Hazine ve Maliye Bakanlığı, borçlu belediyeleri açıkladı. Bu açıklamayla Adana Büyükşehir Belediyesi’nin 486 milyon TL borcu bulunduğunu öğrendik. Anlaşıldığı kadarıyla bu rakam, yalnızca kamuya olan vadesi geçmiş borçların toplamını ifade ediyor.
Adana Büyükşehir Belediyesi, bu borçla Türkiye’nin en borçlu yerel yönetimleri arasında ilk beşte yer alıyor.
Elbette yüksek borç yükü, belediyelerin hizmet üretme kabiliyetini sınırlandırabilir. Ancak Adana’nın nüfusu, ekonomik potansiyeli, stratejik konumu ve ürettiği değerler dikkate alındığında 486 milyon TL, şehrin ölçeği açısından büyük bir rakam değildir.
Bugün bu parayla Adana’da ortalama 70 daire dahi satın almak mümkün değil. Dolayısıyla “Borçluyuz, hizmet üretemiyoruz” demek, Adana açısından geçerli bir gerekçe olamaz.
Akılcı, proje geliştiren ve kaynaklarını doğru kullanan bir belediyecilik anlayışı kendi finansmanını da yaratabilir. Tasarruf sağlamak, israfı önlemek ve belediye kaynaklarını verimli kullanmak; yeni borçlar doğurmak bir yana, yeni yatırımlar için kaynak oluşturabilir.
Adana gibi büyük ve güçlü bir şehrin belediyesi açısından 486 milyon TL’lik borç asıl sorun değildir. Asıl sorun; yönetememek, kaynak geliştirememek ve proje üretememektir.
Kaldırımlarında işgaller nedeniyle yürüyemediğimiz, caddelerinde çöplerin biriktiği, yolları köstebek yuvasına dönen, sinek istilasının yaşam kalitesini düşürdüğü bir şehirde yaşıyoruz. İnsanın moralini bozan da 70 daire değerindeki borç değil, her gün karşılaştığı bu sahipsizlik görüntüsüdür.
Zeydan Karalar’ın görevden uzaklaştırılmasının ardından Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevini vekâleten sürdüren Güngör Geçer’in iyi niyetini ve samimi çabasını görmezden gelmek mümkün değil.
Geçer, görevi devraldığı günden bu yana kamuoyunda büyük tepki doğuracak bir hataya imza atmadı. Mümkün olduğunca herkesi kucaklayan, gerilimi azaltan ve dengeleri gözeten bir yönetim anlayışı sergilemeye çalışıyor.
Ancak Adana’nın ihtiyacı ve hepimizin beklentisi, idareimaslahat değildir.
Adana’nın öncelikle temiz bir şehre, çukursuz yollara ve işgallerden arındırılmış kaldırımlara ihtiyacı var.
Ardından da şehrin büyüklüğüne, potansiyeline ve geleceğine yakışan; kaynak geliştiren, proje üreten ve sonuç alan gerçek bir yerel yönetim anlayışına…
Çünkü Adana’nın asıl sorunu, belediyesinin borçlu olması değil; şehrin iyi yönetilememesidir.
Yorumlar
Kalan Karakter: