Tarım girişimciliği, seçenek değil zorunluluk!
Esra ÖZDEN

Esra ÖZDEN

[email protected]

Tarım girişimciliği, seçenek değil zorunluluk!

08 Haziran 2022 - 23:57

İtiraf edelim, gençlerimize tarımı sevdiremedik. Bunun çeşitli sebepleri var.

Bari inovatif tarım girişimciliğini sevdirelim. Üniversiteler, teknokentler, tarım işletmeleri ve gıda endüstrisi temsilcileri bu konuya önem verebilir.

Girişimcilik Ekosistemi Derneği olarak kurduğumuz Türkiye’nin ilk Dijital Kuluçka Merkezi’nde genç girişimci adaylarının yenilikçi tarım üzerinde çalıştıkları iş fikirlerine pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Hatta kurduğumuz Çukurova Yatırım Platformu’nda tarım ve gıda sektörünün inovatif iş fikirlerine daha sıcak bakıyoruz. Hatta bu alanda ilk yatırımı detayları internetten alınabilecek Agrovisio’ya yaptık.

(Agrovisio; tarım alanlarını uydu görüntüleri kullanarak gözlemleyen, kendi yapay zekâ algoritmaları ile üreticiye yardımcı olan bir bilişim şirketi.)

Çünkü biliyoruz ki dünyanın da, Türkiye’nin de, Çukurova’nın da geleceğinde tarım hemen her sektörden daha değerli hale gelecek. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmek için tarım girişimciliğini desteklemek zorundayız!

Neden mi?

Son 20 yılda tarım arazileri yüzde 25, orman arazileri yüzde 80 azaldı. Buna paralel sera gazı emisyonu son 50 yılda ikiye katlandı. 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyarı aşacağı ve yüzde 70 daha fazla gıdaya ihtiyaç duyulacağı öngörülüyor.

Gıda israfı tarafına bakıldığında gıdaların yüzde 33-50 arasında tüketilmeden çöpe gittiğini biliyoruz. Bununla birlikte dünyadaki 2 milyar nüfus yetersiz besleniyor. Yüksek gelir grubu ise organik gıda ve izlenebilirlik istiyor.

Bu tablo yenilikçi girişimciler için fırsatlar sunuyor. Etkin ve verimli değer zinciri yönetimi, geri dönüşüm/ döngüsel ekonominin önemi, izlenebilirlik ve tedarik zinciri yönetimi ön plana çıkıyor. Dünya nüfusu ve gıda arzı artarken gıda güvenliğini sağlayacak sistemleri kurgulamak ve verimliliği artırmak zorundayız.

İklim ve hava etkilerinin doğru tahmini ve buna yönelik proaktif önlemlerin alınması son derece kritik. Tüm bu sorunların çözümü için; tarımdaki kaynak kullanımını optimize edecek, sürdürülebilir üretim tekniklerini kullanarak daha az elektrik, su kullanımını hedefleyen ve bunları sağlayabilmek için de teknolojiyi odağına alan girişimcilere ihtiyacımız var.

Çiftçinin üretimi bırakmaması için, sürdürülebilir tarım için tarım girişimcilerinin akıllı tarım uygulamaları ve Tarım 4.0’ı kullanarak soruna kalıcı çözüm üretmesi gerekiyor. Çiftçiler geleneksel tarımda deneyime dayalı kararlar verirken dijital tarımda bilgiye dayalı daha rasyonel kararlar alınıyor. Çünkü deneyime dayalı kararda 20-30 veri kullanabiliyorken, dijital tarımda binlerce veri farklı algoritmalarla yapay zekâ destekli sistemlerle hata payını yok denecek kadar düşürüyor. Ancak tarım girişimcilerinin bu konuya eğiliminin artması için ‘Tarım Girişimciliği Ekosistemi’ne ihtiyaç var. Hem bu çerçevede regülasyonlara, hem de özel bir strateji ile tarım girişimcisi sayısının desteklenmesi ve çiftçiye dijital becerilerin kazandırılması gerekiyor.

Akıllı tarımın çalışma alanları oldukça geniş, tarlayı izleyen sensorlerden akıllı sulama-ilaçlama-tohumlama sistemlerine, dikey tarımdan e-ticarete, görüntü işleme sistemlerinden drone’lara, bioteknolojiden raf ömrünü uzatan gıdalara kadar çok sayıda tarımsal potansiyeli geliştirecek sistem ve uygulama bulunuyor.

Öte yandan kulağımıza ve içimize hoş gelmese de artık hücreden et yapan, havadan protein oluşturan, kahvesiz kahve, tavuksuz yumurta gibi çalışmaları yapan girişimciler var. Bu uygulamaları geliştiren girişimcilerimiz için tarımsal kuluçka merkezlerine, ‘Living Lab’ gibi çok sayıda ekosistemi geliştirecek yapıya ihtiyacımız var.

Geciktiğimiz her gün kaybımızı artıracak.

Bu yazı 650 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar