Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Mayıs 2026’da Londra’da yatırımcılara yaptığı 53 slaytlık sunum, bir bakan sunumundan çok adeta bir manifesto niteliği taşıyor. Sunumun anahtar cümlesi ise Nobel ödüllü ekonomist Milton Friedman’dan: “Gerçek ya da algılanan bir kriz dışında hiçbir şey gerçek değişim yaratmaz.”
Bakanın sunumu üç temel mesajla başlıyor:
· İran Savaşı’nın etkileri önemli, ancak yönetilebilir düzeyde. Krizi israf etmemek gerekiyor.
· Programın siyasi sahipliği güçlü şekilde devam ediyor.
· Türkiye’nin jeopolitik ağırlığı önemli fırsatlar yaratabilir.
Düşük maruziyet, güçlü tampon
The Economist’in dayanıklılık-maruziyet matrisi Türkiye’yi “izole” değil, “yalıtımlı” kategoride gösteriyor. Petrolün yüzde 46’sı Rusya’dan, yüzde 13’ü Kazakistan’dan; doğalgazın yüzde 43’ü Rusya’dan, yüzde 20’si ABD’den, yüzde 12’si Azerbaycan’dan geliyor. Yani Körfez’e doğrudan bağımlılık sınırlı. 2025 sonunda bütçe açığı GSYH’nin yüzde 2,1’i seviyesinde bulunuyor. Gelişmekte olan ülkeler ortalaması ise yüzde 5,9. Kamu borcu yüzde 23,8; gelişmekte olan ülkeler ortalaması yüzde 73,9. Toplam borçluluk yüzde 92 ile küresel emsallerinin yarısından az. Hane halkı savaş sırasında 5,2 milyar dolar net döviz satıcısı oldu. Bankacılıkta batık kredi oranı yüzde 2,6, sektörün sermaye yeterliliği ise yüzde 16,5. Yani savaşa karşı tamponlarımız oldukça güçlü.
Dezenflasyonun matematiği
Bakanın en çok güvendiği başlık ise dezenflasyonun seyri. 2023’te yüzde 64,8’i gören TÜFE, 2024’te yüzde 44,4’e, 2025’te yüzde 30,9’a indi. Nisan 2026’da yüzde 32,4 seviyesinde olan enflasyon için TCMB’nin yıl sonu tahmini yüzde 26. Bu tahmin, Brent petrolün ortalama 90 dolar olacağı varsayımına dayanıyor. Sunum, dezenflasyon sürecini beş ana başlıkta özetliyor: sıkı para politikası, destekleyici maliye ve gelir politikaları, konut-gıda-enerjide arz yönlü önlemler, negatif üretim açığı ve hizmet enflasyonunda yapışkanlık olmaması. Bakanın tezi net: Dezenflasyon süreci yavaş ama mekanik ilerliyor; yönü belli, hızı ise savaşa endeksli.
Bütçe ve cari açıkta sessiz toparlanma
Programın ikinci güçlü ayağı maliye disiplini. Bütçe açığı 2023’te yüzde 5,1’den 2025’te yüzde 2,9’a indi. 2026 program hedefi ise yüzde 3,5. Bunu sağlayan iki temel hamle var. Birincisi, Türkiye’nin ABD hükümetinde Elon Musk’ın başlattığı DOGE benzeri tasarruf programı sonucunda cari harcamaların bütçedeki payını yüzde 4,6’lık tarihsel ortalamadan yüzde 2,9’a indirmesi. İkincisi ise kayıt dışı ekonomiyle mücadelenin sonucu olarak bireysel gelir vergisi mükellef sayısının 2022’de 3,8 milyondan 2025’te 5,5 milyona çıkması ve gelir vergisi tahsilatının yedi kattan fazla artarak 101 milyar TL’den 702 milyar TL’ye yükselmesi. Bunların sonucunda cari açık 2025’te yüzde 1,3’e kadar geriledi. 2026 tahmini ise yüzde 1,7. Savaş etkisi olmasa bu oran yüzde 0,7; program hedefi ise yüzde 1’in altı.
Krizi israf etmeyen ülke
Sunumun tam ortasında Friedman’ın o ünlü sözü duruyor: “Gerçek ya da algılanan bir kriz dışında hiçbir şey gerçek değişim yaratmaz.” Bakan, “krizi israf etmemek” başlığı altında reform gündemini açıklıyor:
· Endüstriyel dönüşümle değer zincirinde yukarı doğru hareket etmek
· Yeşil dönüşüm ve dijital dönüşümü hızlandırmak
· Demiryolları gibi üretken altyapı yatırımlarına öncelik vermek
· Savaş sonrası fırsatları ve yeni yatırım çerçevesini değerlendirmek
Buna göre reel sektöre HIT-30 Tercihli Kredi Politikası kapsamında 8 alanda, 30’u aşkın öncelikli proje için 30 milyar dolarlık yatırım hedefine karşılık 500 milyar TL’lik kredi paketi desteği veriliyor. Paket; 2 yıl ödemesiz, 10 yıl vadeli ve piyasa faizinin üçte biri oranında finansman imkânı sunuyor. Ayrıca sunumda, 2003-2026 arasında 1,1 trilyon dolarlık enerji ithalatının toplam dış borcun 2, cari açığın ise 1,6 katı olduğuna dikkat çekilerek, yeşil dönüşümün bir tercih değil zorunluluk olduğu vurgulanıyor. Elektrik üretiminde yenilenebilirin payı 2000’de yüzde 25 iken, 2026 birinci çeyrekte yüzde 53,6’ya yükselmiş durumda. İklim Kanunu ile Yenilenebilir ve Madencilik Kanunu da çıkarılmış bulunuyor.
Yükselen jeopolitik ağırlık
Sunumun politik bölümü, Türkiye’nin yükselen jeopolitik ağırlığını özetliyor. Türkiye, NATO’nun 2. en büyük ordusuna sahip ve küresel ateş gücü endeksinde 9. sırada yer alıyor. 2026’da NATO, COP31 ve Türk Devletleri zirvelerine ev sahipliği yapacak. Ayrıca Ermenistan-Azerbaycan, Rusya-Ukrayna, İran-ABD, İsrail-Gazze ve Afrika Boynuzu’ndaki arabuluculuk rolüne dikkat çekiliyor. Yükselen bir yumuşak güç olarak Türkiye’nin 6,4 milyar dolarlık resmi kalkınma yardımıyla dünyada 9. sırada olduğu, THY’nin 132 ülkede 356 destinasyonla dünyanın en geniş uluslararası ağına sahip bulunduğu ve Türkiye’nin 252 diplomatik misyonla Çin ve ABD’nin ardından dünyada üçüncü sırada yer aldığı da vurgulanıyor.
Yeni yatırım çerçevesi
Sunum, Türkiye’nin yeni yatırım çerçevesini üç stratejik başlık altında topluyor:
· Daha fazla üretim ve ihracat
· Daha fazla cazibe merkezi olmak
· Bölgesel güç merkezi olmak
Bu kapsamda sanayi ve tarım üreticilerini daha rekabetçi hale getirmek ve doğrudan yabancı yatırımları çekmek için kurumlar vergisi yüzde 25’ten yüzde 12,5’e indiriliyor. Ayrıca 2003’te 10,4 milyar dolar olan, Mart 2026’da ise 63,1 milyar dolara çıkan hizmet ihracatına yüzde 100 vergi muafiyeti getiriliyor. Türkiye’yi Singapur, Hong Kong ve Hollanda ile rekabet edebilen bir ticaret bölgesi haline getirebilmek için transit ticarette İstanbul Finans Merkezi içinde yüzde 100, dışında yüzde 95 kurumlar vergisi muafiyeti uygulanıyor. Türkiye’yi Singapur’la aynı lige çıkarmak amacıyla çok uluslu şirketlere de İstanbul Finans Merkezi içinde yüzde 100, dışında yüzde 95 oranında 20 yıllık kurumlar vergisi muafiyeti sağlanıyor. Üst düzey çalışanlara ise asgari ücretin 4-6 katına kadar sıfır gelir vergisi imkânı sunuluyor.
Sonuç: risk değil, tema
Şimşek’in Londra’da yatırımcıya verdiği mesaj net: Türkiye bir kriz dalgasını yönettiği gibi, bu dalgayı reformun itici gücüne çevirmeye de kararlı. Yatırımcı için ana tema şu: “Düşük maruziyet, güçlü tampon, büyük fırsat.” Bizler için anlamı ise daha sade: “Kemer hâlâ sıkı, ama ufuk daha geniş.”
Yorumlar
Kalan Karakter: