Adana Bilişimci İş İnsanları Derneği (ABİAD) üyelerinden söz ediyorum.
Yüksek katma değerli üretimin konuşulduğu, teknolojiye dayalı kalkınmanın öneminin her gün daha fazla hissedildiği bir dönemde bu alanda üretim yapan, Ar-Ge yürüten ve sayıları 82’ye ulaşan ABİAD üyelerini önemsiyor, ilgiyle takip ediyorum.
Bu yüzden iftar davetlerine icabet ettim.
İyi ki gitmişim.
Çünkü o akşam yalnızca bir iftar sofrasında bulunmadım. Yaptıkları işler Adana’yı aşan, ülke sınırlarının ötesine uzanan bilişim girişimcileriyle sohbet etme imkânı buldum.
Adanalı bilişimcilerin aldığı mesafe hiç de az değil.
Ancak gördüm ki bu çabaların önemli bir kısmı bireysel ve şirket bazında ilerliyor. Oysa bu değerleri bir araya getiren bir ekosistemin uyum içinde çalışmasına ihtiyaç var.
Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi gibi güçlü eğitim kurumlarına sahip üniversitelerin bulunduğu Adana’da bu sektörden beklenti doğal olarak büyük.
ABİAD, sektör-üniversite iş birliğine, sektör temsilcileri arasındaki iletişim ve dayanışmaya önemli katkılar sağlıyor. Ancak arzu edilen başarıyı yalnızca bir sivil toplum kuruluşunun çabasıyla yakalamak mümkün değil.
Söz alıp ABİAD üyelerine sordum:
“Türkiye’nin 1000 büyük sanayi kuruluşunun yaklaşık 50’si Çukurova’da.
Bu şirketlerle etkin biçimde çalışabiliyor musunuz?
Yerel yönetimler yazılım ve donanım ihtiyaçlarında önce kendi şehirlerindeki bilişim şirketlerine mi yöneliyor?”
Açık söylemek gerekirse bu sorulara çok net cevaplar alamadım.
Oysa Adana, kendi yazılımcısına, donanımcısına, yapay zekâ üzerine çalışan gençlerine sıkı sıkıya sarılması gereken bir döneme giriyor.
Türkiye ekonomisinin kronik sorunlarından biri olan cari açığın kapanmasına katkı sağlayacak dev petrokimya yatırımlarına hazırlanan Adana, aynı zamanda kendi bilişim şirketlerini büyütmek ve bu alanda yerli çözümler üretmek zorunda.
ABİAD’ın yeni dönem başkanı Fenil Yavuz, önceki dönem başkanı değerli dostum Mehmet Ali Altun, yönetimde yer alan Sonay Çetin ve o akşam tanıştığım pek çok ABİAD üyesinin heyecanı doğrusu bana umut verdi.
Yemekten ayrılırken kendi kendime şu soruyu sordum:
Türkiye’de kaç şehir, bilişim sektöründe bu kadar güçlü isimleri bir araya getiren bir sivil toplum yapısına sahip?
Adana, kendi değerine sahip çıktığında gelişmiş bir şehir olacak.
Bunu artık anlamamız gerekiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: