TCMB brüt rezervleri 174,5 milyar dolardan 171,1 milyar dolara, swap hariç net rezervler ise 39,7 milyar dolardan 36,4 milyar dolara geriledi. Buna karşılık yabancı yatırımcı 24 Nisan haftasında hisse senedinde 328 milyon dolar, DİBS’te ise 158 milyon dolarlık net giriş yaptı.
Enerjide yeniden alarm zilleri
Hafta, enerji cephesinden gelen sert hareketle başladı. Brent petrol 101,28 dolardan 109,21 dolara, doğalgaz ise 2,570 dolardan 2,686 dolara yükseldi. Bu hareketin en kritik tetikleyicisi, ABD’de haftalık ham petrol stoklarının beklentilerin tersine 6,2 milyon varil azalması oldu.
Türkiye açısından petrol fiyatı; cari açık, kur ve enflasyon üzerinde aynı anda etkili olan birinci derecede önemli bir parametre. Mart ayında 33,1 milyar dolarlık ithalat, 21,9 milyar dolarlık ihracat ve 11,2 milyar dolarlık dış ticaret açığı veren bir ekonomi için Brent’teki her 1 dolarlık yükseliş, yıllık enerji faturasına milyarlarca dolarlık ek yük anlamına geliyor.
Rezervde gerileme, yabancıda süren ilgi
TCMB tarafında ibre küçük çaplı bir düzeltmeye işaret ediyor. Brüt rezervlerin yüzde 64,37’sini altın, yüzde 35,63’ünü döviz oluştururken, 24 Ocak 2026 itibarıyla tamamen sona eren KKM bakiyesi sembolik düzeyde, 32 milyon dolara indi.
Buna karşılık yabancı yatırımcının ilgisi devam ediyor. 5 yıllık CDS 234’ten 245 baz puana yükselse de hisse senedinde 328 milyon dolar, DİBS’te ise 158 milyon dolarlık net giriş gerçekleşti. MKK verilerine göre 2 Mayıs haftasında hisse senedi yatırımcı sayısı 6,41 milyona inerken, yatırım miktarı da 22,8 trilyon TL’ye geriledi. Bu tablo, yurt içi katılımın dış ilginin gerisinde kalmayı sürdürdüğünü gösteriyor.
Konutta ipotek ivmesi, fiyatta reel gerileme
Konut piyasasında hikâye iki yönlü ilerliyor. Mart ayında toplam satışlar 113.367 adetle yıllık yüzde 10,9 artsa da son altı yılın Mart ortalamasının yalnızca 40 adet altında kaldı. Asıl güçlü hareket ise ipotekli satışlarda yaşandı. İpotekli satışlar yıllık yüzde 42,5 artışla 25.978 adede çıkarken, toplam satışlar içindeki payı yüzde 22,9 ile son 2,5 yılın zirvesine yerleşti. Bu hareketin temel nedeni elbette konut kredi faizlerindeki düşüş trendi.
Yabancıya satış ise yüzde 14,04 gerileyerek 1.353 adede indi. Fiyat tarafında çift yönlü bir tablo var. TCMB Konut Fiyat Endeksi yıllık nominal bazda yüzde 26,4 yükselse de reel olarak yüzde 3,4 geriledi. Yapı ruhsatları 2025’te yüzde 30,2 artışla 1,11 milyon adede çıkarken, yapı kullanım izinleri yalnızca yüzde 5,9 artarak 673 bin adette kaldı. Deprem bölgesinde ise Malatya, Kahramanmaraş ve Hatay yüzde 100’ü aşan artışlarla yeniden inşa sürecini sürdürüyor.
Takipteki alacaklar üç haneye tırmandı
Bankacılıkta kredi musluğu açık, ancak takipteki alacaklardaki artış artık yapısal bir nitelik kazanıyor. KOBİ kredilerinde takipteki alacaklar yıllık yüzde 118,70 ile üç haneli seviyeye fırladı. Ticari kredilerde yüzde 86,39, bireysel kredi kartlarında yüzde 85,76, bireysel kredilerde ise yüzde 71,64’lük artış yaşandı. Konut kredisi takipleri yüzde 61,26, taşıt kredisi takipleri ise yüzde 61,93 büyüdü.
Kredi büyümesi KOBİ kredilerinde yüzde 46,20, ticari kredilerde yüzde 36,70, kredi kartlarında yüzde 50,49 oldu. Taşıt kredileri ise tek başına yüzde 29,73 daraldı. Vatandaş borçlanmaya devam ediyor, ancak geri ödeme kapasitesindeki aşınma giderek daha belirgin hale geliyor.
Bankada rekor kâr, açlık sınırı asgariyi aştı
Bankacılık sektörünün bilançosu ise zıt kutupta parlıyor. BDDK verilerine göre Mart ayında sektörün net kârı aylık yüzde 44,8 artışla 119 milyar TL’ye yükseldi. Yıllık bazda artış ise yüzde 33,1 oldu.
Aynı dönemde Türk-İş’in dört kişilik aile için hesapladığı açlık sınırı 34.600 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 112.700 TL’ye yükseldi. Asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki fark 6.524,50 TL’ye çıktı. Hizmet sektörü ÜFE’si yüzde 35,9, TÜFE’si ise yüzde 40,3 seviyesinde. Aradaki yapışkanlık, dezenflasyonun kademeli ve zorlu bir patikada ilerleyeceğini gösteriyor. Beyaz eşya ihracatı Mart ayında yüzde 29 daralırken, yurt dışına çıkan Türk vatandaşı sayısı yüzde 13 arttı; harcamalar ise yüzde 9 azaldı.
Küreselde faizler sabit, çekirdek enflasyon yapışkan
Küresel takvimde merkez bankaları sabit duruşunu korudu. FED faizi yüzde 3,75, ECB yüzde 2,15, BOE yüzde 3,75, BOJ ise yüzde 0,75 seviyesinde tuttu. ABD’de Mart ayı çekirdek PCE enflasyonu yıllık yüzde 3,2 ile yapışkanlığını sürdürürken, birinci çeyrek GSYH büyümesi yüzde 2,0 ile beklentilerin altında kaldı.
Almanya’da birinci çeyrek GSYH yüzde 0,3 ile beklentilerin üzerine çıkarken, Avrupa’da Nisan TÜFE’si yüzde 3,0 oldu. Çin imalat PMI’sı 50,3 seviyesinde gerçekleşti. Amerikan Dolar Endeksi DXY 98,21’e, Volatilite Endeksi VIX ise 16,98’e geriledi. Altın 4.614 dolarla zirvenin hafif gerisinde kalırken, gümüş 75,35 dolarda yatay seyretti. Bakır ve alüminyum gerilerken, BIST 100 dolar bazında 319 seviyesinde kapandı.
Sonuç: Hassas dengelerin haftası
Mayıs’ın açılış haftasında yabancı yatırımcının ilgisi sürdü, bankacılık sektörü kârda tarihsel zirvelere yürüdü, konut piyasasında ipotekli satışlar yeniden canlandı. Ancak takipteki alacakların üç haneli artışlara ulaşması, açlık sınırının asgari ücreti aşması, beyaz eşya ihracatının yüzde 29 daralması ve Brent petrolün 109 doları zorlaması yakından izlenmesi gereken dört temel risk başlığı olarak öne çıktı.
TCMB’nin yüzde 40 fonlama faizi ve yüzde 8,56 reel faiz çıpası, dezenflasyon kararlılığını koruyor. Ne var ki sıkı duruşun reel kesim üzerindeki maliyetinin de giderek biriktiği bir aşamaya geldiğimizi unutmamak gerekiyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: