İş insanları ve akademisyenlerin bir araya geldiği bu platform, 7 yıl önce kurulmuş. Üye sayısı bugün 165’e ulaşmış.
Başkanlığını, yönetim danışmanı değerli dostum Feridun Gündüz yapıyor.
Kulüp üyeleri ayda bir kez buluşuyor. Önceden belirlenen bir konu üzerinde görüşler ortaya konuluyor, tartışılıyor, ortak akıl işletiliyor. Farklı sektörlerden iş insanları, farklı uzmanlık alanlarından akademisyenler, meseleye farklı pencereler açıyor.
Kulübün mayıs ayı toplantısına davet edildim, gittim.
“Bölgesel Kalkınmanın Işığında Çukurova Metropolü” başlığını irdeledik.
Kürsüyü, Çukurova Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ahmet Rifat Duran ve Mersin Ekonomi Platformu Başkanı Hakan Kayacı’yla birlikte paylaştık.
Duran’ın Çukurova Kalkınma Planı ve ÇKA desteklerine ilişkin sunumu; Kayacı’nın kendi sektörü olan savunma sanayisi üzerinden, bölgesel güç olarak yürünmesi hâlinde alınabilecek mesafeye dair anlattıkları ufuk açıcıydı.
Ben de 20 yıl önce savunduğum cümleyi yineledim.
Adana ve Mersin’in, ancak aralarındaki iletişimi artırmaları hâlinde gerçek bir güç birliği sağlayabileceğini söyleyen; bu anlayışla Türkiye’nin ilk ve hâlâ tek bölgesel ekonomi gazetesi Refleks’i kuranlar arasında yer alan biri olarak düşüncem hiç değişmedi:
Adana ve Mersin, tek başlarına Türkiye’nin değeridir.
Ama birlikte olurlarsa dünyanın değeri olurlar.
Adana ve Mersin, tek başlarına bu hâlleriyle bile her zaman ilgi çekmeye devam eder.
Ama birlikte olurlarsa dünyanın ilgisini çeker.
Feridun Gündüz, açılış konuşmasında çok değerli bir cümle kurdu. Bölgeyi, dolayısıyla Türkiye’yi geliştirecek bir yatırım ya da kamu kararı gündeme geldiğinde, “Adana’ya mı yapılsın, Mersin’e mi yapılsın?” tartışması yerine artık şu soruya bakılması gerektiğini söyledi:
“Bilim ne diyor?”
Asıl mesele de bu.
İki şehrin iş insanları ve akademisyenleri bu olgunlukta.
Dilerim yerel yöneticiler ve siyasiler de aynı aşamaya gelir.
Çünkü önümüzde yeni bir süreç var.
Türkiye’nin dış ticaret geleceğine yönelik önemli hamlelere ihtiyacı var. Ekonomi yönetimi de bu doğrultuda gerçekten önemli adımlar atıyor.
Akdeniz’de çok sayıda yeni limanımız olacak, olmalı.
Ama bunların içinde bir liman “Ana Konteyner Limanı” olacak.
Pire gibi…
Hayfa gibi…
Peki, Çukurova çanağındaki ana konteyner limanı nerede olacak?
Gerçekliğe, akla ve bilime odaklanırsak zaten sorun yok.
Mersin İstişare Kulübü’ne baktığımda ben bunu gördüm.
Ama yok, yine şehir şövenizmi ağır basarsa…
İşte o zaman mesele liman olmaktan çıkar, bölgenin geleceğini kaçırma meselesine dönüşür.
Yorumlar
Kalan Karakter: