50'ye yakın sektörün beklediği yatırım
MEHMET ULUĞTÜRKAN

MEHMET ULUĞTÜRKAN

mehmet@memedya.com.tr

50'ye yakın sektörün beklediği yatırım

14 Ağustos 2017 - 09:37

Yıl 1999… Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) önüne bir rapor geldi. Akdeniz’de gemi yapım, bakım ve onarımına yönelik tersane bulunmayışı ülke güvenliği açısından bir zaaftı.

MGK’nın belki kayıtlara ‘gizli’ olarak geçen bir endişesi daha vardı. 1999 depremi acı bir gerçeği hatırlatmıştı. Türkiye’nin tersanelerinin yüzde 90’ı birinci derece deprem kuşağındaydı. Hızla bir alternatif geliştirmek gerekiyordu.

MGK, bu yönde hazırlanan raporları da değerlendirerek Taşucu Seka Limanı’nın bir bölümünün tersane alanı olarak belirlenmesi tavsiye kararını aldı.

Karar ilk olarak, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ni endişelendirdi. Buradaki tersanelerle birlikte Yunanistan da Akdeniz’deki stratejisi gereği Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki tersane kararından huzursuzluk duydu. Gemi sektörünün dünyadaki etkin ülkeleri Malta ve Hırvatistan da kaygılandı.

Karar alınmıştı… Özelleştirme İdaresi, Seka Limanı’nın 87 bin metrekarelik bölümünü tersane alanı olarak ihaleye çıkardı.

Ülkenin bu yatırıma, hem güvenlik hem ekonomik anlamda ihtiyacı vardı. Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) başta olmak üzere kamu yararı gözeten kurumların hissedar olduğu ‘Mersin Ortak Girişim Kurulu’ bölgeyi tersane yatırımlarını gerçekleştirmek üzere 2003 yılında devraldı.

Bundan sonraki süreç, Yunanistan’ın, Güney Kıbrıs’ın, Malta’nın, yani Türkiye’nin bu sektörde gelişmesini istemeyen herkesin kaygılarını ortadan kaldıracak şekilde gelişti.

2004’te Taşucu Belediyesi, perdeyi ‘Tersane istemiyoruz, çevreye zarar verir’le açtı.

Avrupa’nın gelişmiş ülkeleri tersaneleri birinci sınıf tarım alanlarına, kent merkezlerine kurup işletiyordu. Alman Heinrich Böll Vakfı, bizi kendi halkından daha çok seviyordu (!). Hemen gelip tersaneye karşı çıkanlara maddi manevi destek verdi.

Uzatmayalım. 2003 yılından beri sanayi alanı içerisinde yer alan bu bölgeye tersane yapılmaması için büyük bölümü limandan dolayı betonla kaplı alana tarım arazisi dendi. ‘Burada rüzgâr fazla esiyor, olmaz’ raporu sunuldu. Sulak alan bahanesi yapıldı. “Bu, 87 dönümde antik kent kalıntısı olabilir, soyu tükenen kaplumbağalar buraya gelebilir” dendi. “Belki kuşlar burayı beğenir, ilerde cennet yaparlar” diyen oldu.

MDTO tam 14 yıldır tezleri çürütmek, dava süreçlerini takip etmekle mesai harcıyor.

Geçen hafta MDTO Genel Sekreteri Korer Özbenli, MDTO Başkan Yardımcısı Halil Delibaş, MDTO Basın Sorumlusu Esra Kayadelen, MDTO Basın Danışmanı Ali Adalıoğlu ile Doğu Akdeniz’de tersane sektörünü konuştuk.

Taşucu’nda tersane yatırımıyla ilgili süreçte yaşananlar yüzlerce sayfalık roman olabilir.

Ama ben son 10 yılda bölgede 50’ye yakın sektörün, dolayısıyla Türkiye ekonomisinin ne kaybettiğini yazayım. 2003’te yatırım başlamış olsa, 2007’de ürettiğimiz gemileri suya indirmeye başlayacaktık. Bu yatırım en az yıllık 50 milyon dolarlık işlem hacmi doğuracaktı. Dolayısıyla geçen 10 yılda 500 milyon dolardan olduk.

Şimdi hangi aşamada diye merak edenler olabilir. Hâlâ ÇED sürecinin tamamlanması bekleniyor. |

Bu yazı 1737 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar