Bir çağrımız var
MEHMET ULUĞTÜRKAN

MEHMET ULUĞTÜRKAN

[email protected]

Bir çağrımız var

03 Mart 2021 - 19:55

Marmara’dan sonra Türkiye’nin en etkin üretim üssü olması beklenen Doğu Akdeniz’in merkezinde yer alan Adana, ekonomide kendinden beklenen performansı sergileyemiyor.

Bu durumu sadece ‘teşvik mağduriyeti nedeniyle yeterli yatırımı alamıyor’ olmasına bağlamak doğru değil. Mevcut yatırımların performansında da ciddi sıkıntı var. Bunu anlayabilmenin en kestirme yolu ihracat verilerine bakmaktan geçiyor.

2015 yılında 1 milyar 679 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren Adana, 2020 yılında bu tutarı ancak 1 milyar 839 milyon dolara çıkarabildi. Son 5 yılda Türkiye ihracatı yüzde 17 büyürken Adana’nın aynı dönemde ihracatını yüzde 9,5 artırabilmiş olması artık yeni bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu gözler önüne seriyor.

Teşviklerde 2’nci bölgeden gelişmişlik parametrelerindeki gerilemeden dolayı 3’üncü bölgeye taşınan Adana, bir taraftan yeni yatırımları çekmek için çaba sarf ederken diğer taraftan mevcut üretim yapısında iyileştirme hamlesi yapmalı. Bir yol haritası çerçevesinde gerçekleştirilebilecek bu hamlede ateşleyiciler ar-ge merkezleri ve bu merkezlerin de bünyesinde yer alacağı ‘Mükemmeliyet Merkezleri’ olabilir.

Üretim yapısında katma değeri ve ihracatı artıran, dolayısıyla gelişme verilerini Türkiye ortalamasının üzerine çıkaran kentlerde mükemmeliyet merkezlerinin kurulması ve faaliyetlerini artırması ilk göze çarpan unsur.

Kamu araştırma merkezleri, üniversiteler, özel sektör ar-ge merkezleri, kalkınma ajansları, ihracatçı birlikleri, TÜBİTAK, meslek odaları ve sektörel sivil toplum kuruluşları işbirliğiyle kurulan mükemmeliyet merkezleri, seçilen sektörlerde test ve laboratuvar, ar-ge, sertifikasyon, eğitim ve yetkin danışmanlık hizmetleri veriyor.

Mükemmeliyet merkezleri kurma başarısında öncü kentlerden biri olan Bursa’nın kurup faaliyete geçirdiği merkezler sonrası Marmara’nın üretim yapısındaki reform istatistiklere yansıyor. 2013 yılında 9 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Bursa’nın mükemmeliyet merkezlerini lokomotif yaptıktan sonraki ihracat verisinin bugün 16 milyar doları bulduğunu söylersek, ne demek istediğimiz daha net anlaşılıyor.

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde kurulan ‘Bursa Teknoloji Koordinasyon ve Ar-Ge Merkezi’ (BUTEKOM) çatısı altında şu anda ‘Tekstil ve Teknik Tekstil Mükemmeliyet Merkezi’ ile ‘Kompozit Malzemeler Araştırma ve Mükemmeliyet Merkezi’ faaliyetleriyle Bursa ve Türkiye’ye değer kazandırmaya devam ediyor. Bursa’nın ‘Nanoteknoloji Mükemmeliyet Merkezi’ için de çalışmaları devam ediyor.

Neredeyse her sektöre katma değer artışı sağlayan bu merkezlerin Bursa’yı otomotiv, tekstil, makine gibi geleneksel sektörlerin yanında raylı sistemler, kompozit, havacılık ve savunma gibi alanlarda da küresel bir oyuncu haline getireceği şüphesiz.

Türkiye’nin yerli elektrikli otomobil yatırımında ve Gökmen Uzay ve Havacılık Eğitim Merkezi’nde neden Bursa’nın seçildiği sorularına en kestirme yanıt ‘mükemmeliyet merkezleriyle’ verebilmek mümkün.

Coğrafi olarak Doğu Akdeniz’in merkezinde yer alan ve 150 yıllık sanayi kültürü bulunan Adana da, sahip olduğu ve çevresindeki güçlü üniversitelerle, kamu ve özel sektörde yer alan ar-ge merkezleriyle mükemmeliyet merkezlerini kurmalı.

Teknik Tarım Mükemmeliyet Merkezi’, ‘Metal Mükemmeliyet Merkezi, ‘Petrokimya Mükemmeliyet Merkezi’ ilk kurulacak merkezler olmalı.

Bu yazı 3129 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Murat
    3 yıl önce
    Sevgili kardeşim; ülkenin batısı ile Adana'yı karşılaştırmak ne kadar doğru. Birinci sorun göçün ilk adımı Adana. Bu da kalifiye olmayan, eğitimsiz bir akış demek. İkincisi Adana üzerinde öyle bir ölü toprağı varki , kaldırp atmak olası değil. Geçmişteki sanayi dikkat edersen hep dışarıdan ailelerin girişimleri. En güzel örnek şu anda nasıl tam bilmiyorum ama gazetelerin bölge temsilcilerine bak. Kaç tane Adanalı vardı. Üçüncüsü; şu son 20 yılda üniversite mi kaldı. Lise haline getirdiler. Özerklik vermeden de düzelemez. Güzel düşünmüşsün ve yazmışsın. Ama Adana'da nedense olanaksız gibi. Dördüncüsü; Adana hiç bir zaman iyi yönetilemedi, iyi yönlendirilemede. Pamuktan, tarımdan kazanılan sanayiye değil pavyonlara yönlendirildi. Sevgiyle kal
  • Orhan Apaydın
    3 yıl önce
    SİADLARIN KONUYU ELE ALIP İRDELEMELERİNİN ÇOK YARARLI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM ZİRA ASO VE ATO BİR TÜRLÜ HANTALLIĞI ÜZERİNDEN ATAMIYOR KANAATİNDEYİM
  • İrfan buhur
    3 yıl önce
    Mehmet bey çok güzel yazmışsın..Mehmet bey çok güzel yazmışsınız ama orası Bursa burası Adana o kadar çok sorun varki insan çözmek için nerden başlayacağını şaşırıyor.Maalesef Adana iyi idare edilmiyor.Farklı bir örnek olacak ama 33 bin seyirci kapasiteli stadyum yapılıyor ve gururlanıyoruz ancak araç parkı 1400 araçlık şaka gibi.Stada ulaşacak yol yok
  • Müslüm erbay
    3 yıl önce
    Mehmet bey, Sizleri canı gönül..Mehmet bey, Sizleri canı gönülden tebrik ediyoruz. Bir ilin fotoğrafı bu kadar mı güzel çekilir. Tabir yerindeyse minareden net bir şekilde Adana'nın dününü ve bügününü çekmişsiniz. Durum analizini yapmışsınız. Yarını için de yapılması gerekenleri özetlemişsiniz

Son Yazılar