Ceyhan, bölgeyi hareketlendirecek… Peki, biz hazır mıyız?
MEHMET ULUĞTÜRKAN

MEHMET ULUĞTÜRKAN

mehmet@memedya.com.tr

Ceyhan, bölgeyi hareketlendirecek… Peki, biz hazır mıyız?

25 Mart 2019 - 18:06 - Güncelleme: 25 Mart 2019 - 18:18

13 Temmuz 2006 Perşembe gününü çok net hatırlıyorum. 

Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Ham Petrol Boru Hattı’nın son durağı olan Ceyhan’a petrolün ulaşması nedeniyle gerçekleştirilen açılış törenindeydim. 

Temsili bir boru üzerindeki vanaların başında 3 cumhurbaşkanı, 2 başbakan ve bir başbakan yardımcısı vardı. 

Fotoğraf makinemin deklanşörüne seri olarak basıp anı kaydettim. 

O fotoğrafta yer alan Türkiye Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer şu an emekli. Gürcistan Cumhurbaşkanı Mikheil Saakashvili ülkesinden kaçtı. 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev hâlâ görevinde. 

Dönemin Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan şu an Cumhurbaşkanı. 

Açılış töreni sonrası yazdığım haberin başlığını Başbakan Erdoğan’ın sözlerinden çıkarmıştım. 

Erdoğan, “Asrın projesini gerçekleştirdik. Şimdi sıra Ceyhan’ı dünyanın en önemli enerji merkezlerinden biri haline getirmeye geldi” demişti. 

Aradan 13 yıl geçti. Konuyla ilgili kaç haber yaptığımı hatırlamıyorum. 

Aslında BTC açılışından sonra süreç hızlı başlamıştı. Bir yıl sonra, yani 2007 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile ‘Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi’ kurulması kararı alınmış, görev Adana Sanayi Odası’na (ADASO) verilmişti. Bu da önemli bir kilometre taşıydı. 

Ama o günden bugüne çok fazla somut adımlar atılamadı. 

Bölgeyle ilgili kamulaştırma uzun sürdü. Nedenini, Adana Valisi Mahmut Demirtaş’la konuştuğumuzda hukuka uygun gerçekleştirilen kamulaştırmanın Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensubu Danıştay üyelerince bozulduğunu söylemişti. 

Önceki gün Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un da katıldığı ‘Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi’nin tanıtım toplantısında gecikmenin detaylarını Rönesans Holding Başkanı Dr. Erman Ilıcak’tan öğrendik. 

Dr. Ilıcak, 14 milyon metrekarelik bir alanda 2007’de kurulması kararlaştırılan Ceyhan Enerji İhtisas Endüstri Bölgesi’nin 2008 ekonomik krizinden etkilendiğini söyledi. Bu yıllarda petrol fiyatlarındaki düşüşün bölgeyle ilgilenen şirketlerin hevesini kaçırdığını anlattı. 

Yatırım için gelmek isteyenlerin de yıllarca süren kamulaştırma davalarından, sonuçlanmayan imar çalışmalarından, başta liman olmak üzere yapılamayan altyapı yatırımlarından dolayı Ceyhan planlarını rafa kaldırdıklarını söyledi. 

Özetle, 10 yılın üzerinde bir gecikme yaşandı. Bu gecikme sadece bölge ekonomisi için değil, Türkiye ekonomisi için önemli kayıp oldu. 

Şimdi geleceğe bakmak gerek… Zira bölgenin en büyük yatırımlarından biri için önemli somut adım atılmış oldu. 

Rönesans Holding, bölgenin ilk üretim tesisini Cezayir’in milli enerji şirketi Sonatrach ve Güney Koreli GS E&C ile hayata geçirmeye hazırlanıyor. 1,3 milyar dolarlık yatırımla polipropilen üretilecek. Tarımdan savunma sanayiine, otomotivden inşaata, tüketici ürünlerinden ilaç ve sağlık sektörüne kadar hemen her alanda kullanılan polipropilen, Türkiye’nin ithal ettiği hammadde kalemleri arasında. Türkiye’nin polipropilen ithalatı ise yıllık yaklaşık 2,1 milyon ton seviyesinde. Bu yatırım, Türkiye’nin toplam polipropilen ihtiyacının yüzde 25’ini karşılayacak. 10 bin kişiye istihdam sağlayacak yatırım, Türkiye’nin cari açığının azaltılmasına 500 milyon dolar civarında katkı sağlayacak.

Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi’nin Türkiye Cumhurbaşkanlığı’nın 2019-2021 orta vadeli ekonomik programında yer aldığını da hatırlatmakta yarar var. Zira büyüme hedefini doğrudan etkileyecek yatırımda artık hızlı hareket edileceği aşikâr. 

Yatırımın Rönesans Holding tarafından gerçekleştirilecek olması umut verici. Bu holding sadece yurtiçi ve yurtdışı devasa inşaat ve altyapı faaliyetleriyle tanınmıyor; holdingin petrokimya tesisleri kurulumunda önemli deneyimi ve insan kaynağı olduğunu da bilmek gerek. 

Ayrıca Rönesans Holding çok iyi bir takım kurmuş durumda. Avrupa’nın en büyük limanının yönetim, işletme ve operasyonundan sorumlu Hollandalı Port of Rotterdam’ı yanlarına almışlar. Dünya petrokimya sektörünün etkin oyuncusu Cezayir devlet şirketi Sonatrach’ın ortaklığı önemli. Ayrıca Güney Kore’nin önde gelen mühendislik ve yatırım firması GS E&C’nin de projenin içerisinde olması güven veriyor. 

Adana’da 2023 yılı itibarıyla devreye girecek polipropilen, ardından gelecek etilen, polietilen ve PVC’yi hammadde olarak kullanarak yüksek kaliteli plastik ürünleri imal edecek fabrikalar kümelenecek. Bu da bölgenin endüstri yapısına farklı bir boyut kazandıracak. 

Özetle, ümitlerimiz arttı. Elbette bütün bu gelişmelere bölgenin güçlü sanayi kenti Adana’nın da hazırlıklı olması, yerel yöneticilerin sürecin içerisinde olması gerekiyor. Zaten Rönesans Holding Başkanı Dr. Erman Ilıcak da tanıtım toplantısında yaptığı konuşmasında bölgede hammaddeyi üreten fabrikalara boru hatlarıyla bağlanacak bir ‘plastik organize sanayi bölgesi’ kurulma sürecinin başlaması gerektiğine dikkat çekti. 

Dr. Erman Ilıcak’ı dinlerken konuşmasının bir bölümü dikkatimi çekti: “Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi’nin yönetimini üstlenmek için başvurumuzu yaptık. 21 Mart 2019 itibarıyla başvurumuz kabul edildi, atamamız yapıldı ve yönetici şirketimizin tescili gerçekleşti.” 

Oysa söz konusu bölgeyi kurma görevi Bakanlar Kurulu Kararı’yla ADASO’ya verilmişti. Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi’nin ilk yatırımcısını ‘yönetici’ olarak görevlendirmek işleyişin hızlı karar alma sürecinde yararlı olabilir. Ancak gelecekte hem yönetici şirket hem bölge için dezavantajlı bir durum da ortaya çıkabilir.  Müteşebbis heyetinde Adana Valiliği, Adana Büyükşehir Belediye, ADASO ve ilk yatırımı yapacak şirketin yer alacağı bir bölge yönetim yapısının daha yararlı olacağını düşünüyorum.


Bu yazı 950 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar