin hızla çevre illere kayabileceğini belirtti.
Vergi verileri ve kayıt dışılık vurgusu
Söyleşide dikkat çeken başlıklardan biri de vergi verileri oldu.
Çukurova Üniversitesi İ.İ.B.F Maliye Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Güneş, geçmiş yıllara ilişkin vergi tahsilatları incelendiğinde Portakal Çiçeği Karnavalı’nın düzenlendiği nisan ayının ardından verilen KDV beyannamelerinde, açıklanan ekonomik büyüklüklerle paralel bir artış görülmediğini ifade etti.
Doç. Dr. Güneş, teorik olarak karnaval döneminde kent ekonomisinde milyarlarca liralık ek bir hareketlilik oluşuyorsa bunun mayıs ayından itibaren vergi gelirlerine de yansımasının bekleneceğini söyledi.
Ancak geçmiş yıllardaki verilerde bu ölçekte belirgin bir artış görülmediğini belirten Doç. Dr. Güneş, bunun ekonomik etkinin olduğundan yüksek hesaplanması, harcamaların bir bölümünün kayıt dışı gerçekleşmesinden kaynaklandığını ve kentte yaratılan gelirlerin sızıntılar yoluyla başka kentlere transfer edildiğini ifade etti ve kayıt dışılığın karnavalda çok yoğun olarak yaşandığını, bu konuda caydırıcı önlemler alınması gerektiğini vurguladı.
Kamu maliyetleri de hesaba katılmalı
Söyleşide öne çıkan bir başka başlık ise kamu kaynaklarının kullanımı oldu.
Portakal Çiçeği Karnavalı süresince görev yapan zabıta ekipleri, temizlik personelleri, trafik polisleri, park ve bahçe çalışanları, ulaşım ve lojistik hizmetleri gibi unsurların ekonomik analizlerde çoğu zaman “sıfır maliyet” kabul edildiğini belirten Doç. Dr. İsmail Güneş, bunun sağlıklı bir yaklaşım olmadığını söyledi.
Kamu personeli mesaisi, araç kullanımı, yakıt giderleri ve alternatif hizmet maliyetlerinin de ekonomik tabloya dâhil edilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Güneş, gerçek fayda-maliyet analizinin ancak bu şekilde yapılabileceğini belirtti.
Festival ekonomisinde “sürdürülebilirlik” dönemi
Söyleşide yalnızca ekonomik büyüklük değil; sürdürülebilirlik ve çevresel maliyetler de ele alındı.
Doç. Dr. İsmail Güneş, modern festival ekonomilerinde artık yalnızca gelir değil; karbon ayak izi, enerji tüketimi, ulaşım kaynaklı emisyonlar, konaklama yükü, atık yönetimi gibi başlıkların da değerlendirme kriteri haline geldiğini söyledi.
Özellikle şehir dışından gelen ziyaretçilerin ulaşım ve konaklama süreçlerinin ciddi bir çevresel maliyet oluşturduğunu belirten Doç. Dr. İsmail Güneş, sürdürülebilirlik söylemlerinin yalnızca geri dönüşüm rakamlarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. Günümüzde birçok organizasyonda çevresel sürdürülebilirlik kavramının daha çok “çevreci görünme” pratiğine dönüştüğünü belirten Doç. Dr. Güneş, literatürde bunun “greenwashing” olarak tanımlandığını söyledi.
Festival ya da karnaval organizasyonlarının gelecekte yalnızca ekonomik büyüklükleriyle değil; karbon ayak izi raporları, çevresel etki analizleri ve şeffaf sürdürülebilirlik raporlarıyla da değerlendirileceğini ifade eden Doç. Dr. Güneş, bu süreçlerin “bağımsız denetim” mekanizmalarıyla desteklenmesinin önemine dikkat çekti.
Yorumlar
Kalan Karakter: